Bel Fıtığı Belirtileri
Bel fıtığı belirtileri
Bel fıtığı omurgaların aşağılarında bulunan omurga disklerini saran ve kavrayan dokuların yırtıklarıdır. Bel fıtığındaki doku yırtıkları genelde beldeki omurga disklerinin zarar görmesi sonucunda olur.
Bel fıtığı sebepleri;
Sürekli ayakta duranlarda sık görülür,
Dengesiz bel hareketleri yapanlarda sık görülür,
Ağır yük kaldıranlarda sık görülür,
Devamlı aynı pozisyonlarda iş yapanlarda sıkça rastlanmaktadır.
Bel fıtığı belirtileri nelerdir?
Bel fıtığı omurgaların içerisinden geçen sinirlere çevre dokuların baskı yapmasıyla belirti vermeye başlar. Bu sinirlerin büyük bölümü bacaklarla ilgili olduğundan bacaklarda bel fıtığı belirtileri daha net görülmektedir.
Bel fıtığı belirtileri;
Bacaklarda oluşan ağrılar bel fıtığı başlangıcı olabilir:Bu oluşan ağrılar genelde baldırdan başlayarak aşağı kısımlara yayılır ve gün boyu yükseğe uzanma, sürekli ayakta durma, ağır yük kaldırma gibi hareketlerden sonra başlamış olabilir. Fakat baldırdaki ağrılar iyi analiz edilmelidir.Her baldırdaki ağrı bel fıtığı başlangıcı değildir.
Ayaklarda başlayan uyuşmalar bel fıtığı belirtilerindendir:Ayaklarda ansızın çıkan uyuşmalar , keçelenme ve şiddetli batmalar şeklinde seyir ediyorsa bel fıtığından şüphelenilebilir.
Bel fıtığı hastalığı fazla ilerlediğinde çok değişik belirtiler de gösterebilir. Örneğin idrar kaçırma, erkeklerde iktidarsızlık ,ayakta denge kaybı yaşamak bel fıtığı belirtileri olabilir dikkatli olmalısınız.Bu son saydığımız durumlar bel fıtığının iyice ilerlemiş olduğunun kanıtlarından olabilir.
Ruh Sağlığını Etkileyen Faktörler
Teknolojik ve bilimsel gelişmelere paralel olarak insan sağlığıyla ilgili bazı sorunların değişimleri gözlenmektedir.Aşılar ve antibiyotikler, salgınlara neden olarak birçok insanın ölmesine kadar giden bulaşıcı hastalıklar önemini kaybetmiştir.Ruhsal sorunların başlıca etkenlerini saymak gerekirse: kişisel ve çevresel etkenlerle doğal afettir.
Yaş ve cinsiyet
Ruhsal açıdan oluşan sorunlar belli yaş gruplarında oluşur.İnsanlarda ruhsal sorunlarla karşılaşma yaşları 30 50 ve 65 yaş dolaylarında görülmüştür.Bu yaşlarda menepoz, erkeklerde andropoz dönemlerinde sıkıntı ve ruhsal bozukluklar oluşur.
Alışkanlıklar
Bireylerin her gün kendine özgü bir planı vardır.Günlük yaşam içerisinde ne zaman saat kaçta ne yapacaklarını planlarlar.Bunun sayesinde birey başarılı olur.Ama plansız bir birey başarısızdır.Buda kötü alışkanlıklara itebilir.Çünkü planı olmayan bir insan her an her şey yapabilir.Biri bir yere çağırdığında gidebilir.Buda ruh sağlığını etkileyen kişisel faktörlerden biridir.
Meslek
Her insanın bir mesleği vardır.İnsanlar yaşamlarını sürdürebilmek için çalışırlar ve bunun sonucunda para kazanırlar.Kişi yaptığı işten para kazanmalıdır.Ve çalıştığı işten zevk duymalıdır.Eğer işi kötüyse bir de para kazanamıyorsa bireyin ruh sağlığı bozulabilir.
Medeni Durum
Ailede birbirine saygı çok önemlidir.Saygı ve sevgi içerisinde olmalıdır aile bireyleri.Güçlü kişilikleri olan insanlar sık kavga etmezler.Ruh sağlıkları da etkilenmez.Ama sık sık kavga ediliyorsa ruh sağlıkları bozulabilir bireylerin.Çocukları varsa bunlarda etkilenir bunlardan.Çocuğun ileriki yaşamında olumsuz etkiler bırakır.
Boyun Fıtığı Belirtileri
Nedir Boyun Fıtığı?
Boyun omurları arasında denilen bir kısımda diskler vardır. Bu disk bölgelerinde meydana gelen sızmalar sinirlere baskı yapar ve boyun fıtığını tetikler.
Boyun fıtığının çıkmasında ani hareketlerin rolü fazladır. Örnek vermek gerekirse, kazarlarda, çarpmalarda boynun gidip gelmesi halinde kalıcı ve büyük sorunlar ortaya çıkarır.Buna genelde kamçı manevrası denir. Bu kamçı manevrası felç bile bırakabilir.
Boyun Fıtığının Belirtileri Nelerdir?
Boyun fıtığında belirtilerde boyun, sırt ve kollarda çıkar genellikle. Ağrı, kasılma ve hissizlikler farklı şekillerde kollarda görülür. Kişinin tutma refleksinde azalma olur. Ayrıca yine sinirdeki basıya bağlı olarak 2 kolda da incelme fark edilir .Bu incelme boyun fıtığının ileri safhada olması durumunda gözle görülür şekilde anlaşılır.
Boyun Fıtığının Belirtileri İle Karışan Hastalıklar Var mı? Her Boyun Ağrısı Boyun Fıtığı Belirtisi mi?
Boyun da oluşan ağrılarda akciğer tümörlerinin de rolü vardır. Hasta boyun ve omuz ağrısı ile hekime başvurduğunda akciğer grafisinin çekilmesi önerilir. Boyunda pek çok anatomik oluşum yer alır. Organlardaki sorunlar her hangi bir hastalı belirtisi kendini boyun şikayetleri gibi gösterebilir. Bunun yanı sıra yemek borusu iltihapları ve mide rahatsızlıkları boyun ağrısı yapmaktadır ve son olarak sol kolda ağrı varsa kalbi bir hekime göstermekte yarar vardır.
Boyun Tutulması Nasıl Geçer?
Boyun Tutulması Nasıl Geçer?
Boyun tutulmasını geçirmek için evde yapılması gereken en basit tedavi yöntemi boyun kısmını olabildiğince sıcak tutmaktır.Boyun bölgesine sıcak torbalar, sıcak suyla ıslatılmış havlular konulmalıdır.Bunlar boynu gevşetmeye yardımcı olacak ve boyun kaslarını rahatlatır.
Boyun tutulmalarına kimi zaman masajda etkili bir yöntemdir.Tabi bu yöntem boynun tutulma şiddeti ile orantılıdır.Eğer dokununca bile acıyorsa boyun masaj yaptırmak çok zor bir hal alır. Bu yüzden yalnızca şiddetli bir ağrı yoksa el değdirilebiliyorsa bir krem yardımı ile yavaş bir şekilde masaj uygulanılabilir.
Boynu rahat edebilecek pozisyonlarda bırakmalıyız.Yani biraz dinlendirmeliyiz onu.Çok ani hareketler yapmamalı daha sakin hareketler yapılmalı.Çünkü daha çok ağrıyabilir fevri hareketlerle.
Çok zorda kalınmadığı sürece kas gevşetici haplar içilmemeli.İçilse bile kesinlikle doktor kontrölünde alınmalıdır bu haplar.
Televizyon izlenirken veya bilgisayar başındayken boyuna destek olsun diye bir yastık konulmalıdır.Çünkü boyun yükü ağırdır.Ona destek yapıp rahatlatılmalıdır.
TAVSİYELER
Bu dertten kurtulmak için öncelikle vücut ve kafa rahat olmalıdır.Stresten daha uzak bir hayat yaşamalı, ani hareketlerden kaçınmalısınız.Ve yukarıdaki yazı sadece pratikliktir ve sadece çok şiddetli olmayan tutulmalar için dikkate alınabilir.Bizim sizlere verebileceğimiz bilgiler bununla sınırlıdır. Biz kesinlikle uzmana başvurmanızı tavsiye ederiz..
Bel Soğukluğu Belirtileri
Bel soğukluğu belirtileri
Belsoğukluğu günlük yaşamda herkesin başına gelebilir.Çünkü herkesin bir cinsel yaşamı vardır.İstenmeden olan bir şeydir bu bel soğukluğu.Nedeni bir enfeksiyondur.Kötü olan yönü ise cinsel yolla bulaşması.
Belsoğukluğu, bakterilerin yapmış olduğu bir enfeksiyondur.Bir cinsel ilişki sonucunda yoluyla bulaşır ve dölyatağı boynunda, idrar yollarında, anüste, makatta ve boğazda enfeksiyona sebep olabilir.
Göstergeler ve Belirtiler
Belirtiler, enfeksiyona maruz kaldıktan 1 ile 14 gün arasında, fark edilmedik bir zamanda ortaya çıkar. Belsoğukluğu, kimi zaman belirti vermeyebilir. Belirtiler, genelde kadınlardan çok erkeklerde çıkabilir.
Kadınlarda
Belsoğukluğu belirtileri aşağıdakileri kapsar:
* vajina akıntılarında farklılıklar yaşanır.Bu, sarı veya yeşile varan, keskin kokulu, daha çok akıntı biçiminde çıkabilir.
* İdrar yaparken, genelde ağrı veya yanma görülür
*Anüste, kaşıntı, tahriş /veya akıntı saptanabilir.
Erkeklerde
* Penste sarı veya beyaz renkte akıntılar,
* Anüste, kaşıntı, tahriş ve akıntı,
* Prostat bezlerinde ve yumurtalarda iltihaplanmalar olur genellikle.
Karın Şişliği
KARIN ŞİŞLİĞİ
Karın şişliği genelde orta yaşta insanlarda görülür.Sebepleri ise büyük bir oranda gaz sıkışması gibi sebepler olur.Karnın şişmesi mide ve bağırsaklarda gaz birikintisi ile ilişkili bir olaydır. Karnın ortasında, ağır şiddetli, derin veya keskin ağrılarla ortaya çıkar.Normal olarak gaz çıkararak ve bağırsak hareketlerinin hızlanmasıyla ağrı yavaşlar. Karnın şişmesinin bir çok nedeni olabilir. Genelde yenilen yağlı besinlerin midenin hazımsızlığına neden olur ve şişkinlik; stres, heyecan, endişeli ruh hali, sindirim sisteminde bulunan enfeksiyonlar, IBS denen Irritabl Bağırsak Sendromu, bağırsakların belli gıdaları sindiremediği çölyak hastalığı veya laktoz intoleransına denilen hastalık çeşitleri de baş gösterebilir.
Gaz nedeniyle oluşan şişkinliğe karşı ne yapmalı?
Her yutkunulmada içeri bir miktar hava yutulur. Bu, hızlı besin tüketildiğinde, heyecan olduğunda, sakız çiğnerken, kamışla su kola vb. içerken daha çok olur. Yutulan hava bağırsaklara gidip gaz yapabilir. Çoğunlukla bağırsaktaki gaz nedeniyle oluşan karın şişliğinin bir çok durumda nedeni sindirilemeyen besinlerdir, bu nedenle bağırsak florasının sağlığı çok önemlidir.Sebze, meyveler, tam tahıllar, baklagiller sağlıklı lifler bakımından çok zengindir. Buna rağmen gaz şikayetlerinde bu besinleri yerken çok dikkatli olunması tavsiye edilir. Genelde yenilen besinlerin çiğ tüketilmemelerine özen gösterilmeli. Bazı durumlarda bağırsak hareketlerini çoğaltmak,hızlandırmak adına alınan lif takviyeleri de ani ve fazla kullanımlarında gaz yapabilir.Gene bira, kola gibi gazlı içecekler de gaz üreticilerdendir. Geçmeyen devam eden gaz şişkinliği durumlarında geç kalınmadan doktor kontrolüne başvurulmalıdır.
ÖNERİLER
Yiyecekler daha çok çiğnenmeli
Ağaza atılan her lokma en az 15 kere çiğnenmeli, şişkinliklere engel olacaktır.
Her gün multivitamin alınmalı
Vücuttaki besleyici seviyelerini yükseltmek için önemlidir.Stresle başa çıkmak konusunda da faydası vardır.
Her sabah aloe vera suyu içinmwli
Aloe vera zarar görmüş iç dokuları yeniler onarır buda bağırsak düzenlenmesinde kullanılır.
Çürük Dişlerin Vücudumuza Zararları
Sağlıklı olmayan ve iltihaplı dişler insan vücudundaki tüm organları kötü yönde
etkiler.Ülkemizde çoğu birey bunun farkında değil.İyi diş fırçalanmaması, doğru diş fırçası ve macunu kullanılmaması ağızda çürük dişlere sebebiyet verir.Bununla birlikte diş çürükleri vücuttaki çoğu organı kötü etkiler.
Çürük dişlerin etkilediği organları saymak gerekirse;
En başta kalp krizini tetikler.
Görme bozukluğu,
Beyin,
Mide,
Böbrek,
Romatizma
Bu gibi organlar zarar görür.Hastalıklara neden olur.Bunların yanında ihmal olan dişler kulak ve gözleri de olumsuz etkiler.
Sağlıklı dişler için neler yapmak gerekir?
Diş sağlığı için bol bol bol peynir, süt ve yoğurt ürünleri tüketmeli, şekerli yiyecekler tükürük akışının en yoğun olduğu saatlerde ana öğünler esnasında tüketilmelidir.
Çürük dişlerden korunmak için sabah kahvaltısı sonrası ve gece uyumadan önce ikişer dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir.
Depresyon Belirtileri
Depresyon Belirtileri
Depresyona herkes girebilir.Bu toplumda alışageldik bir psikolojik sorundur.Ergenlik dönemi ve ilerdi zamanlarda olma olasılığı yüksektir.Depresyona girmenin bir çok sebebi olabilir.Sevgili kaybetme, aile bireyi kaybetme, etraftan ilgi duyamama gibi.Şimdi sizle depresyon belirtilerini paylaşacağız.
Depresyon denilen şey birçok durumda tanımlanabiliyor.Çok fazla belirtisi olabilir, bunlar arasında en önemlilerini sıralamak gerekirse.
-Depresif duygu durum
-İlgi kaybı
-Yorgunluk ve enerjisizlik
Depresyon Belirtilerini Kimler fark eder ?
Genellikle depresyon durumlarında ilk belirtileri saptayanlar en yakınlardır.Anne, baba, kardeş, arkadaş gibi.Peki bu yakınlar ne gibi durumları sezerler:
- Üzgün görünüm
- Çok daha yavaş ve olabildiğince az konuşma ve hareketler
- Karar vermekte fazla zorlanma
- Hafızanın zayıflaması, gibi nedenleri yakınlar anlarlar.
Bazı durumlarda ise depresyon çeşitlerinde sinirlilik, anksiyete (kaygı, bunaltı, endişe veya sıkıntı) veya içsel bir sıkıntılarla depresyon fark edilebilir.Başkalarının önem vermediği sorunlar depresyondaki kişiyi fazlasıyla endişelendirir.Kişinin ve başkalarının aklına depresyonda olabilme olasılığı gelmemesinin nedenlerinden biride bu sayılabilir.
Depresyon Belirtileri fiziksel yönden de olabilir mi?
Bazı depresyon belirtileri fiziksel yollarla ortaya çıkabilir.Bu fiziksel yollar ise aşağıdaki sebeplerden bazıları olabilir.
- İştahsızlık
- Ağrılar
- Fiziksel sağlıkla çok fazla uğraşma
- Uykuda düzensizlik
Fiziksel belirtileri bedensel bir rahatsızlıktan kuşkulanmaya sebebiyet verebilir.Ayrıca çok fazla fiziksel bir hastalığın depresyondaki bireylere benzer belirtiler şekilde verdiği de unutulmamalıdır.
Ciddi fiziksel hastalıkların depresyon geliştirme olasılığı olduğu arttırdığını da bilmek gerekir ve önemlidir. Ciddi fiziksel hastalıkla orantılı olarak depresyon belirginleşince, organik bir depresyon içinde olduğu söylenir.
Sedef Hastalığı ve Tedavisi
SEDEF HASTALIĞI
Hastalığın yer aldığı deri civarı kızarık duruma gelir. Üzerinde bulunan kalın ve gümüş gümüş renkli kabuklanmalar bulunur.Saçlı deri, diz, dirsek ve sırtın alt kısmı sıklıkla yer alan bölgelerdir. Bazı vakalar kişinin hastalığının farkında olmayacak derecede hafif hastadur. Diğer bir yönden vücudun büyük bir kısmı tutacak biçimde şiddetli seyredebilir. Bu çok şiddetli hastalarda bile yararlı bir tedavi metodları bulunmaktadır. Sedef hastalığı denilen şey aynı ailenin birden fazla bireyinde görülebilmesine rağmen hiçbir bulaşıcı özelliği yoktur. Toplumda bu vakaların görülme sıklığı yüzde 1 ile 3 arasında değişmektedir.
Sebep tam olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte güncel araştırmalar kanda olan akyuvarlardaki bir anormalliğin iltihabi olayı tetiklediğine ve hastalığın gelişime yol açtığın göstermektedir.
Deri iltihap kaptığından dolayı üç dört günde bir dökülür. Fakat bu normalden yedi sekiz kat daha fazladır. Sedef hastalığı aynı vakitte, streptokoksik boğaz iltihabı gibi bazı infeksiyonlardan sonra, bazı ilaçların aınmasıyla birlikte aktivite kazanabilir. Alevlenmeler genelde kış aylarındadır çünkü deri iyice kurur ve güneş ışığı azalmıştır.
Sedef hastalığının tipleri
Hastalığın şekli, şiddeti, devam etme zamanları, yerleşim yeri açısından çok değişik özellikler taşır. En sık görülenler başlangıçta küçük kırmızı bir kabarıklıklar olur.Artarak büyüme ve kabuklanmalar ortaya çıkar. Kabuklar açıldığında alt kısımda ufak kırmızı kanama alanları saptanır.
• Dizler, dirsekler, kasık bölgesi ve genital bölge, kollar, bacaklar, avuç ve ayak tabanları, saçlı deri, vücuttaki kıvrım bölgeleri sedef hastalığının en fazla raslandığı yerlerdir.
• Tırnakta sedef hastalığı olmuşsa üstünde nokta gibi çöküntüler görülür. Tırnak yatağı büyür ve kalınlaşır.Peynirimsi bir görünüm alır. Tedavisi maalesef zordur.
• Koltukaltında, kasık bölgesinde, genitalde, göğüs altlarında görülmedik tarzda sedef hastalığı görülebilir.
• Guttat sedef hastalığı takriben bir boğaz iltihabını takiben görülür. Genellikle çocuklar bundan etkilenir. Vücutta bulunan çok sayıda ufak kırmızı ve üzeri kabuklu lekeler baş gösterir. Haftalar veya aylar arasında kendiliğinden kaybolur.
Nasıl teşhis konulur ?
Bir deri hastalıkları uzmanı fizik muayene ile sedef hastalığını çok kolay şekilde teşhisi saptanabilir. Eğer bir şüphe varsa biyopsi ile kesin sonuç elde edilebilir.
Tedavi Yöntemleri
Steroidler ( Kortizon )
Saçlı deriye uygulanan tedavi
Antralin
Vitamin D.
Kömür katranı
Goeckerman tedavisİ
Işık tedavisi
PUVA
Methotreksat
Retinoidler
Siklosporin
Sedef Hastalığı Bulaşıcımıdır?
Sedef hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir.
Sedef hastalığına iyi gelen bitkiler
Sedef hastalığı için bitkiden daha çok sivas yöresinde bulunan bazı kaplıcalarda bulunan bazı balık çeşitleri sedefleri yiyerek hastalığın iyileşmesinde yardımcı olmaktadır.
Kekemelik Nasıl Geçer
Her toplumda olan konuşma bozukluğu olarak adlandırılan kekemelik zor bir durumdur.Biriyle muhabbet ederken bir yerde bir şey anlatırken konuşmada duraklamalar olur ve bu bireyde kendine güvensizlik katar.Şimdi sizlerle kekemelik nedir, kekemeliğin arttığı durumlar ve kekemelerin azaldığı durumları özetle anlatacağız.
Kekemelik nedir?
Kekemelik; konuşma bozukluğudur.Kekemeler genelde konuşurken duraksarlar.Akıcı bir konuşma yapamazlar ve ritim bozukluğu vardır.Araştırmalar gösteriyor ki 2–7 yaş arasında ortaya çıkan kekemelik ve erkek çocuklarda daha ağır olur. Kız-erkek oranı 1/4 tür. Bu kekemelik çocukların en az %20’sinde kekemelik bitmez sürer, genellikle giderek şiddetlenir ve ergenlik dönemlerinde kekemelik gitmezse yaşam boyu sürecek olan bir rahatsızlıktır.
Kekemeliğin Arttığı Durumlar:
Telefonda konuşurken, kalabalık dinleyicilere konferans verirken, fıkra anlatma, birinin adını söyleme, adı sorulduğunda cevap verme, zaman baskısı altında olma, beklenmedik bir durumla karşılaşma bu gibi durumlarda kekemelik aratabilir.Bunun nedeni ise adrenalinin artması utanama gibi sebeplerdir.
Kekemeliğin Azaldığı / Yok Olduğu Durumlar:
Şarkı söylerken, küfür ederken, dua okurken, koroyla veya diğer bir kişiyle birlikte okuma, fısıltıyla konuşma, küçük çocuklarla muhabbette, ritim tutarak konuşma gibi durumlarda en ağır kekemelerin bile kekemeliği azalttığı saptanmıştır.
Kekemeliğin Tedavisi
Kekemeliğin bu güne kadar bir tedavisi tam olarak bulunamamıştır.Kekemelerin tedavilerine ilişkin bir diğer yanlış inanç ise kekemeliğin ilaçla geçebileceği yargısıdır. Şuana kadar dünyada kekemeliği tam olarak geçiren bir ilaç tedavisi bulunamamıştır. Bunun yanı sıra bazı doktorlar kekemelik hastalığıyla başvuran bireylere bazı ilaçları önermekte ve bu ilaçların çocuğun konuşmasını düzelteceği yönünde yanlış bir bilgi vermesi kötü bir durum yaratmaktadırlar. Kekemelikte kullanması için önerilen bu ilaçların çocuk için zararlı bir etkisi olmamakla birlikte hiçbir yararlı etkisi de yoktur. Ailelerin kekemeliği düzeltecek, bilimsel olarak bulunmamış bir ilaç tedavisi olmadığı hakkında bilinçli olmaları ve bu tip tedavilere kendilerini bağlamamaları çok önemlidir.

