ALERJİ ve DİYET

Hastanın öz geçmişinde saptanan bazı besinlerin alerjik reaksiyona neden olduğundan şüphe ediliyorsa bu şüpheli besin diyetten çıkarılarak eliminasyon diyeti uygulanır.
4-8 günde süreyle diyetten çıkarılan şüpheli besinler, sonra teker teker diyete eklenir ve alerjik reaksiyona yol açan besin veya besinler 3-6 ay gibi bir süre verilmez. Bu süreden sonra alerjiden besin az miktarda verilir ve alerjik belirtiler gözlenir. Besin tekrar alerji yapmayabilir, ancak bu besinin alerjisi ömür boyuda olabilir.
Alerjiden olduğu saptanan besinin daha sonraki denemelerinde hazırlama ve verilme şekil değiştirmelidir. Süt ve yumurta çiğken daha Alerjen özellik gösterirken pişirilerek verilir. Tolere ettikçe miktar artırılır. Her denemede Alerjen özellikle gösteren besin, diyetten çıkarılarak yerine eş değer besin öğesi içeren başka besinler etlenir. Örneğin, yumurta alerjisinde yumurta çıkarılıp daha çok et ilave edilir. Sık görülen süt veya süt proteini alerjisinde ise süt çıkarılıp peynir ve yoğurt miktarı artırılır.
Bir tür solunum yolu alerjisi olan astımda, bronkospazm oluşturulabileceğinden  soğuk yiyecek ve içecekler verilmez, oda ısısında bekletilir. Bu hastalar azar azar, sık sık beslenir.

Devamını oku

ADÖLESAN DÖNEMİNDE BESLENME

ADÖLESAN DÖNEMİNDE BESLENME

Kızlarda ortalama 11 yaşında, erkeklerde ise ortalama 13 yaşında, büyüme ve gelişmenin hızlanmasıyla başlayan döneme ergenlik dönemi, bu yaş grubundaki kız erkeklere adölesan denir.

Hızlı büyüme, gelişme ve olgunlaşma süreçleriyle çocukluktan yetişkinliğe geçiş dönemidir. Bu dönemdeki hızlı büyüme, besinlere olan ihtiyacı artırır. Ergen, bu dönemde kazandığı yanlış beslenme alışkanlıklarını hayatı boyunda sürdürerek kendisinin ve ileride çocuklarının sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.

Kemik dokusunun hızlı artışı, başta kalsiyum olmak üzere protein, vitamin ve mineral ihtiyacını artırır. Ayrıca fiziksel aktiviteleri büyümenin yanında enerji ihtiyacını artıran diğer bir faktördür. Kızların bu dönemde adet kanamalarının olması demir ihtiyacını da artırmaktadır.

Ergenlik döneminde beslenmenin temel ilkesi, diğer yaş gruplarında da olduğu gibi her besin grubundan yeterli miktarda almaktır. Ayrıca artan protein, vitamin ve mineral ihtiyacını da karşılamaktır. Ergenlerin enerji ihtiyacı cinsiyete, vücut ağırlığına ve fiziksel aktivitesine göre ayarlanır. Bu ayarlama, yağ, şeker ve tahıl grubundan azaltma veya artırma şeklinde yapılır. Kızların enerji ihtiyacı erkeklerden biraz daha azdır.

Ergen günde en az 3 öğün yemek yemelidir. Yapılan araştırmalar ve bizim okuldaki gözlemlerimiz, öğrencilerin büyük bölümümün kahvaltı yapmadan okula geldiklerini göstermektedir. Öğrenciler simit veya poğaça alarak bu öğünü geçiştirmekte ya da öğleye kadar aç durmaktadır. Parası olanlar bisküvi, kek vb. fazla enerji içeren ürünleri almaktadır. Oysa diğer öğünlerde de olduğu gibi kahvaltıda da dört temel besin grubundan alınmalıdır. Bu dönemde çok önemli olan kalsiyumun hemen hemen yarısı kahvaltıda alınmaktadır. Ergenlik döneminde kalsiyum yeterince alınmaması yaşlılıkta çeşitli kemik hastalıklarına yol açmaktadır.

Devamını oku

A VİTAMİNİ YAPISI - GÖREVLERİ

A vitaminini besinlerle iki şekilde alırız:

· A vitamini şeklinde…

· Pro A vitamini (karoten) şeklinde…

Karaciğer, balık, yumurta, kırmızı et, süt ve yoğurt gibi hayvansal besinlerde A vitamini şeklinde, havuç, kayısı, kabak, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, maydanoz, tere, roka gibi yeşil ve sarı turuncu renkli sebze ve meyvelerde, yani bitkisel besinlerde de A vitamininin ön maddesi olan karoten şeklinde bulunur. Karoten vücuda alındıktan sonra ince bağırsak mukozalarında ve karaciğerde A vitamini halinde dönüşür. 100 g havuçta 7 miligram karoten vardır. Bundan vücutta 1833 mikrogram A vitamini elde edilir. Vücudumuzun ihtiyacından fazlası karaciğerde depo edilir.

A Vitaminin Görevleri

· En önemli işlevi görme ile ilgilidir.

· Epitel dokunun varlığını sürdürmesi, farklılaşması ve genel büyüme için gereklidir.

· Bağışıklık sistemindeki hücrelerin çoğalmasında görevlidir.

· Üremede önemli görevi vardır. Erkeklerde sperm gelişimi, kadınlarda da embriyonik gelişme için önemlidir.

· Antioksidan etkisi olduğu için damar tıkanlığı ve sertliğini önler.

Devamını oku

A VİTAMİNİ KAYNAKLARI & İHTİYACI

A vitaminin başlıca kaynağı depo edildiği organ olan karaciğerdir. Hayvansal kaynaklı besinler, yumurta sarısı, süt, balık yağı ve diğer yağlar A vitamininden zengin besinlerdir.

A vitaminin ön maddesi olan karotenin en iyi kaynağı bitkisel besinler olup havuç ve diğer yeşil-sarı sebze ve meyvelerdir. Ispanak, kayısı, şeftali, patates, domates, kabak gibi… A vitamini ve karotenin bağırsaklardan emilebilmesi için safraya ve yağa ihtiyaç vardır. Bunun için salataya ve sebze yemeklerine bir miktar yağ eklenmelidir.

A Vitamini İhtiyacı

Günlük A vitamini ihtiyacı 3500-5000 I.U`dur. Farklı bir birim ile günlük ihtiyaç 600 mcg`dir. Gebe ve emzikli kadınlarda, çocuklarda ve hastalık durumlarında ihtiyaç biraz daha artmaktadır.

A Vitamini Yetersizlik Belirtileri

Gözde, A vitamini yetersizliğinde, ışık değişiminde görme bozulur. Buna gece körlüğü veya halk arasında bilinen adıyla tavuk karası denir. Yetersizlik devam ederse körlüğe neden olur. Gözün korneasında kuruluk, ülserasyon, tamamen veya kısmen görme kaybı olur.

Epitel hücrelerdeki eksikliği, deride, sindirim ve solunum sistemlerinde ve idrar yolarında kuruma ve pullanma şeklinde görülür. Ağız yaraları ortaya çıkar. Kemik ve diş gelişimi bozulur. Dişlerde çürümeler görülebilir. Bağışıklık sistemi zayıflayarak enfeksiyonlara karşı direnç azalır.

Devamını oku