Doğum Kontrol Yöntemleri

Özellikte üniversite gençlerinin ve iş kariyeri yapmak isteyen bayanların hamile olmamak için yapılan yöntemlerinin nasıl olduğunu ve ve dikkat edilecek prensiplerini ele alalım. En basit ve kolay, herhangi bir şey gerekmeden & riskli olmasına rağmen çok sık kullanılan yöntemlerden birisi “geri çekme metodu”dur. Çiftin ilişkisi sırasında erkeğin yeterli zevke ve hazza ulaşmasıyla birlikte penisten çıkan meninin; birkaç saniye önce erkeğin penisinin kadının cinsel bölgesinden çıkarttığı ve kadının dölyoluna erkeğin meninin akmasına engel olarak hamileliğin kaldırıldığı bir yöntemdir. Riski şöyle oluşmaktadır. Erkek ilişki sırasında kendini kaptırıp cinsel zevke ulaşıp, penisten çıkan meni o anın tadıyla unutup, penisini çekememekle birlikte, menin dölyoluna gitmesiyle kadının hamile kaldığı durum bu yöntemin en büyük sorunudur.

Halk dilince bir çok isim almıştır: kesik birleşme, çekilme, geri çekilme. Bu yoldan başka erkeklerin cinsel birleşme sırasında yeterli zevke ulaştığında penisinden akan menin penis dışında cinsel ilişki öncesinde geçirilmiş olan “prezervatif & kondom” türü maddelerin içine akması ve böylece bayanın döl yoluna ulaşmasını engelleyerek hamileliğin ortadan kaldırıldığı bir yöntemdir. Günümüzdeki en sık kullanılan yöntem olup kullanımının basit olduğu için çok kullanılan ve masrafsız bir yöntemdir. Gebeliği önlemek için uygulanan diğer bir yöntem ise bayanların cinsel organına yerleştirdikleri spiral adlı bir maddedir. Bu madde yani spiral sayesinde hamile kalınmayıp cinselliğe devam ediliyor. Birde tabi kadınların doğum kontrol haplarını  yutarak gebeliği önlemesi için yapmış olduğu teknik mevcuttur. Doğum kontrol haplarına eş olarak şuan kullanılan doğum kontrol igneleri de oldukça yaygın olarak kullanılan bir metoddur. Bu iğnelerin en büyük avantajı haplar gibi uzun süreli degilde senede birkaç kere kullanım ile doğum kontrolunu sağlamasıdır.

Devamını oku

Doğum Sonrası Ağrılar

Gebelik dönemi, bayanlara fazla kilo aldırmakta olup, böyle bir hamilelik durumunda spor yapılmaması ve bebeği emzirme doğum sonrasında bel ağrısına açıkça sebep olabilmektedir.Doğum sonrası belde oluşan bu ağrıları engellemek için, hamilelik ve doğum sonrası yeterli ve düzenli beslenmeye önem verilmelidir.

 Doğum gerçekleştikten sonrada aşırı ağır yük kaldırılmamalı ve bele aşırı yükleme yapılmamalıdır. Bir şeyler kaldırıp indirilirken belinizi dik tutmanıza özen göstermelisiniz. Ani hareketlerden kesinlikle kaçınınız. 

Doğum gerçekleştikten sonra özelikle ilk aylarda, bebeğinizi çok emzireceğinizden, boyun ve bel ağrılarıyla karşılaşabilirsiniz. Bebeğinizi emzirirken daha çok dikkat etmeli ve ikinizinde sağlığını koruyama çalışmalısınız. Bebeğinizi emzirirken sırtınızı dik olarak tutmalı ve yatağınızın sert olmasına dikkat edin. Böylece bel ve boyun ağrıları büyük ölçüde azalmış olacaktır.

Devamını oku

Alkolun Zararları

Sigara gibi içkinin de sağlığa zararları büyüktür. Fakat sağlıktan çok açtığı sosyal, ahlaki ve ekonomik zararları çok daha büyüktür. Çünkü sigaranın zararları bireylere sadece ferd ile cüzi de olsa oldukça ekonomik gelmekte, ancak aynı şeyi içki için söylememiz mümkün değil. Tabi buda sigaranın zararsız olduğunu elbette göstermez ancak içki ile sigara arasındaki ekonomik boyutu gösterir.

İçki aynı zamanda cinselliği azaltan bir etken olup vücuda verdiği zararların tümünü saymak mümkün değildir. Alkollü içecekler vücuda girdikleri zaman erkeklerin, aynı zamanda kadınların cinsel hormon üreten bezlerinde marazi bir takım değişiklikler meydana getirmektedirler. Bunun delili kobay farelerde icra edilen tecrübelerdir. Bir sene süreyle onlara alkollü sıvılar verilmiş, sonra bu hayvanlar boğazlanarak teşrihe tabi tutulmuş ve sarhoş kobay farelerinin yumurtaları alkole doymuş ve büyük ölçüde zarar görüp değişmiş olarak bulunmuştur.

Devamlı bir şekilde sarhoş değişmiş olarak bulunmuştur. Devamlı bir şekilde sarhoş edici içkilerin alınması, cinsel hormon üreten bezlerin işlevinden düşüşe ve çoğu zamanda tamamen dumura uğramasına yol açabilir.

Devamını oku

Hamilelik Belirtileri

Çoğu kadın gebelik belirtisi olarak ilk başvurduğu yöntem doğal olarak adet görmemedir fakat unutulmamalıdır ki adet olmama durumu bir kadının hamile olduğu anlamına gelmemektedir. Bazen stres, beslenme eksikliği, bazı hastalıklar, psikolojik nedenlerde kadınlarda geç adet olmayı yada adeti olmamayı sağlayabilir. Kadınlarda hamilelik yani gebelik belirtileri çok değişik olabilir bunlardan genel olanları sıralarsak eğer;

  • Sıklıkla idrar gelmesi
  • Mide bulantısı ve kusma hissi
  • Adetin geçikmesi
  • Vajinada bazı salgıların artması
  • Gögüslerin hassaslaşması, irileşmesi,meme uclarının koyulaşması ve karıncalanma hissi
  • Sürekli yorgun olma hissi ve uyuma isteği

Yukarıda sayılan nedenler genel anlamda hamile (gebe) olma durumlarında kadınlarda görülen fizyolojik değişikliklerdir bu durumların olması yada olmaması kesin olarak bir kadının hamile olduğunu göstermeye yetmez bunun için yapılacak en iyi şey bazı testler yapmaktır.

   Hamile olduğunu kesin gösterebilecek testlerden bahsedelim birazda;

   Gebelik Testleri;

Her eczanede bulabileceğiniz ve kolaylık herkesin temin edebileceği ve kullanımı kolay olan bu testler kalitesine göre farklılıklar göstermekte malesef ki % 100 kesin sonucu hastaya verememektedir fakat ilaç sektörünün gelişmesi bu tarzda testleri de oldukça ilerletmiş ve bu testler ile kesin olmasada büyük oranda hamile olduğunuzu ögrenme şanşınız mümkün.İdrar Testi İle Gebelik kanda bulunan ß-HCG seviyesinin artması ile ß-HCG zaman içinde idrara karışmaya başlar ve idrar için de ß-HCG nin tespiti ilede gebelik tanısını yapmak mümkündür. Eczanelerden alınarak evde uygulanan bu testler yüksek oranda gebeliği belirtme yeteneğine sahipken bazen adet geçikmesinin 10 gun yada az olduğu durumlarda bu testlerin güvenirlik oranları oldukça düşmektedir. Bu yüzden idrar testleri ile gebeliği belirlemek mümkün olduğu halde % 100 güvenilir bir yöntem olduğunu söylemek doğru olmaz.

  Kan Testi İle Gebelik Sonucu;

Kan testi kandaki ß-HCG’nin seviyesi ölçülerek yapılan bir testtir en sağlıklı yollardan bir tanesidir. Bu test ile adet geçikmesi bile olmadan kandaki hormon miktarı ölçülerek gebelik hakkında tanı konulabilir. ß-HCG testi ile sadece gebelik değil aynı zamanda dış gebelik, düşük ve mol gebeliği durumlarını tesbit etmek içinde kullanılabilir. Laboratuar ortamında yapılabilen bu test ile kesin sonucu almak mümkündür.

 Ultrason Aleti Kullanılarak Gebelik Testi;

   Hastanelerde yada sağlık kuruluşlarında bulunan ultrason aletleri ile de gebeliği tesbit etmek mümkündür güvenirlik oranı yüksek olan bu yöntemi bir sağlık kuruluşunda konusunda uzman bir kişi tarafından gerekli işlemler yapılarak hamile olup olmadığınızı öğrenebilirsiniz.

Devamını oku

Kabızlık Tedavisi

KABIZLIK TEDAVİSİ & DİYETİ

•    Bol miktarda sıvı alınmalıdır. Sabah aç karna şekerli veya şekersiz bir bardak su içilmelidir. Suyun yerine kayısı, erik kompostosu da içilebilir.
•    Bol posalı besinler verilir. Normal bir kişinin bağırsaklarının düzenli çalışması için günde 20-25 gram life ihtiyacı vardır. Kabızlık çekenlerde bu miktar günde 30-35 gramdır. Günlük lif tüketimi 15 gram ve altına düşerse kabızlık ortaya çıkmaktadır. Sindirilmeyen lif, su çekme özelliğinden dolayı kalın bağırsağa dolgunluk hissi vererek hareketini uyarır. En fazla lif içeren besinler; kuru meyveler, kuru baklagiller, çiğ ve pişmiş yenen sebze ve meyveler, meyvelerden yapılan komposto ve hoşaflar ve kepekli ürünlerdir.
•    Her sabah kahvaltıdan sonra tuvalete gitme alışkanlığı geliştirilmelidir. Kahvaltı mutlaka yapılmalıdır. Kahvaltının bağırsak hareketlerini uyarıcı etkisi vardır.
•    Kabızlık çeken kişinin hareketi artırılır. Yürüyüş ve çeşitli egzersizler yapması sağlanır. Yemekler normal yağlı pişirilmeli, günde en az iki öğünde yeterli miktarda sebze ve meyve yenmeli, bunların da en az bir porsiyonu çiğ yenen meyve ve sebzelerden olmalıdır.
•    Fazla miktarda demli çay ve kahvenin kabız yapıcı etkisi vardır. Bunların yerine bitkisel çaylar ile meyve suları, süt ve ayran tercih edilmelidir.

Bebeklerde oluşabilecek kabızlık durumlarında çok dikkat edilmelidir özellikle doktorunuza başvurmadan bebeğinize bir diyet uygulamayın. Hamileler de görülen kabızlık durumlarında yediğiniz besinlere dikkat etmeli ve hamileliğinize uygun besinler tüketmelisiniz.

Devamını oku

Vajinal Akıntı

Kadınlarda en sık görülen sorunlardan biride vajinal akıntıdır vajinal akıntıları ikiye ayırmak mümkün çünkü vajinal akıntılar için hem doğal olan bir durum sözkonusudur hemde hastalık belirtisi olan vajinal akıntılar vardır. Akıntılar sıklıkla bekar genç kızlarda ve menapoza girmiş kadınlarda sıkça görülen bir durumdur. Genel anlamda doğal vajinal akıntıların herhangi bir sebebe bağlamak yanlış olur  şimdi vajinal akıntıların nedenlerini ve çeşitlerini biraz açıklamaya çalışalım.

Fizyolojik Doğal Olan Vajinal Akıntılar ;

 Bu vajinal akıntı çeşidi her kadında bulunabilen ve olması herhangi bir sağlık sorunu olduğu anlamına gelmeyen vajinal akıntılardır. Bu akıntı çeşidi yumurta akına benzer bir yapıdadır ve genellikle kokusuzdur fakat bazı kadınlarda bazen ekşimsi bir kodu olacak şekilde bir vajinal akıntı olabilir bu akıntıların bir diğer özelliğide genelde yanma hissi uyandırmaz ve cinsel ilişki sırasında acı verme durumu söz konusu değildir ve uzun süre boyunca devam edebilen akıntılardır.

  Bu akıntılar zaman zaman normale göre çok fazla olabilir hatta bazı kadınlar bu akıntılardan dolayı kullandıkları ped ve iç çamaşırları devamlı ıslak olabilir. Genelde kadınlarda yumurlama döneminde akıntının kıvamı biraz daha sıvılaşma gösterebilir bu yumurtalama döneminde yumurtanın daha kolay dönlenmesini sağlayan bir durumdan kaynaklanıyor diyebiliriz.

 Özellikle adet döneminde bazı kadınlarda vajinal akıntı daha çok koyulaşma gösterebilir hatta bu akıntılar vajinada belli bir kokuda yayılmasını sağlayabilirler bu adet dönemine etki eden hormonlarla alakalı bir durumdan kaynaklanır diğer bir taraftan hamile olan kadınlarda bu hormon seviyeleri devamlı üst düzeyde olduğundan bu durum tüm hamilelik boyunca devam edebilir. Doğal olan akıntılar genel anlamda bu şekilde tanımlanabilir tabi bu durum bazı zamanlar farklılık gösterip çok ileriye giderse ve akıntının rengi ve tarzı çok farklılaşırsa direk bir uzman doktora görünmekte fayda vardır çünkü bu durum sağlıksız bir durumun habercisi olabilir.

 

Doğal Olmayan Vajinal Akıntılar;

 Vajinal enfeksiyonlara bağlı olarak gelişebilecek vajinal akıntılar doğal akıntılara göre biraz daha farklılıklar gösterir ve bu gibi durumlarda doğrudan bir uzman doktora görünmek her zaman yararınıza olacaktır. İsterseniz birazda doğal olmayan akıntılardan ve bunların sonuçlarından bahsedelim

Eğer vajinanızda oluşan akıntı

  • süte benzer beyaz bir akıntı
  • Yeşil yada sarıya benzer bir renkte ise
  • Et suyuna benzer bir yapıda ise
  • Kanlı bir akıntı ise
  • Yada kötü kokulu bir akıntı mevcutsa

Bu durum bir hastalık belirtisidir ve bu akıntılar beraberinde yanma, kaşıntı, idrarda yanma, cinsel ilişki ile beraber acı hissi, kanama, vajinada şişlik gibi durumları ortaya çıkarabilir bu tarz bir durumda vajinada bir enfeksiyon olma ihtimali çok yüksektir ve uzman bir doktora başvurarak bir vajina kültürü yaptırmak iyi olacaktır. Enfeksiyon haricinde bu durumlara sebebiyet verecek durumlarda olabilir bunun için mutlaka ki doktorunuza görünmeniz gerekecektir.

 Birazda akıntılara sebebiyet verecek durumlardan bahsedelim aslında vajinal akıntılara sebebiyet veren en önemli nedenlerden biri de vajinal temizlikten kaynaklanır özellikle cinsel ilişki ve adet döneminden sonra bilinçsizce yapılan vajina içi yıkama geleneği çok risklidir bu tarz durumlardan sonra vajinanın dış kısmı silinmesi gerekirler malesef ülkenizde vajina içini yıkama geleneği de vardır bu hareket malesef çok yanlış bir harekettir ve kesinlikle tavsiye edilmemektedir. Bunun dışında giyilen çamaşırın devamlı değiştirilmesi ve doğal ürünlerden üretilmiş kumaşlardan yapılmış çamaşırlar giyilmelidir. Banyo, havuz, tuvaletler gibi ortak kullanım alanlarında temizliğe çok dikkat edilmeli vücudunuzu rahatsız edecek kadar dar elbiseler giyilmemelidir.

  Unutulmamalıdır ki bir miktar vajinal akıntı olması çok doğaldır hatta akıntı olmayıp kuruluk olursa buda bir hastalık belirtisidir kadınların en çok dikkat etmesi gereken şey kişisel temizliğe dikkat etmeleri ve vajina içini yıkamamalarıdır. Biraz daha dikkat ve özen her zaman daha mutlu bir sağlık demektir.

Devamını oku

Biberiye

BİBERİYE

Biberiye,  saçınızda oluşan kepeği  yok eder, saça çok iyi gelerek saçınıza parlaklık kazandırırr. Aynı zamanda eğer saçınızın çabuk uzamasını istiyorsanız biberiye bu iş için biçilmiş kaftandır. Biberiyenin bir diğer özelliği de kan dolaşımını düzenlemesidir yanı zamanda biberiye suyunu banyoda kullanarak bedeninize zindelik kazandırabilirsiniz.

Soğuk losyonu da matlaşmış cansız ciltlere parlaklık kazandırır.

Biberiye, ayaklarda oluşan ödemlere de iyi gelmekte Aynı zamanda biberiye, kekikle kaynatılarak gözeneklerin kıstırılmasında da kullanılabilir.

Biberiye losyonu, bir hafta buzdolabında saklanmalıdır Losyondan verim sağlamak için, bir süre her gün kullanmalıdır.

Devamını oku

Kolestrol

KOLESTEROL

Kolesterol hem karaciğerde üretebilen hem de hayvansal ürünlerle dışarıdan alınabilen yağa benzeyen bir maddedir. Kolesterolsüz bir yaşam mümkün değildir. İnsan vücudu için çok önemlidir.

Kolesterol, vücudumuzdaki bütün hücra duvarları için hayati bir maddedir. Pek çok hormonun, safra asitlerinin ve D vitaminin üretimi için gereklidir. Özellikle sinir sistemi hücreleri için hayati önem taşır. Bu kadar yararına rağmen kanda kolesterol seviyesinin yükselmesi, kolesterolün damar duvarına birikmesine ve plakların oluşmasına neden olmaktadır.

Kolesterol kanda lipopretein adı verilen albümin cisimcikleri ile taşınır. Taşıyıcıların en önemlileri “LDL” ve “HDL”dir.

Kanda yağların miktarı arttığında, sadece kolesterolden bahsedilmez. Trigliseritlerin de yüksekliği söz konusudur. Beslenme yoluyla vücuda alınan yağlar işlenerek trigliserit haline dönüştürülür. Bağırsak duvarına trigliseritlere dönüşen besinlerdeki yağlar, vücutta ihtiyaç duyulan organlara taşınırlar. Kandaki trigliserit seviyesinin 175 mg/dl`nin üzerine çıkması, kolesterolde olduğu gibi kalp-damar hasatalıkları için risk faktörü oluşturur. Kanın yoğunluğundan dolayı akışkanlığı azalır, pıhtılaşmaya başlar. Bu pıhtılar, damarları tıkayabileceği için çok tehlikelidir. Bundan dolayı kalp-damar hastalıkları için en büyük etken olan kolesterolün ve beraberinde trigliseritlerin normal değerlerde tutulması gerekir.

Devamını oku

Cinsel İsteksizlik

Cinsel ilişki sırasında gereğince zevk almayan veya cinsel istemi olamayan çiftler ve cinsellikle ilgili hareketler ve davranışlara ilgi ve ihtiyaç duymayan bayanlara “firijit” adı verilmektedir.

Günümüze kadar gelen bu sözcük, artık yanlış kabul edilmektedir. Asıl firijit, yani normalde cinsel açıdan kadın soğuk değildir. Ama cinsel davranış ve hareketlere az oranda cevap veren bayan vardır.  Bir bayanın cinsel açıdan zevk alamaması ve soğuk olması onun kısır olmasını asla göstermez. Kısırlık daha ciddi bir sorundur. Firijitlerde çiftler, cinsel ilişki sırasında en yüksek zevk ve haz seviyesi kabul edilen orgazma tam olarak ulaşamamaktan, bu seviyenin az gerisinde kalmaktan başlayıp, cinsellik sırasında kaçınma, en ufak ve biraz zevk almaktan ziyade, birleşmeden nefret etmeye ve tiksinmeye varan böyle durumlarda görülebilir.

Bayanların bazıları, özellikle kadınlığa yeni adam atan bazı kızlar cinsellikten zevk hiç almazlar. Ayrıca cinsel birleşmeye zorunlu ve katlanılması gereken nahoş bir yükümlülük olarak bakarlar. Bayanlarda ki bu soğukluk bazen kısmi bazen de bütün olarak görülür. Ayrıca soğukluğun temeli incelendiğinde doğuştan da meydana gelip böyle bir ortam hazırlayabilir veya daha sonradan böyle bir zemin oluşabilir. Hatta birçok bayanda bu durum ilerledikçe vajinismus denen çok tehlikeli bir psikolojik hastalığa kadar durum ilerleyebiliyor.  Bu tarz durumların oluşmaması için mutlaka bir psikoloktan yada bir doktordan yardım almak gerekir unutulmamalıdır ki cinsel sorunlar sadece kişiyi etkilememekte aynı zamada kişinin eşini de etkilemektedir.

Devamını oku

Kızlık Zarı

Kızlık hakkında merak edilen ve çok sıkça sorulan soruları burda sizinle paylaşmak istedik hemen hemen her konuda kızlık zarı ile ilgili sorulan bu sorular kızlık zarı, kızlık zarının yapısı ve kızlık zarı dikimi ile ilgili bilgilendirici bir yazıdır. İşte merak edilen yönleriyle kızlık zarı hakkındaki sorular;

 

  • Kızlık Zarı Nedir?

    Kızlık zarı kadının vajinasının ön kısmında bulunan ve kesin görevi bilinmeyen ince bir dokudur her kadında farklı bir yapıda olan kızlık zarı yırtılması da kadından kadına fark eden ince bir doku kümesidir.

 

 

  • Her Kadında Kızlık Zarı Varmıdır

  Her kadında kızlık zarı vardır demek yanlış olur kadınların büyük çoğunluğunda olmasına rağmen bazı kadınlarda doğuştan kızlık zarı bulunmayabilir yada çok ince olduğundan dolayı kadın erginleşince herhangi bir şekilde yok olmuş olabilir.

 

  • Kızlık Zarı Tam Olarak Nerededir

Kızlık zarı vajinanın hemen girişinde  bir iki santim içerdide olan bir doku kümesidir.

 

  • Her Kadındaki Kızlık Zarı Aynı Yapıyamı Sahiptir

Bunu soylemek imkansızdır çünkü her kadındaki kızlık zarı farklıdır ve farklı yapılar gösterebilir birkaç cins kızlık zarı bulunur ve her kadının kızlık zarı bu birkaç cins kızlık zarının sahip olduğu yapılardan birine sahiptir.

 

  • Kızlık Zarı Cinsel İlişki İle Bozulurmu

Genel anlamda kızlık zarı cinsel ilişki ile bozulur fakat bazı kızlık zarları çok kalın bir yapıya sahip olabildiğinden bu kızlık zarları cinsel ilişki ile bozulmayabilir hatta bazı kadınların kızlık zarları doğum esnasında çocugun doğması ile bozulabilir.

  • Kızlık Zarı Cinsel İlişki Dışında Nasıl Bozulabilir

Kızlık zarlarının yapılarının farklı olduğunu belirtmiştik bazı kızlık zarları çok kalın oldugundan cinsel ilişki ile bile bozulamazken bazı kızlık zarlarıda çok ince olduğundan normal hayat şartları içinde yapılan herhangi bir aktiviteden bile bozulabilir örneğin bisiklete binerken yada spor yaparken yada herhangi bir düşme esnasında bile kızlık zarının bozulma ihtimali vardır.

  • Yırtılan Kızlık Zarı Tekrar İyileşirmi

Kızlık zarı yırtıldıktan sonra tekrar iyileşmesi gibi bir durum söz konusu değildir.

  • Kızlık Zarı Dikilebilirmi

Evet yırtılan bir kızlık zarı bir kadın doğum uzmanı tarafından 10 ile 30 dakikalık bir operasyondan sonra dikilebilir.

  • Kızlık Zarını Diktirmek İçin Kaç Kere İlişkiye Girmiş Olmak Gerekir

Boyle birşey söylenemez çünkü ister bir kere ister birkereden çok fazla cinsel ilişkiye girmiş olun hatta çocuk bile doğurmuş olsanız kızlık zarınız dikilebilir.

  • Kızlık Zarı Dikilirse Anlaşılırmı

Hayır anlaşılması imkansızdır bunu anca bir kadın doğum uzmanı anlayabilir ve kızlık zarı dikildikten sonra eskisi gibi olacaktır kimsenin bunu anlaması mümkün degildir.

  • Kızlık zarı ilişkiden ne kadar zaman önce dikilmelidir

Bu kızlık zarınızın tipine ve hekiminizin yapacağı ameliyata bağlıdır, bazen bir kaç ay evvel,bazen bir kaç gün evvel bazende bir yıl önce dikmek gerekir.

Bu konuda bir şüpheniz veya sıkıntınız varsa  muayeneye gidiniz. Hiçbir hekim bu konuda muayene olmanızı garip karşılamayacaktır rahat olunuz.

  • Kızlık Zarı Ameliyatı Ne Kadar Sürer

Kızlık zarı ameliyatı çok kısa sürer ve ameliyattan hemen sonra normal hayatınıza dönebilirsiniz bu operasyon normal hayatınızı etkileyecek bir operasyon olmayacaktır.

  • Kızlık Zarı Bozuldugunda Çok Kan Gelirmi

Genel olarak bir iki damla kan akarken bazı kızlık zarlarının kalın olması ve zor yırtılmasından dolayı daha fazla kan gelebilir.

  • Kızlık Zarı bozulurken Çok Acırmı

Genel anlamda bu biraz karşınızdaki partnerle alakalı bir durumdur ama yukarıda da belirtildiği gibi bu birazda sizin kızlık zarınızın yapısı ile alakalıdır fakat çok anormal bir durum olmadıkça fazla bir acı çekmeniz söz konusu değildir.

  • Masturbasyon İle Kızlık Zarı Bozulurmu

Eğer masturbasyon yaparken çok fazla zorlarsanız ve vajinanın içine doğru bir mudahalede bulunursanız bozulma ihtimali vardır.

Kızlık Zarı Resimleri

Aşagıdaki resimler kızlık zarı ile ilgili resimlerdir ve bu resimlere bakarak kızlık zarlarının yapısını görebilirsiniz.

hymendeliklihymenesnekhymenhalkahymenseptalizar5zar6zar7

Devamını oku