Çürük Dişlerin Vücudumuza Zararları

Sağlıklı olmayan ve iltihaplı dişler insan vücudundaki tüm organları kötü yönde
etkiler.Ülkemizde çoğu birey bunun farkında değil.İyi diş fırçalanmaması, doğru diş fırçası ve macunu kullanılmaması ağızda çürük dişlere sebebiyet verir.Bununla birlikte diş çürükleri vücuttaki çoğu organı kötü etkiler.

Çürük dişlerin etkilediği organları saymak gerekirse;

En başta kalp krizini tetikler.

Görme bozukluğu,

Beyin,

Mide,

Böbrek,

Romatizma

Bu gibi organlar zarar görür.Hastalıklara neden olur.Bunların yanında ihmal olan dişler kulak ve gözleri de olumsuz etkiler.

Sağlıklı dişler için neler yapmak gerekir?

Diş sağlığı için bol bol bol peynir, süt ve yoğurt ürünleri tüketmeli, şekerli yiyecekler tükürük akışının en yoğun olduğu saatlerde ana öğünler esnasında tüketilmelidir.

Çürük dişlerden korunmak için sabah kahvaltısı sonrası ve gece uyumadan önce ikişer dakikalık etkili bir fırçalama işlemi yeterlidir.

Devamını oku

Depresyon Belirtileri

Depresyon Belirtileri

Depresyona herkes girebilir.Bu toplumda alışageldik bir psikolojik sorundur.Ergenlik dönemi ve ilerdi zamanlarda olma olasılığı yüksektir.Depresyona girmenin bir çok sebebi olabilir.Sevgili kaybetme, aile bireyi kaybetme, etraftan ilgi duyamama gibi.Şimdi sizle depresyon belirtilerini paylaşacağız.

Depresyon denilen şey birçok durumda tanımlanabiliyor.Çok fazla belirtisi olabilir, bunlar arasında en önemlilerini sıralamak gerekirse.

-Depresif duygu durum
-İlgi kaybı
-Yorgunluk ve enerjisizlik

Depresyon Belirtilerini Kimler fark eder ?

Genellikle depresyon durumlarında ilk belirtileri saptayanlar en yakınlardır.Anne, baba, kardeş, arkadaş gibi.Peki bu yakınlar ne gibi durumları sezerler:

- Üzgün görünüm
- Çok daha yavaş ve olabildiğince az konuşma ve hareketler
- Karar vermekte fazla zorlanma
- Hafızanın zayıflaması, gibi nedenleri yakınlar anlarlar.

Bazı durumlarda ise depresyon çeşitlerinde sinirlilik, anksiyete (kaygı, bunaltı, endişe veya sıkıntı) veya içsel bir sıkıntılarla depresyon fark edilebilir.Başkalarının önem vermediği sorunlar depresyondaki kişiyi fazlasıyla endişelendirir.Kişinin ve başkalarının aklına depresyonda olabilme olasılığı gelmemesinin nedenlerinden biride bu sayılabilir.

Depresyon Belirtileri fiziksel yönden de olabilir mi?

Bazı depresyon belirtileri fiziksel yollarla ortaya çıkabilir.Bu fiziksel yollar ise aşağıdaki sebeplerden bazıları olabilir.

- İştahsızlık
- Ağrılar
- Fiziksel sağlıkla çok fazla uğraşma
- Uykuda düzensizlik

Fiziksel belirtileri bedensel bir rahatsızlıktan kuşkulanmaya sebebiyet verebilir.Ayrıca çok fazla fiziksel bir hastalığın depresyondaki bireylere benzer belirtiler şekilde verdiği de unutulmamalıdır.

Ciddi fiziksel hastalıkların depresyon geliştirme olasılığı olduğu arttırdığını da bilmek gerekir ve önemlidir. Ciddi fiziksel hastalıkla orantılı olarak depresyon belirginleşince, organik bir depresyon içinde olduğu söylenir.

Devamını oku

Sedef Hastalığı ve Tedavisi

SEDEF HASTALIĞI

Hastalığın yer aldığı deri civarı kızarık duruma gelir. Üzerinde bulunan kalın ve gümüş gümüş renkli kabuklanmalar bulunur.Saçlı deri, diz, dirsek ve sırtın alt kısmı sıklıkla yer alan bölgelerdir. Bazı vakalar kişinin hastalığının farkında olmayacak derecede hafif hastadur. Diğer bir yönden vücudun büyük bir kısmı tutacak biçimde şiddetli seyredebilir. Bu çok şiddetli hastalarda bile yararlı bir tedavi metodları bulunmaktadır. Sedef hastalığı denilen şey aynı ailenin birden fazla bireyinde görülebilmesine rağmen hiçbir bulaşıcı özelliği yoktur. Toplumda bu vakaların görülme sıklığı yüzde 1 ile 3 arasında değişmektedir.
Sebep tam olarak bilinmemektedir. Bununla birlikte güncel araştırmalar kanda olan akyuvarlardaki bir anormalliğin iltihabi olayı tetiklediğine ve hastalığın gelişime yol açtığın göstermektedir.
Deri iltihap kaptığından dolayı üç dört günde bir dökülür. Fakat bu normalden yedi sekiz kat daha fazladır. Sedef hastalığı aynı vakitte, streptokoksik boğaz iltihabı gibi bazı infeksiyonlardan sonra, bazı ilaçların aınmasıyla birlikte aktivite kazanabilir. Alevlenmeler genelde kış aylarındadır çünkü deri iyice kurur ve güneş ışığı azalmıştır.
Sedef hastalığının tipleri


Hastalığın şekli, şiddeti, devam etme zamanları, yerleşim yeri açısından çok değişik özellikler taşır. En sık görülenler başlangıçta küçük kırmızı bir kabarıklıklar olur.Artarak büyüme ve kabuklanmalar ortaya çıkar. Kabuklar açıldığında alt kısımda ufak kırmızı kanama alanları saptanır.
• Dizler, dirsekler, kasık bölgesi ve genital bölge, kollar, bacaklar, avuç ve ayak tabanları, saçlı deri, vücuttaki kıvrım bölgeleri sedef hastalığının en fazla raslandığı yerlerdir.
• Tırnakta sedef hastalığı olmuşsa üstünde nokta gibi çöküntüler görülür. Tırnak yatağı büyür ve kalınlaşır.Peynirimsi bir görünüm alır. Tedavisi maalesef zordur.
• Koltukaltında, kasık bölgesinde, genitalde, göğüs altlarında görülmedik tarzda sedef hastalığı görülebilir.
• Guttat sedef hastalığı takriben bir boğaz iltihabını takiben görülür. Genellikle çocuklar bundan etkilenir. Vücutta bulunan çok sayıda ufak kırmızı ve üzeri kabuklu lekeler baş gösterir. Haftalar veya aylar arasında kendiliğinden kaybolur.
Nasıl teşhis konulur ?
Bir deri hastalıkları uzmanı fizik muayene ile sedef hastalığını çok kolay şekilde teşhisi saptanabilir. Eğer bir şüphe varsa biyopsi ile kesin sonuç elde edilebilir.
Tedavi Yöntemleri
Steroidler ( Kortizon )
Saçlı deriye uygulanan tedavi
Antralin
Vitamin D.
Kömür katranı
Goeckerman tedavisİ
Işık tedavisi
PUVA
Methotreksat
Retinoidler
Siklosporin

Sedef Hastalığı Bulaşıcımıdır?

Sedef hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir.

Sedef hastalığına iyi gelen bitkiler

Sedef hastalığı için bitkiden daha çok sivas yöresinde bulunan bazı kaplıcalarda bulunan bazı balık çeşitleri sedefleri yiyerek hastalığın iyileşmesinde yardımcı olmaktadır.

Devamını oku

Kekemelik Nasıl Geçer

Her toplumda olan konuşma bozukluğu olarak adlandırılan kekemelik zor bir durumdur.Biriyle muhabbet ederken bir yerde bir şey anlatırken konuşmada duraklamalar olur ve bu bireyde kendine güvensizlik katar.Şimdi sizlerle kekemelik nedir, kekemeliğin arttığı durumlar ve kekemelerin azaldığı durumları özetle anlatacağız.
Kekemelik nedir?


Kekemelik; konuşma bozukluğudur.Kekemeler genelde konuşurken duraksarlar.Akıcı bir konuşma yapamazlar ve ritim bozukluğu vardır.Araştırmalar gösteriyor ki 2–7 yaş arasında ortaya çıkan kekemelik ve erkek çocuklarda daha ağır olur. Kız-erkek oranı 1/4 tür. Bu kekemelik çocukların en az %20’sinde kekemelik bitmez sürer, genellikle giderek şiddetlenir ve ergenlik dönemlerinde kekemelik gitmezse yaşam boyu sürecek olan bir rahatsızlıktır.
Kekemeliğin Arttığı Durumlar:


Telefonda konuşurken, kalabalık dinleyicilere konferans verirken, fıkra anlatma, birinin adını söyleme, adı sorulduğunda cevap verme, zaman baskısı altında olma, beklenmedik bir durumla karşılaşma bu gibi durumlarda kekemelik aratabilir.Bunun nedeni ise adrenalinin artması utanama gibi sebeplerdir.
Kekemeliğin Azaldığı / Yok Olduğu Durumlar:


Şarkı söylerken, küfür ederken, dua okurken, koroyla veya diğer bir kişiyle birlikte okuma, fısıltıyla konuşma, küçük çocuklarla muhabbette, ritim tutarak konuşma gibi durumlarda en ağır kekemelerin bile kekemeliği azalttığı saptanmıştır.
Kekemeliğin Tedavisi


Kekemeliğin bu güne kadar bir tedavisi tam olarak bulunamamıştır.Kekemelerin tedavilerine ilişkin bir diğer yanlış inanç ise kekemeliğin ilaçla geçebileceği yargısıdır. Şuana kadar dünyada kekemeliği tam olarak geçiren bir ilaç tedavisi bulunamamıştır. Bunun yanı sıra bazı doktorlar kekemelik hastalığıyla başvuran bireylere bazı ilaçları önermekte ve bu ilaçların çocuğun konuşmasını düzelteceği yönünde yanlış bir bilgi vermesi kötü bir durum yaratmaktadırlar. Kekemelikte kullanması için önerilen bu ilaçların çocuk için zararlı bir etkisi olmamakla birlikte hiçbir yararlı etkisi de yoktur. Ailelerin kekemeliği düzeltecek, bilimsel olarak bulunmamış bir ilaç tedavisi olmadığı hakkında bilinçli olmaları ve bu tip tedavilere kendilerini bağlamamaları çok önemlidir.

Devamını oku

Cilt Lekelerine Doğal Çözümler

Her insan özellikle kadınlar güzelliğe çok önem verir ve güzel olmanın ilk koşullarından biride sağlıklı bir cilde sahip olmaktır. Sağlıklı bir cilt için bir çok tıbbı ve bitkisel yöntemler mevcut yada piyasada birçok ilaç ile cildinizdeki sorunlar için çözümler bulabilirsiniz biz bu yazımızda daha çok evinizde doğal malzemelerle cildinizdeki lekeleri nasıl giderebileceğinizi anlattık.
İşte cildinizdeki lekeler için uygulayabileceğiniz bazı maskeler
C vitamini cilt lekeleri için çok kuvvetli yöntemdir.Kan dolaşımını hızlandırır ve kolajen üretimini harekete geçirdiği için tercih edilen seçenekler arasında yer alır.Alında oluşan kırışıklıkları gidermek amacıyla düzenli aralıklarla ayak parmakları üzerinde yürünülmesi önerilir.Ayrıca nemlendirici ile protein ve bitki özlü olanları tercih ederek ciltte koruyucu bir kalkan tabaka yapılabilir.
Cildin daha genç görünmesi için haftada iki defa beş dakika ayırarak masaj yapılmalıdır. Cildi kremliyerek oval hareketlerle çeneden yanaklara doğru, alnın ortalarından dışarı kısma doğru, burun yanlarımdan alnın ortasına doğru parmak uçları ile düzenli bir masaj yapılmalı.
Beden özellikle ilk uyku dönemimde gece yarısına kadarki olan süre içerisinde büyüme hormonları ve hücre yenilenmesi dediğimiz işlevler devreye geçer.Bu nedenle mutlaka saat 1 civarlarından önce güzellik uykusuna yatılmalıdır.
Bir başka çözüm yollarından biri ise maskelerdir.4 adet maske çeşidi aşağıdadır.Cilt ılık suyla temizlendikten sonra cilt bakımı yapılmalıdır.
MASKE 1
Bal ile nişadırı karıştırın ve bunu krem haline gelene kadar karıştırın.Bu kremi günde iki defa kullanıyorsunuz faydasını göreceksiniz.
MASKE 2
Limon kabuğunu rendeleyip yumurta akıyla krem olana kadar karıştırıp
bunu duştan 60 dakika kadar önce cildinize uygulayın.
MASKE 3
Limon ve elma suyunu karıştırıp sonra buna sütle zeytin yağıda ekleyin
ocakta krem haline gelene kadar bekleyin.Ardından yüzünüze uygulayınız.
MASKE 4
Bir havucun suyu ile kil toprağını karıştırın, karıştırırken içine zeytinyağı  da ekleyiniz.Lekelerin bulunduğu bölüme uygulayın.Lekeleriniz gidene kadar kullanınız.
Devamını oku

Saç Uzatmanın Yolları

SAÇ UZATMANIN YOLLARI

Saçların daha çok uzaması için genellikle dengeli beslenmenin önemi,gerekliliği vurgulanır. Bunun yanında saçların bakımında doğal malzemeler kullanmak saçlar için çok daha iyidir.Saçlardan mutlaka kimyasal maddeler uzak tutulmalıdır.

Saçların uzaması, vücut kimyası ile orantılıdır.Belli bir yaşa gelindikten sonra saçın uzaması yavaşlar.Kısa bir süre içerisinde saçın uzaması isteniliyorsa öncelikle saçlara iyi bir bakım gerekir.Onlara özen göstermek gerekir.Bir saçın kırık uçları temizlenmesi çok önemlidir. Doğru şampuan kullanımı, saç kremi ve saçı şekillendirme kırık uçlu saçların önüne geçmek için önemlidir.

Saçın Çabuk Uzaması

Dengeli beslenme ve uzun ömürlü saç için gereken vitaminleri vücuda almak gerekir.Saçlar doğal bir tellere sahiptir.Eğer vücuda iyi bakılmazsa saçlarda iyi olmaz.Bu aynı orantılıdır.İyi beslenmeli vücudu da korumalıyız.Biraz özenle harika görünümlü saçlar elde etmek mümkündür.

Uzun saçın düşmanları

Sabah uyanıldıktan sonra saçların kırılması için bir çok sebep vardır.Bunlardan en çoğu yanlış yıkama sonucu görülür.Saçların uçları gereken sıklıkla kesilmelidir.Yanlış beslenme ve yanlış şekilde saçta kırılmaya sebebiyet vermektedir.Saçlara iyi bir bakım, doğru bakım ürünleri kullanmak sağlıklı bir saç için gereklidir

Devamını oku

Diş Beyazlatma Yöntemleri

DİŞ BEYAZLATMA YÖNTEMLERİ

Dişlerimiz sarıysa veya çürükse gülmekten kaçınırız.Aslında gülmek isteriz ama dişlerimiz yüzünden gülmek istemeyiz.Ama bir iki taktikle bu sorunu ortadan kaldırmak çok kolay.Buyrun bazı yöntemler aşağıdadır.

Doğal diş beyazlatıcılar

Karbonat: Bilinen en çok kullanılan doğal bir diş beyazlatma taktiğidir.Dişleri beyazlatmasından başka bir işlevi daha vardır.Ağızdaki bakterileri ve diğer mikroorganizmaları yok eder, ağızdaki plak tabakasını temizler.

Sofra Tuzu: Karbonat kadar güçlü olmayan sofra tozu, beyazlatıcılar arasında gösterilmektedir.Ağızda bulunan bir çok mikroorganizmaları öldürür. Anti bakteriyel özelliği olmasına rağmen, tüm bakterileri temizlemez.

Gliserin: Çok fazla bilinmeyen anti bakteriyel bir etkisi bulunmaktadır. Bakterilerin olduğu bir çözeltiye bir damla gliserin damlattığımızda, ortamda bulunan tüm mikroorganizmaların faaliyetlerinin durduğu fark edilmiştir.

Diş Beyazlatma işlemi nedir ve nasıl yapılır?

Beyazlatma dişlerde görülen, yapısında oluşan renklenmeleri gönderme işlemidir. Şu anda bulunan iki değişik diş beyazlatma yöntemi bulunmaktadır. Bunlardan ilki hastanın kendi kendine uygulayabileceği bir yöntemdir.

YÖNTEM 1

Hekimin ağızdan ölçü alıp, dişler üzerine takabilabilir ince lastik kalıpları hazırlatması,

Hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6 - 8 saat takması ,

Tedavinin genellikle ortalama 1 - 4 hafta içinde sonlandırılması gerekir.

YÖNTEM 2

Ağartıcı ilaç bu işlem hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir.

İlgili dişin üzerine mavi yada yeşil renkli ışık kaynağı belli bir süre orada kalır.

İşlem sonlandırıldığında sonuç hemen gözlenir.

Diş Beyazlatma işlemi kimlere uygulanabilir?

Bu tür tedavi herkeze uygulanabilir ama istisnai durumlar da bulunur. Dişhekiminiz tam bir ağız içi kontrol ve teşhisi ile bu sizin dişlerinize uygun olup olmadığını belirtecektir. Dişleriniz zaten sağlıklıysa daha beyaz ve daha doğal gülümseme için ideal bir çözüm yolu olarak gösterilir.

Devamını oku

Yumurtalık Kisti Belirtileri

Kadınların jinekoloji başvurma nedenleri arasında en çok yumurtalık kistleri sorunu görülmektedir. Yumurtalık kistlerini tanımlamak gerekirse, küçük içinde sıvıyla dolu olan yapılardır. Yumurtalık kistlerinin genelde çok değişik tipleri vardır.Bunlardan bir kaçı aşağıdaki gibi sıralanmıştır.

Fonksiyonel kistler

Korpus Luteum kistleri

Dermoid kistler

Polikistik over hastalığı

Yumurtalık kistleri genel olarak çok sık görülen yapılardır ve genel olarak oluşumuna dair bir belirti göstermez çoğunlukla yapılan muayenelerde yumurtalık kistleri fark edilir.

Yumurtalı kistlerinin belirtileri ise genel olarak kendini şöyle göstermektedir;

· Kasık ağrısına,

· Düzensiz şekilde adet görünmesi yada yüksek dozda ağrılı adetler geçirmek

· Cinsel ilişki sırasında ağrı

· İdrar ve bağırsakta şikayetler

· Göğüslerde dolgunluk

· Bazen karında şişlik oluşması ve elde kitleler oluşması

Vücudunuzda yumurtalık kisti olduğunun anlaşılması için genital muayene ve ultrasonografik inceleme yapılması gerekmektedir yukarıda da belirtildiği gibi genel olarak yumurtalık kistleri belli belirtiler göstermezler yani herhangi bir belirti olmaması sizde kist olmadığı anlamına gelmemektedir.

Yumurtalık kistlerinin tedavisi için genel olarak boyutları 5 cm’den küçük olan kistler ortalama 1-3 ay içerisinde kendiliğindan gider veya kaybolur. Bu kistlerin büyümemesi ve küçülmesi için doğum kontrol hapları kullanılabilir. Normal olarak kendisi kaybolmayan veya doğum kontrol hapları kullanıldığında da gitmeyen kistler cerrahi bir operasyon sonucunda alınabilir. Menopozun ardından ortaya çıkan yumurtalık kistleri de önemsenmeli ve bu durumda mutlaka bir uzman hekime başvurmak gerekmektedir.

Devamını oku

Adet Gecikmesinin Nedenleri

Her kadın ayda bir kez adet yani regil dönemine girer bu süre genel olarak 28 gün olarak nitelendirilir. Diğer bir değişle sağlıklı ve sorunu olmayan bir kadın 28 günde bir regil dönemine girer. Birçok kadında bu süre bazen öne çekilir ya da ertelenebilir ve sürede oluşabilecek bazı ertelemeler ya da öne çekilme durumlarında kadınların telaşa düşmemeleri gereklidir çünkü belirtildiği gibi bu bazen değişiklik gösterebilecek bir olgudur. Adet gecikmesine en çok sebebiyet veren durumları sıralarsak eğer;
• İklim Değişiklikleri
• Aşırı stres
• Bir yakınını kayıp etme
• İşini kayıp etme
• Mekan değiştirme
Vb nedenler başlıca olarak sayılabilir.

Bunlar gibi üzücü nedenler beyinin bilinçli kısmını etkileyerek hipotalamus denilen bir bölgenin işlevini tam olarak yapamamasına neden olmaktadır. Buda adet gecikmesinde etkili olup kadınların adetlerinin gecikmesine sebep verebilmektedir. Düzenli olarak adet gören bir kadında eğer adet görmeme durumu varsa bunun bir diğer nedeni de gebelik olabilir ve bu durumu öğrenmenin en etkili yolu da mutlaka bir gebelik testi yaptırmaktır kendi kendinize gebe olduğunuza karar vermek pek sağlıklı bir durum olmayabilir bu yüzden mutlaka bir gebelik testi yaptırmakta yarar vardır. Belirtilen durumların dışında da yani bazı hastalıklar da sizin regil olmanızı engelleyebilir yada adet düzeninizi bozabilir eğer ciddi bir sorununuz olduğunu düşünüyorsanız konusunda uzman bir hekime başvurmanız sizin için en sağlıklı yol olacaktır.
Sağlıklı ve mutlu günler dileği ile…

Devamını oku

Ters İlişkinin Zararları

Ters ilişki yani anüsten cinsel ilişkiye girmek bazı toplumlarda çok ayıplanan bir durum olmakla beraber ülkemizde de arkadan cinsel temasa çok normal olarak bakılmamaktadır ülkemizdeki insanların birçoğunun Müslüman olması ve Müslümanlıkta da ters ilişkinin yasak olması ters ilişki hakkında biraz daha mesafeli yapmıştır insanları. Fakat bununla beraber bekaretini kayıp etmek istemeyen genç kızlar erkek arkadaşları ile genel de anüs bölgesinden cinsel ilişkiyi tercih etmektedir buda ters ilişkinin ülkemizde de başvurulan bir ilişki türü olmasına sebep vermektedir. Anüs bölgesi çok fazla ve hassas sinirlere sahip bir bölgedir ve bu bölge istenildiği zaman 6 cm kadar genişleyebilen kas dokusu ile çevrilidir fakat bu duruma rağmen eğer çok hızlı ve hazırlıksız bir ilişki de bulunulma durumunda buradaki kaslar ve damarlar çok rahatlıkla zarar görebilir hatta ileri derecede kanamalar görülebilir o yüzden mutlaka dikkatli olmakta her zaman yarar vardır. Arkadan cinsel ilişki uzmanlar tarafından da çok fazla tercih edilen bir cinsel ilişki çeşidi değildir çünkü anüs bölgesinin çok fazla bakteri ve diğer mikro organizmalar yönünden zengin olması ilişkiye giren çiftlerde hastalık kapma riskini çok fazla artırmaktadır. Bu durum kan yoluyla bulaşan hastalıklar içinde geçerlidir örneğin AIDS hastalığı arkadan cinsel ilişki ile 3 kat daha fazla bulaşma riski taşır yani eğer partnerinizde AIDS virüsü varsa arkadan cinsel ilişki de bulunmanız durumunda AIDS kapma ihtimaliniz 3 kat daha artmaktadır bunun nedeni de bu bölgenin çok fazla kan damarı taşımasından kaynaklanmaktadır.

Arkadan Cinsel ilişki ile hamile kalınırmı?

Hamile kalmanın şartı erkeğin spermlerinin vajinaya bırakması ve spermlerin yumurtayı bularak döllemesi ile mümkündür bu yüzden eğer vajina bölgesine spermin bulaşmaması durumunda hamile kalma riski yoktur.

Ters İlişkinin Zararları Nelerdir?

Anüs bölgesinde çok fazla mikrop bulunması ve kan damarı yönünden bu bölgenin zengin olması hem kan hastalıklarına yakalanma riskini artırır hem de zararlı mikroplar tarafından bulaşacak hastalıkların erkeğe penis yolu ile bulaşma ihtimalini artırır. Özellikle ters ilişki sonrasında erkeğin mutlaka temizlenmeden kadın ile vajinal ilişkide bulunması çok tehlikeli ve sağlıksız bir durumdur çünkü buradan alınan mikropların direk olarak vajinadan kadına bulaşmasını sağlanmış olacaktır. Ters ilişki bazı kadınlarda psikolojik sorunlar yarabilir bu yüzden partneriniz ile ters ilişki de bulunmamanız hem sizin hem eşiniz için daha sağlıklı bir yol olacaktır aynı zamanda hemoroit yani basur gibi bağırsak hastalıklarının da ilerlemesine sebep olabilir. Erkek için de eşi ile ters ilişkide bulunmak bazen cinsellikten soğumaya kadar götürebilecek sebeplere neden olmaktadır.

Devamını oku