Karbonhidrat Kaynakları

KARBONHİDRATLARIN KAYNAKLARI

Karbonhidratların asıl kaynağı bitkisel besinlerdir. Şeker, reçel, bal, gazlı içecekler, kola, gazoz, hazır meyve suları, rafine besinler, kekler, bisküviler, konserve yiyecekler vb. vücutta hızla emilip kana karışan ve kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten karbonhidrat kaynaklarıdır.

Tahıllar, kuru baklagiller, meyve, sebze, ekmek, makarna, börek, patates gibi besinler ise kana çok daha geç karışarak kan şekerini daha yavaş yükselten karbonhidrat kaynaklarıdır.

Şeker………………………………99
Bal, pekmez……………………….75
Tahıllar…………………………….73
Kuru baklagiller…….……………..55
Patates……………….…………….19

Devamını oku

Kalsiyum ve Fosforun Yetersizlik Belirtileri

KALSİYUM ve FOSFORUN YETERSİZLİK BELİRTİLERİ

Kandaki kalsiyum seviyesinin düşmesini ve yükselmesi vücut çalışması açısından tehlikelidir. Düşmesi halinde sinir ve kas çalışmasındaki bozukluğa bağlı olarak kasılmalar, yükselmesi durumunda ise kalp ve solunum yetersizliği meydana gelmektedir. Yeterince kalsiyum alınmadığında kan kalsiyum seviyesi düşer. Bu durumda paratroit hormon devreye girerek kemiklerden kalsiyumun kana geri çekilmesini sağlar. Böylece kan kalsiyum seviyesi sabit tutulmuş olur.

Paratroid hormonun salgılanmasında bir sorun yaşandığında, kandaki kalsiyum seviyesi uzun süre yüksek kalırsa, kalsiyum yumuşak dokularda spazmlar, yani kasılmalar meydana gelir. Kalsiyum yetersizliği en fazla gebe ve emzikli kadınlarda görülmektedir. Bebeğin, iskelet gelişimi için anne kanından ve kemiklerinden kalsiyum çekilir. Anne yeterince kalsiyum ve D vitamini almıyorsa, kemik yumuşaması ve diş çürükleri ortaya çıkmaktadır. D vitaminin ve kalsiyumun yetersiz alınması  çocıklarda raşitizm, yaşlılarda osreoporozis olarak karşımıza çıkar. Kolay kemik kırılmaları olur.

Devamını oku

Karbonhidratların Görevleri

KARBONHİDRATLARIN GÖREVLERİ

Karbonhidratların vücudumuzdaki görevlerini şöyle sıralamak mümkündür:

•    Karbonhidratların en önemli görevi enerjiyi oluşturmaktadır. 1 g karbonhidrat 4 kcal verir. Beyin, sinir sistemi ve alyuvarlar normal şartlarda enerji kaynağı olarak yalnızca bir karbonhidrat türü olan glikozu kullanır.
•    Karbonhidratlar vücutta depolanabilmektedir. Fazla alındığında yağa dönüştürülür.
•    Karbonhidtarların yeterli miktarda alınması, proteinlerin enerji amacıyla kullanılmasını önler.
•    Su ve elektrolitlerin vücutta yeterince bulunmasını sağlar.
•    Kanın asit-baz dengesinin korumanda yardımcıdır.  Çok düşük miktarda karbonhidrat alındığında bu denge bozulur.
•    Karbonhidratların bir türü olan posa-lif, bağırsakların çalışmasını artırarak dışkılamayı kolaylaştırır ve böylece kabızlığı önler.

Devamını oku

Karbonhidratların Yapısı ve Çeşitleri

KARBONHİDRATLARIN YAPISI ve ÇEŞİTLERİ

Karbonhidratlar karbon, oksijen, hidrojen atomlarından oluşmuştur.  Karbonhidratların 3 ayrı sınıflandırılma şekli vardır. Ancak, bunlardan en çok bilinen bu kullanılan basit şeker sayılarına göre olan sınıflandırmadır.

Karbonhidratları basit şeker sayılarına göre;
•    Monosakkaritler
•    Disakkaritler
•    Polisakkaritler olarak 3 grupta sınıflandırabilir…

Monosakkaritler:    Karbonhidratların en basit yapı taşıdır. Tek şeker melokülü içerir. Mono; bir, tek anlamına gelmektedir. En önemlisi glikozdur. Glikoz, kanda dolaşan karbonhidrat şeklidir. Açlık durumunda kandaki normal düzeyi 70-100 md/dl`dir.

Disakkaritler:    İki monosakkaridin birbirine bağlanmasıyla oluşmuştur. Disakkaritlerin en önemlileri, sütte bulunan laktoz, şeker pancarı ve şeker kamışından elde edilen sakaroz, tahıl ve kuru baklagillerin yapısında bulunan maltozdur.

Polisakkaritler:    Bunlar kompleks karbonhidratlardır. Bileşiminden birçok monosakkarit bulundururlar. Polisakkaritler, depo polisakkaritler ve yapısal polisakkaritler olmak üzere 2 ye ayrılırlar.

Devamını oku

KABIZLIK ve BESLENME

KABIZLIK VE BESLENME

Dışkının sert, kuru ve dışkılamanın da normalden daha az olmasıdır. Kadınlarda ve şişman kişilerde daha sık görülür. Kadınlarda gebelikte ve menapozda daha çok ortaya çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelerde her 5 kişiden 1`inin bağırsaklarıyla ilgili sorunu vardır. Sürekli kabızlık çekenlerin ileride kalın bağırsak kanserine yakalanma riski çok fazladır.

Kabızlık çeşitli belirtiler göstermektedir:

Dışkıyı çıkarmakta zorlanmak, nadiren tuvalet ihtiyacı hissetmek, karın bölgesinde ve anüste ağrılar, bağırsakları boşalttıktan sonra bile “ileride bir şey kalmış hissi” baş ağrısı, halsizlik, ağız kokusu gibi belirtiler görülmektedir. Uzun süren kabızlık sonucunda hemoroid ve divertiküller oluşmaktadır.

Kabızlığın en önemli nedenleri,
1.    Az posalı ve yanlış beslenmek, aşırı yemek yemek
2.    Yeterince su içmemek, sıvı besinleri almamak
3.    Hareketsizlik
4.    Stres, gerginlik
5.    Çeşitli bağırsak hastalıkları
6.    Laksatiflerin sık kullanılması
7.    Düzenli dışkılama alışkanlığının olmaması
8.    Enzim eksikleri
9.    Zayıflama diyetleridir.

Devamını oku