Blefarit Nedir

Blefarit Nedir?
Latincede “ gözkapağı “ anlamına gelen blefarit, gözkapağının iltihaplanması hastalığıdır. Günümüzde de oldukça yaygın olan bu hastalık herkesde görülebilir. Blefarit tekrarlayabilen bir hastalıktır. Blefatrit, ön ve arka bleferit olarak ikiye ayrılır. Ön blefarit, gözkapağı ve dış bölgeleri ile kirpik diplerinde görülür. Arka blefarit ise gözkapağının göz ile temas ettiği kısımlarda görülür.
Blefaritin Nedeni Nedir?
Blefarit hastalığının ilerlemesinde gözkapağında bulunan bakterilerin çoğalması etken bir rol üstlenmektedir. Cildin çok yağlı olması ve gözkapağından gelen anormal düzeydeki yaş, burada bulunan bakterilen çoğalmasını sağlar. Bunun yanında birçok dış etken (sigara dumanı, kimyevi maddeler, ilaçlar vb.) blefarit hastalığına yol açabilir.
 Belirtileri
Blefarit hastalığı; gözde kızarıklık, sulanma, yanma hissi, batma, şişlik, kirpiklerde dökülme gibi belirtiler ile kendini göstermektedir. Blefarit, gözün görme yetisini hiçbir şekilde etkilemez. Fakat bazen gözün kornea tabakasında iltihaba ve görme sorunlarına neden olabilir.

Devamını oku

Parmak Uyuşması

Parmak Uyuşması
Parmak uyuşması genellikle işleri nedenleriyle çoğu zaman ellerini kullanan ve günlük hayattaki etkinliklerini parmaklarıyla haşır neşir olarak yapan kişilerde görülmektedir. Örneğin bilgisayar kullananlar, şoförler, boyacılar, ressamlar, tamirciler gibi kişilerde parmak uyuşukluğu sık görülmektedir.

Nedenleri nelerdir ?
Parmak uçlarımız vücudumuzda sinirlerin en yoğun olarak bulunduğu bölgelerden biridir. Buradaki adaleler ve sinirler günlük hayatta yaptığımız işlerden dolayı zarar görebilirler. Sinirlerin zarar görmesi durumundan parmaklarda hareket zorlaşır ve kimi zaman kan yollarında problemler görülebilir. Buna bağlı olarak parmaklarda uyuşma gözlemlenir.

Nasıl önüne geçilebilir ?
Örneğin günlük hayatta sürekli bilgisayar kullanan kişilerin parmakları devamlı şekilde klavye üzerinde gezmektedir. Parmak uyuşukluklarının önüne geçilmesi adına parmaklarını klavyeden çekerek bir süre dinlendirmeniz size fayda sağlayacaktır. Ev işleri yapan hanımlar için bilek kuvvetine dayalı işleri yaparken dikkat etmeleri ve çok yüklenmemeleri ayrıca uyku halinde ve yatarken bileğimizin ve elimizin üstüne yatmamaya özen göstermeliyiz. Eğer sürekli halde bu sorun yaşanıyorsa basit bir cerrahi operasyonla tedavi edilmesi zor değildir.

Devamını oku

Ağız Kuruluğu Nedenleri

Ağız Kuruluğu Nedenleri
Ağız kuruluğu günümüzde birçok kişide görülmekle beraber yanında birçok belirti ve sonucu da birlikte getirmektedir. Gün içerisinde kişinin konuşma zorluğu çekmesi, sözcükleri tam anlamıyla telaffuz edememesi, ağız çevresinde çatlamalar ve ağzın nemli yapısının kayıp olması, yediği yiyeceğin tadına varamaması, ağzında olağan dışı kötü bir tat olması, pis ağız kokusunun oluşması, yutkunmada zorluk çekilmesi, akıcı konuşamama, çiğnemenin normalden daha uzun ve güç olması teşhis koyucunun kafasında ‘ağız kuruluğu’lambasını yakar.
Bu olaylara sebebiyet veren ağız kuruluğu; yanakların, beynin ve dilaltının yeteri kadar tükürük üretememesinden kaynaklanır. Günlük tükürük üretim miktarı 1000 -1500 litre arası olan vücudun bu seviyelerin altında üretim yapması ağızda kuruluğa; dolaylı yoldan da yukarıdaki problemlere yol açar.
Sık sık su içilerek, gün içerisinde ağızın susuz kalması önlenebilir. Ayrıca şekersiz sakız çiğnenmesi, alkol tüketiminin azaltılması ve ağız bakım ürünlerinin bu doğrultuda seçilip kullanılması kuruluğun olmasına engel teşkil eden etmenlerdendir.

Devamını oku

Göz Altı Torbaları Nasıl Geçer

Göz Altı Torbaları Nasıl Geçer
Göz çevresi vücudumuzda en hızlı zarar gören yerimizdir. Göz çevresindeki derinin ince olmasının nedeni bu bölgenin tek bir kas tarafından kontrol edilmesindendir. Zamanla diriliğini, hassaslığını kaybeden bu bölge çevresinde sarkma ve morluklar meydana gelir. Buna bağlı olarak oluşan gözaltı torbaları sıvı birikimleriyle oluşur.

Gözaltı torbalarının birçok nedeni vardır. Bunlardan bazıları uyku sorunları, genetik faktörler, kötü alışkanlıklar, aşırı yorgunluk ve sağlıksız yaşamdır. Kadınlarda regl dönemi de gözaltı torbalarının belirginleşmesinde aktif rol oynayabilir. Başka ve önemli neden ise göz etrafında ki lenf sisteminin yeteri kadar çalışmaması ve temiz olmayan kanın göz çevresinde toplanıyor olmasıdır. Gözaltı torbalar önemli hastalıkların habercisi olabilir bundan dolayı torbaların büyümesi durumuna dikkat edilmesi gerekir

Devamını oku

Kıl Kökü İltihabı

Kıl Kökü İltihabı (Akne)

Canlının yağ bezlerinde oluşan bu hastalık, yağ bezlerinin dışarıya açılan kanallardaki tıkanmalarla ve kıl köklerini etkileyen bir bozukluktan kaynaklanarak oluşmaktadır. Diğer sebepleri arasında canlıda görülen uyuz, distemper ve egzama gibi hastalıklar, canlının kıl kökü iltihabına tutulmasında sebep olarak görülebilir. Ki bu hastalıklar çoğu canlıda akne hastalığının oluşumunda belirti olarak kabul edilebilir.

Canlıların devamlı sürtünme halleri varsa ve ya kimyasal maddelerin mekanik yoldan canlıdaki yağ bezlerine ve kanallarına zarar vermesi sonucunda da oluşması mümkündür. Akne en çok kısa tüylü köpekler de görülmektedir.

Hastalığı önlemek mümkündür. Fakat bir çok canlıda bu hastalık nüksedebilir. Kimi tedavi süreleri kısa sürerken kimi tedavi süreleri sekiz ay ya da bir yıla kadar uzayabilmektedir. Hastalığı önlemek için canlıların temizliğine önem göstermek gerekir. Bölgesel kir birikimlerini önleyerek hastalığın oluşmasına engel olunabilir.

Devamını oku

Tırnak Kırılması

Tırnak Kırılması
Tırnak kırılması veya soyulması belirli nedenlerden dolayı olabilir. Bu nedenler; bazı vitamin veya mineral eksikliğinden olabildiği gibi guatr hastalığının da habercisi olabilir. Eğer tırnaklar kolay kırılıyorsa öncelikle akıla vücudun ve dolayısıyla tırnakların susuz kalması getirilmelidir. Tırnak kırılması şikâyetindeki insanlar günde en az sekiz bardak su tüketmelilerdir. Bir diğer neden olan yağ veya vitamin eksikliği ancak düzenli beslenme ile aşılabilir. Eğer tırnak kırılması guatr hastalığının habercisi ise yani kişide tiroid yetmezliği, tıbbi adıyla Hipotiriodi, varsa tırnaklar kalın ve kırılgandır. Tırnak üzerinde yarıklar bulunabilir ve yavaş büyür. Tiroid fazla çalışıyorsa bir diğer deyişle zehirli guatr varsa tırnaklar yumuşaktır ve kırılabilir. Tırnaklardaki çekilme özelliği başta dördüncü ve beşinci parmaklarda olmak üzere görülebilir. Sonuç olarak tiroid hormonları tırnaklar üzerinde etkilidir ve tırnak sorunları görüldüğünde bir Endokrin uzmanına başvurarak tiroid hormonlarını kontrol ettirmekte fayda vardır.

Devamını oku

Kaş Dökülmesi

Kaş Dökülmesi
Kaş dökülmesi kişilerde farklı sebeplerden dolayı gerçekleşebilir. Kaş dökülmesine sebep olan faktör genelde net kestirilememektedir. Bu yüzden birçok yöntem denenerek, faydalı olanı bulma yoluna gidilir.
Çoğu zaman kaş dökülmesinin sebebi yanlış şekilde kaş alınması ve kaş köklerinin zedelenmesi sonucunda görülür. Buna halk arasında ‘kaş küsmesi’ de denmektedir. Bu durumda kaş tülleri zayıflayarak kaybolur. Birçok bitkisel ürünle bu yolda kaşları güçlendirmek denenebilir. Ancak çoğu zaman faydası görülmez ve kaş ekimi yoluna gidilir. Ayrıca hormonsal kaş dökülmesi de görülmektedir. Hipotiriodi denilen ter bezinin az çalışması sebebiyle, tiroid hormonunu az üretilir ve buna bağlı olarak kaşlar güçlenemez ve dökülür. Bir diğer sebebi de ‘Kaş saçkıran’ hastalığıdır. Bu hastalığa yakalanan kimselerin kaşları hızlı bir şekilde dökülür ancak sebebi genellikle bulunamaz.

Devamını oku

Dudak Şişmesi Nasıl Geçer

Dudak Şişmesi (Aft)
Dudak şişmesi nedir?

Ağız içerisinde, genellikle yanak ve dudak mukozasında, dil üzerinde, yumuşak damakta, farenkste ve diş eti üzerinde görülen; solgun, sarı/kırmızı hale ile birlikte görülen güçlü ağrı yaratan ülserleşmiş lezyonlara Dudak Şişmesi (aft) denmektedir. Sıklıkla bayanlarda görülen bu lezyon, genel olarak toplumun %20’sinde görülmektedir. Aft’a sebeb olan faktör bilinmemektedir. Ancak oluşumu hızlandıran ve ya seyrini kötüleştiren etkenler bilinmektedir. Hastalar bu etkenleri bilerek aft oluşumuna karşı önlem alabilir.

Aft oluşuma etki eden faktörler nelerdir?

Aft oluşumuna etki eden faktörlerden birkaç tanesi aşağıdaki gibidir:

• Stres: Bir çok hastalığa etki eden bu faktör aft oluşumuna da etki etmektedir. Kadınlarda regl dönemi öncesinde görülen gerginlik de bu kategoriye sokulabilir.
• Yiyecek: Ağız mukozasına zarar veren, mukozayı tahriş eden yiyecekler (turunçgil, sirke, turşu, patetes cipsi gibi) aft oluşumuna etki eden faktörler arasına alınmaktadır.
• Travma: Yanak, ağız, dil ve ya dudak ısırılmaları, yumuşak olmayan fırçaların ağzı tahriş etmesi, sert yiyeceklerin mukozaya zarar vermesi gibi durumlarda aft oluşumu tetiklenmektedir.
• Diş Macunu: Diş macunlarında köpük arttırmak için kullanılan bazı kimyasallar, ağız içersinde aft oluşumuna sebep olmaktadır.

Devamını oku

Ayak üşümesi Sebepleri

Ayak üşümesi Sebepleri
El ve ayak üşümelerinin başlıca sebebi kansızlıktır. Üşüyen el ve ayaklar, onlara giden kan damarlarının büzüşmesi ve ya bu damarların herhangi bir sebepten kaynaklanarak tıkanması ile kan gitmemesi sonucu kansız kalırlar. Kanız kalan ayaklar ise ısınamaz ve üşüme başlar.
Kan damarlarında tıkanıklık ve ya büzüşmenin sebepleri ise cilde doğru giden kan damarlarının yakınında bulunun bazı bağ dokularında gerginlik artması olabilmektedir. Bu gerginlik sebebiyle kan damarlarında bozukluk, kan damarlarındaki bozukluk ile de kansızlık ortaya çıkabilir. Bu kansızlık dolayısı ile ayaklara giden kan akışı azalır; ayakların başta renkleri pembe renkten mora döner, sonra rahatsızlık düzeltilmezse mavileşir hatta beyazlaşır Ancak bu sorun kan akımının düzeltilmesiyle tedavi edilebilir. Tedavi edilen kan akışından sonra bozuk renk geriye doğru gider. Bu ayaklarınızda zonklama hissi ve karıncalanma hissi oluşur
Ayaktaki üşüme bazen insanlar için gerçekten zor zamanlar yaşamaya sebebiyet verebilir. Sıkıntı yaşayan bu hastalar, yaz sıcağında da kış soğuğunda da kalın çorap giymek gereği duyarlar. Çünkü hava sıcak olsa da ayakları her zaman soğuktur

Devamını oku

Mantar Nasıl Tedavi Edilir?

Mantar hemen hemen vücudun her bölgesinde kolaylıkla üreyebilen ve bulaşması çok kolay olan bir canlıdır. Eğer vücudunuzun bir bölgesi mantar kaparsa mutlaka erkenden önlem almalısınız yoksa daha sonrasında tedavisi çok daha zor olabilir. Bilindiği gibi mantar hastalıkları bulaşıcı olup hem kişiye hemde yanındaki insanlara zarar verir eğer mantar kapan bir yeriniz varsa en hızlı şekilde tedavi yollarına başvurmalısınız.

Peki mantar nasıl tedavi edilir?

Günümüzde mantarı tedavi etmek oldukça kolaydır. Konusunda uzman bir hekime başvurduğunuzda size belli kremler yada haplar vererek sizi bu rahatsızlıktan en kısa süre de kurtarabilir. Krem ve ilaçların dışında nano teknoloji ile üretilen bazı çorap, iç çamaşırı ürünleri de sizi mantardan tamamen kurtarabilir. Gümüş iplik ile üretilen bu ürünler tamamen sağlıklı ve tedavi edici bir yöne sahip. Türkiye’ de henüz yeni yeni yayılmaya başlayan bu ürünler oldukça sağlıklı ve kullanıcılarını memnun ediyor. Eğer ilaçlardan istediğiniz tedaviyi almadıysanız bu ürünleri kullanmakta fayda var. Tabi bunun içinde yine öncelikle bir uzman hekime başvurmakta her zaman fayda vardır.

Devamını oku