Baldır İnceltme Hareketleri

Birçok kadının en çok sıkıntı yaşadığı vücut bölgeleri başında baldırlar gelir. Kadınlar genelde kilo almaya başladıklarında baldırlarından ve basenlerinden kilo alırlar ve bu durum kadınların vücudunu şekilsiz göstermektedir. Peki baldırlarımızı nasıl incelteceğiz ? Aslında bu sorunun yanıtı gayet basit tabi ki düzenli spor yaparak bunu sağlayabilirsiniz. Unutulmamalı ki yapılan her diyette spor yapmak en önemli basamaktır spor yapılmazsa hem vücuttaki toksit maddeler dışarı atılmaz hemde fazla yağlarınızdan kurtulamazsınız.

Peki baldır inceltmek için hangi sporları yapmak daha faydalıdır ?

Bisiklet, yürüyüş, yüzme baldır inceltmek için başvurulacak sporların başında gelir bunun dışında bacaklar için Rollerblade etkili bir spordur.

Şimdi size baldır inceltmek için bazı resimler vereceğiz aşağıdaki resimlere bakarak baldır ve bacaklarınızı nasıl incelteceğiniz görebilirsiniz. Bu resimlerdeki hareketler evinizde tek başınıza rahatlıkla yapabileceğiniz hareketler olup bu hareketleri her gün en az yarım saat kadar bu hareketleri tekrar etmeye çalışın bu hareketler hem sizi zinde tutacak hemde baldırlarınızı inceltmeye yardımcı olacaktır.

baldir_incelteme_hareketleri

Devamını oku

Bacak İnceltme Hareketleri

Bacak inceltme
Kadınların bir sorunu da bacaklarının kalın olmasıdır.Her kadın bacakları kalın diye şikayet eder.Bunun çaresi çok basittir.Fakat sabır gerekmektedir.Biraz düzenli spor ve düzenli beslenme kalın bacaklardan kurtulmanızda çok etkilidir.
Bacak inceltmek mümkün müdür?
Evet bacak inceltmek mümkündür.Fakat bunun için bir diyet listesi gerek.Bunu yapmak için en hızlı ve etkili yol, yüksek miktarda karbonhidrat ve az miktarda yağ içeren bir diyet listesi yapmaktır.
1- Günlük alınan yağ miktarını günde 30 grama düşürün.
2- Bu alınan 30 gramın en fazla 10 gramı doymuş yağ olmalıdır.
3- Et yemeden önce etlerde bulunan yağı iyice çıkarın.
4- Bol bol meyve ve sebze tüketin.
5- Esmer ekmek, makarna, pilav, fasulye ve tahıl gibi karmaşık karbonhidratları tüketmeye gayret gösterin.
Kalın bacaklara sahip olan kadınlar çoğu zaman, spor salonlarına giderler, bu problemlerini egzersizle çözmeye çalışırlar.Fakat bu çoğu zaman, bacakları inceltmek yerine daha da kalınlaştırabilir. Bu yüzden egzersizleri planlı ve abartmadan yapmak önemlidir.Yeme alışkanlıkları değiştirilmelidir.
Bacakların incelmesi için birey gayret göstermelidir.Çünkü bacak inceltmek mümkün bir şeydir.Az yağlı bir diyet programı, vücuttaki fazla yağı zaman içerisinde, yavaş yavaş azaltacaktır. Buna bacaklar da dahildir. Tamamen doğal bir işlemdir ama bir gecede olmaz bu anlattıklarımız.. Hatta haftalar bir kenara, aylarca bile bu anlatılanları uygulayın.Sonucunu sizde fark edeceksiniz.Sadece biraz sabır.

Devamını oku

Günlük Yağ İhtiyacı

GÜNLÜK YAĞ İHTİYACI

Vücudumuzun enerji ihtiyacını diğer besin öğelerinden sağladıktan sonra elzem yağ asitlerini ve yağda eriyen vitaminlerin taşınmasını sağlayacak kadar yağ aldığımızda, yetersizlik söz konusu olmayacaktır.

Günlük enerji ihtiyacının %25-30`unun yağlardan alınması tavsiye edilmektedir. 2000 kcal alan bir birey için bir günde 55-65 g yağ alması yeterli olmaktadır.
( 2000 * 25 / 100 ) = 500 kcal`yi yağlardan almak gerekir. 1 g yağ 9 kcal verdiğine göre ( 500 / 9 ) = 55 g yeterli olacaktır.

Vücudumuzun ihtiyacı olan yağın yarısını, besinlerin içinden alırız, diğer yarısını da saf yağ olarak alırız. Kan yağlarının yükselmesini önleme ve damar sertliğinden kaçınmak için ihtiyacımız olan yağların 3/4`ünü tekli ve çoklu doymamış yağlardan, ¼`ünü de doymuş yağlardan almamız gerekir. Gereğinden fazla yağ aldığımızda vücudumuzda depolanmakta ve şişmanlığa neden olmaktadır. Şişmanlık ise bir çok hastalığa zemin hazırlamaktadır.

Devamını oku

Beslenme

Beslenme alışkanlıkları;

Beslenme fizyolojik işlevine bağlı olan beslenme içgüdüsü, tüm hayvan türlerinin yaşamasını sağları. Bütün diğer davranışlar gibi bu da çok karmaşık belirleyici mekanizmalara dayanır. Bu mekanizmaları ve bunların enerji bilançosunun düzenlenmesindeki rolünü incelemek için genellikle insanlardaki nörobiyolojik temellerin hayvanlardakine benzer olduğu kabul edilerek, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerden yola çıkılır. Bununla birlikte, insanda sosyal, kültürel, eğitimsel ve psikolojik faktörler de nörobiyolojik temellere eklenir e esas mekanizmaları etkiler. Bu mekanizmalar da çeşitli nörolojik ağlar aracılığıyla birbirini etkiler.

Açlık tokluk sistemi besin alma aralıklarının temel dayağındır. Besin almaya yol açan işaret, hücrelerin hemen kullanabileceği glikozun kandaki düzeyidir. Besin alma ihtiyacı kandaki glikoz oranının değişmesiyle bağıntılıdır. İçten gelen bu işaret, yiyeceğin yarattığı olumlu dış uyarılarla (görünüş, koku vb.). birleşerek etki gösterir. İç ve dış uyarıların ortak etkisinin sonucu yemek yemektir. Hiçbir şey tüketilmediği zaman (insanda geceleri) hücrelerin enerji kaynağı olan yağ yedeklerinin harekete geçirilmesi de bir başka işarettir.

Tokluk, yemeyi durdurur ve böylelikle yenilecek miktarı belirlemiş olur. Besinlerin mide – bağırsak üzerindeki etkisi ve bununla birlikte refleks olarak ensülin salgılanması günlük besin alımını dizginleyici bir rol oynar.

Yemek yemenin sağladığı Rahatlık duygusu, besinlerin bağırsakça emilmeye başlamasından önce ortaya çıktığına göre, daha önce alınmış bir cevabın sonucu olmak gerekir.

Yenecek miktar, yiyeceğin sağladığı zevke, yani lezzete bağlı olarak bir çeşit şartlı refleksle belirlenir. Lezzet her yiyeceğe göre değişir ve yenen yemeğin besleyici niteliklerine ve sağladığı enerji yoğunluğuna bağlıdır. Beslenme aralıkları, zaman içinde sinirsel, metabolizma olaylarını etkileriyle ilişkilidir.

Devamını oku

Günlük Su İhtiyacı

GÜNLÜK SU İHTİYACI ve KAYNAKLARI

Günde ortalama 2500 cc su kaybı olduğuna göre su dengesinin korunması için vücuda bu miktarda su alınması gerekir. Bu da 8-10 bardak su demektir. Diğer bir deyişle, enerji harcanmasına göre, her kcal için yetişkinlerin, ortalama 1cc, bebeklerin ise 1.5 cc kadar su alması gerekir. Fazla protein ve tuz alınması, kusma, ishal, terleme, ateşli hastalıklar, sıcak çevrede çalışmak gibi durumlar su ihtiyacını artırır. Su ihtiyacı, su, sulu içecekler, besinler ve metabolizma sonucu oluşan suyla karşılanır. İçtiğimiz su, temiz ve mikroorganizmalardan arınmış olmalıdır. Bebeklere kaynatılıp soğutulmuş su verilmelidir. İçilecek suyun temiz olduğun şüphe ediliyorsa mutlaka 15 – 20 dakika kaynatılmalı yada klorlanarak kullanılmalıdır. Şehir suları klorlanarak kullanılabilir hale getirilmektedir. Ancak şehirden uzak kırsal bölgelerde kullanılacak su, kireç kaymağı ile evlerde klorlanabilir. Bunun için 2.5 yemek kaşığı kireç kaymağı bir litre suda eritilip iyice dinlendirilir. Üstteki klorlu berrak sıvı kısmı alınıp koyu renk bir şişeye konur. Ağzı sıkıca kapatılan bu sıvı 10 gün kullanılabilir. Kullanılacak suyun 1 litresine bu sıvıdan 5- 10 damla damlatılıp yarım saat bekletilince su kullanılabilir hale gelir.

Devamını oku

Karbonhidrat Kaynakları

KARBONHİDRATLARIN KAYNAKLARI

Karbonhidratların asıl kaynağı bitkisel besinlerdir. Şeker, reçel, bal, gazlı içecekler, kola, gazoz, hazır meyve suları, rafine besinler, kekler, bisküviler, konserve yiyecekler vb. vücutta hızla emilip kana karışan ve kan şekerini hızlı bir şekilde yükselten karbonhidrat kaynaklarıdır.

Tahıllar, kuru baklagiller, meyve, sebze, ekmek, makarna, börek, patates gibi besinler ise kana çok daha geç karışarak kan şekerini daha yavaş yükselten karbonhidrat kaynaklarıdır.

Şeker………………………………99
Bal, pekmez……………………….75
Tahıllar…………………………….73
Kuru baklagiller…….……………..55
Patates……………….…………….19

Devamını oku

Kalsiyum ve Fosforun Yetersizlik Belirtileri

KALSİYUM ve FOSFORUN YETERSİZLİK BELİRTİLERİ

Kandaki kalsiyum seviyesinin düşmesini ve yükselmesi vücut çalışması açısından tehlikelidir. Düşmesi halinde sinir ve kas çalışmasındaki bozukluğa bağlı olarak kasılmalar, yükselmesi durumunda ise kalp ve solunum yetersizliği meydana gelmektedir. Yeterince kalsiyum alınmadığında kan kalsiyum seviyesi düşer. Bu durumda paratroit hormon devreye girerek kemiklerden kalsiyumun kana geri çekilmesini sağlar. Böylece kan kalsiyum seviyesi sabit tutulmuş olur.

Paratroid hormonun salgılanmasında bir sorun yaşandığında, kandaki kalsiyum seviyesi uzun süre yüksek kalırsa, kalsiyum yumuşak dokularda spazmlar, yani kasılmalar meydana gelir. Kalsiyum yetersizliği en fazla gebe ve emzikli kadınlarda görülmektedir. Bebeğin, iskelet gelişimi için anne kanından ve kemiklerinden kalsiyum çekilir. Anne yeterince kalsiyum ve D vitamini almıyorsa, kemik yumuşaması ve diş çürükleri ortaya çıkmaktadır. D vitaminin ve kalsiyumun yetersiz alınması  çocıklarda raşitizm, yaşlılarda osreoporozis olarak karşımıza çıkar. Kolay kemik kırılmaları olur.

Devamını oku

NASIL SAĞLIKLI KİLO VERİLİR ? ? ?

NASIL SAĞLIKLI KİLO VERİLİR ? ? ?

Nasıl sağlıklı kilo verileceğini anlatmadan önce kısaca sağlıksız diyetlerden bahsedeceğiz. Bu diyetler, gazete ve dergilerde sık sık gördüğümüz ve kısa sürede çok hızlı ve fazla kilo verdirmeyi amaçlayan diyetlerdendir. Aynı zamanda da sağlığımızın bozulmasına neden olan diyetlerdendir.

Ketojenik ve çok düşük enerji içeren bu diyetler, sıvı-elektrolit dengesinin bozulmasına, kanda ürik asit seviyesinin yükselmesine ve kalbin ritminin bozulmasına neden olarak ölüme davetiye çıkarmaktadır. Protein ve yağ oranı yüksek, karbonhidrat oranı çok düşük olan bu diyetler, kanda keton cisimlerinin artmasına, ketozise neden olmaktadır.

Karbonhidrat oranı çok düşük, tek besine dayalı, vejeteryan, az yağlı ve yüksek lifli, dört temel besin grubunu içermeyen diyetler sağlıksız, uygulanmaması gereken diyetlerdir.

Sağlıklı bir zayıflama diyeti için şöyle bir yol izlenmesi gerekir:

1.    Kaç kilo verileceğine karar vermek…
2.    Kilo verecek olan bireyin günlük enerji ihtiyacını hesaplamak…
3.    Bireyin alacağı enerjiyi ne kadar azaltmak gerektiğini hesaplamak…
4.    Bireyin ekonomik özelliklerini göz önünde bulundurarak diyetinde yer alacak besinleri seçmek…

Devamını oku

NASIL KİLO ALINIR ? ? ?

NASIL KİLO ALINIR ? ? ?

Kilo almak için temel kural, alınan enerjinin harcanan enerjiden çok olmasıdır. Zayıf olan bireyin aldığı besinler artırılır, özellikle enerji değeri çok yüksek olanlar diyetine eklenir. Zayıflığın nedeni az enerji almak ise bu diyet etkili olur. Ancak zayıflığın nedeni bir hastalık veya başka bir neden ise öncelikle bu nedenin ortadan kaldırılması gerekir.

Zayıf bireyler için uygulanacak diyetin özellikleri şunlardır:

•    Fazla alınan her 7 kcal vücut ağırlığını 1 gram artırır. Diyet vücut ağırlığını haftada 0.5 kg artıracak şekilde düzenlenir. Bu da diyetin ortalama 500 kcal artırılması demektir. Kişinin bazal metabolizması çok hızlı ise bu kcal miktarı artırılabilir.
•    Hayvansal kaynaklı protein alımı artırılmalıdır. Kilogram başına 1,5 gram olmalıdır.
•    Fazla enerji alımına bağlı olarak vitamin ve minerallerin alımı da artırılmalıdır.
•    Karbonhidratlardan özellikle şekerli besinlerden bolca yararlanılmalıdır.
•    Öğün sayısı artırılmalıdır.
•    B-1 vitamin iştah açıcı özellik taşıdığından, bu tür vitamin içeren kuru yemişler ve besinler alınmalıdır.
•    Şekerli sıvı alımı artırılmalıdır.
•    Her besin grubundan yararlanılmalıdır.

Günlük enerji harcaması 3000 kcal olan zayıf bir bireyin diyeti 3500 kcal olmalıdır.

Devamını oku

ALERJİ ve DİYET

Hastanın öz geçmişinde saptanan bazı besinlerin alerjik reaksiyona neden olduğundan şüphe ediliyorsa bu şüpheli besin diyetten çıkarılarak eliminasyon diyeti uygulanır.
4-8 günde süreyle diyetten çıkarılan şüpheli besinler, sonra teker teker diyete eklenir ve alerjik reaksiyona yol açan besin veya besinler 3-6 ay gibi bir süre verilmez. Bu süreden sonra alerjiden besin az miktarda verilir ve alerjik belirtiler gözlenir. Besin tekrar alerji yapmayabilir, ancak bu besinin alerjisi ömür boyuda olabilir.
Alerjiden olduğu saptanan besinin daha sonraki denemelerinde hazırlama ve verilme şekil değiştirmelidir. Süt ve yumurta çiğken daha Alerjen özellik gösterirken pişirilerek verilir. Tolere ettikçe miktar artırılır. Her denemede Alerjen özellikle gösteren besin, diyetten çıkarılarak yerine eş değer besin öğesi içeren başka besinler etlenir. Örneğin, yumurta alerjisinde yumurta çıkarılıp daha çok et ilave edilir. Sık görülen süt veya süt proteini alerjisinde ise süt çıkarılıp peynir ve yoğurt miktarı artırılır.
Bir tür solunum yolu alerjisi olan astımda, bronkospazm oluşturulabileceğinden  soğuk yiyecek ve içecekler verilmez, oda ısısında bekletilir. Bu hastalar azar azar, sık sık beslenir.

Devamını oku