Makattan Kan Gelmesi

Çok hassas bir bölge olan makattan kan gelmesi durumu çoğu insanın başına gelebilecek bir sağlık sorunudur. Bilindiği gibi makattan kan gelmesi bazı durumlarda bazı kötü niyetli hastalıkların habercisi olabilir bu durum eğer devamlı tekrar eden bir durumsa mutlaka bir uzman hekime danışmanızda fayda vardır. Dışkılama sırasında eğer bağırsaklarınızı çok fazla zorlarsanız veya yediğiniz yiyeceklere çok fazla dikkat etmezseniz bazı durumlarda makattan kan gelebilir buda sizin bağırsaklarınızdaki bazı damarları çatlatmanızdan dolayı kaynaklanabilir fakat durum her zaman böyle olmayabilir eğer bu durum sürekli tekrar eden bir durum ise bu bazı hastalıkların göstergesi de olabilir.

Bu duruma sebebiyet verecek hastalıkları açıklarsak eğer;

  • Kolon kanseri hastalığı
  • Hemoroid (Basur)
  • Makat ağzında oluşmuş çatlaklar
  • Bağırsak sarkması hastalığı
  • Dışkı kaçırma hastalığı
  • Kaşıntılı makat hastalığı
  • Cinsel yollarla bulaşan bazı hastalıklar

Yukarıda sayılan hastalıklar dışkılama sırasında makattan kan gelmesine sebebiyet veren hastalıklar arasında ilk akla gelenlerdir eğer bu durum sizde devamlı tekrar ediyorsa mutlaka tanı için uzman bir hekime görünmeli ve hastalığınızın ne olduğunu öğrenip buna göre bir tedavi sürecine tabi olmalısınız.

Tanı olarak birbirine çok benzer olan bu hastalıklar için hastaların mutlaka doktorların gözetiminde bir tedavi sürecine girmesi gerekmektedir kendi başınıza yada çevreden danışarak eczaneye gidip ilaç almanız tedavi olmanızı sağlamaz aksine tedavinizi geriletecektir bu tarz bir rahatsızlığınız varsa mutlaka uzman bir hekim gözetiminde tedaviye başlamanız sizin için en doğrusu olacaktır. Unutmayın ki her hastalığın tedavisi erken tanı ile çok yüksek oranda mümkündür bu yüzden kendi kafanıza göre ilaç yada tedavi süreçleri uygulamanız sizin için zararlı bir süreç olacak ve hastalığınızın daha da ilerlemesine sebebiyet verecektir.

Sağlıklı ve mutlu günler dileği ile.

Devamını oku

Gastrit

MİDE YANKISI (GASTRİT)

Gastrit midenin iç yüzünde bulunan mukoza tabakasının iltihaplanması durumuna denir. Özellikle erişkinlerde ileri yaşlarda olmak üzere genel olarak sık görülen bir rahatsızlıktır.

1)Gastrite papatya çayı gayet iyi gelmektedir.

2) 2 Tutam nane nane 1 cezve suda kaynatılıp elde edilen ilaç günde 6 saat arayla 4 kez içilmelidir.

3)1 Fincan suya 1 çay kaşığı meyan kökü tozu karıştırılarak 8 saat arayla günde 3 defa içilmelidir.

4)Önce 20’şer gram oğulotu ve 20 gram kadarda nane karıştırılır.Ardından bu karıştırdığımız bitkilerden 2 çay kaşığı kadarı 1 fincan suda kaynatılıp 15 dakika demlenilerek ılık olarak günde 8 saat arayla 3 defa 1 bardak içilir.

5)1 tatlı kaşığı kantoron 1 su bardağı kaynamış suya konularak yarım saat kadar bekledikten sonra süzülür ve içilir

6) Papatya,rezene tohumu ve Frenk kimyonu tohumu her birinden 35 gram olacak şekilde 1 litre suda kaynatılıp günde 8 saat arayla içilir.

Devamını oku

Yüksek Ateş

Hipertermi (Yüksek Ateş)

Dereceyi koltukaltına koyup yaklaşık 5 dakika kadar beklettikten sonra ateş eğer 38 ve üstünü gösteriyosa bu yüksek ateş kabul edilir.

Yüksek Ateş Nasıl Düşürülür

1)4 tatlı kaşığı turunç çiçeğini 3 bardak suya atılarak kaynatıldıktan sonra elde edilen mayiyi süzülerek ,günde ortalama 6 saat arayla 1 kahve fincanı içilir.

2)1 litre suda 1kilogram portakal kabuğu kaynatılıp süzüldükten sonra 6-8 saat arayla 1 çay bardağı içilir

3)Önce 1 adet limonun yarısı rendelenir.Ardından 3 tutam nane ve rendelenmiş limon 1 cezve suda kaynatılıp süzüldükten sonra (isteğe göre bal yada şekerle tatlandırılabilir) 4-5 saat arayla içilir

4)1 Bardak suya yaklaşık 1 tutam kadar kınakına karıştırılıp sıcak bir şekilde içilir.

5) 1 Litre suya 5-10 gram kurutulmuş pelinotu çiçekleri ve yaprakları konarak kaynatılır.Bu mayiden günde 3-4 kez 1 çay bardağı içilir.

Devamını oku

Bağırsak Gazlarının Nedenleri

Bağırsak Gazları Nedenleri Ve Hazımsızlık

Hazımsızlık, bir beslenme bozukluğunun sonucu oluşmakla birlikte; bir sindirim sistemi hastalığının da işaretçisi olarak bilinmektedir. Besinler içerisindeki hava tanecikleri, besinlerle birlikte mideye geldikten sonra, sindirim olduktan sonra bağırsaklara geçer. Burada gazlar bağırsağa geldiği için hastalık için sorun teşkil eder ve bağırsak gazı oluşmuş olur.

İşte Bağırsak Gazlarını Gideren Bitkiler ve Bitkisel Çözümler
1)1 Tutam papatya,1 tutam nane ve 3 tutam adaçayı 1 litre suya konulup kaynatıldıktan sonra meydana gelen ilaç pekmez ile tatlandırılarak günde birkaç sefer içilmelidir

2) 1 Su bardağı kadar kaynar suya 1 tatlı kaşığı kadar anason atılıp karıştırıldıktan sonra hafif tatlandırılarak içilmelidir.

3)5-10 gram acıağaç 1 litre suya konulup yemeklerden sonra 1 tatlı kaşığı kadar içilmelidir

4)2 Tutam biberiye 1 litre suya konup kaynatıldıktan sonra yemeklerden sonra yarım fincan içilmelidir.

5)1 Litre suya 50 gram kadar anason tohumu konup kaynatıldıktan sonra 8 saat arayla günde 3 defa 2 hafta süreyle içilmelidir.

6)Kediotu,papatya,nane,Frenkkimyonu ve rezene tohumlarının her birinden 20 şer gram karıştırılıp bu karışımdan yaklaşık 2 çay kaşığı kadar alınarak bir fincan kaynar suda 15 dakika demlendikten sonra 6 saat arayla günde 4 kez içilmelidir.

Devamını oku

Bağırsak Kurtları

Bağırsak Kutları

Bağırsak kurtları, insan vücudunda parazit olarak yaşayan canlı türüdür. Bunlara bağırsak solucanları da denmektedir. Genellikle 5 grupta toplanırlar.

Bağırsak Kurtları Çeşitleri

- Kancalı kurtlar
- Yuvarlak kurtlar
- Şerit
- Kıl kurtları
- Kamçı kurtları

Bağırsak Kurtları İçin Tavsiyeler

1)Sinameki papatya ve pelinotunun her birinden yaklaşık 30 ar gram karıştırılarak bir fincan kaynar suya 2 çay kaşığı atılıp 10 dakika kadar demlenir ve bu mayiden her gece yatmadan 1 fincan içilir

2)50 Gram kurutulmuş soğulcan otu bal yada pekmezle karıştırılarak yenir.3 gün sonra bu uygulama tekrar edilir. Askarise ve kıl kurdlarına karşı gayet etkili bir tertipdir

3)2 Tutam eğreltiotu 1 litre suda kaynatılarak süzülüp günde 8 saat arayla bir fincan içilmeye devam edilirse bilhassa şeritler üzerinde etkili olur.

4)3 Tutam pelinotu 1 litre suda kaynatılıp süzüldükten sonra günde 6 saat arayla 1 kahve fincanı içilmeye devam etmelidir. GEBELERDE DÜŞÜĞE SEBEP OLABİLECEĞİ İÇİN GEBELER KULLANMAMALIDIR.

Devamını oku

Nefes Darlığı

Nefes Darlığı

Solunum güçlüğüne neden olan ve hastanın nefes alıp vermesini zorlaştıran bir durumdur. Yaşlı insanlarda, kadınlarda, şimanlarda ve durağan bir hayatı olan kişilerde solunum gereksinimi daha fazladır. Normal bir insanda solunum, 12 ve 15 ritmik hareket arasında olmaktayken, bazı hastalıklardan dolayı farklı özelliklerde nefes darlığı biçimleri görülebilmektedir.
Nefes darlığı problemi fizyolojik açıdan normal durumlarda görülmesinin yanı sıra, solunum sistemi ve kan hastalıklarında da görülmektedir. Nefes darlığının şiddeti kişiden kişiye değişmekte olup, kişilerin hafif ya da şiddetli nefes darlığı olabilmektedir. Bu durumda yapılması gereken en önemli şey ise en yakın zamanda bir doktora gitmek ve şikayetlerinizi açık biçimde ifade etmek olacaktır.
Nefes darlığına yol açan hastalıklar arasında; kronik bronşit, akciğer kanseri, verem, akciğer embolisi, zatürre, astım, plörezi, bronşektazi, meslek hastalıkları, akciğer fibrozu, akciğer ödemi, kalp yetersizliği, enfarktüs, koroner damar hastalığı, kalp ritim bozuklukları, kalp zarı hastalıkları, kalp kapak hastalıkları, kansızlık ve panik atak gibi hastalıklar yer almaktadır.

Devamını oku

Kas Sistemi

İskeletin üst kısmını sararak vücuda biçim veren ve kasılıp gevşeyerek hareket etmenizi sağlayan dokuya kas denir. Bu kasların oluşmasını sağlayan ipliksi yapıya da kas lifi denir. Kas lifleri biraraya gelerek kas demeti anlamında olan kalın iplikleri meydana getirir. Kasların kemiklere tutunabilmesini gerçekleştiren ise tendon yani kas kirişidir. Kasılan kaslarınız kısalır, sertleşir ve şişer. Gevşeyen kaslarınız ise uzar, yumuşar ve incelir. Bu kasılıp gevşeme de eklemlerde hareketi oluşturur. Beyinden gelen sinir uyaranlarını alarak kasılan kaslar, bu kasılma sırasında fazla enerji harcarlar. Sinir, kas, iskelet ve eklem sisteminin birlikte çalışması sonucu hareket meydana gelir. Kaslar bulundukları, çalışma şekillerine ve renklerine göre 3′e ayrılır. Bunlar; çizgili kas, kalp kası ve düz kastır. Hareket sisteminizin sağlıklı olmasını istiyorsanız eğer mutlaka dengeli olarak beslenmelisiniz. Kaslarınızın gelişmesi ve güçlenmesi için protein almalı, süt içmeli ve çok ağır ve ani hareketlerde bulunmadan düzenli olarak spor yapmalısınız. Kemiklerinizin iyice gelişmesini ve sertleşmesini sağlamak için ise fosfor, kalsiyum ve D Vitamini almalısınız.

Devamını oku

Domuz Gribi Nedir

Domuz gribi, son zamanlarda çok sıkça duyuyoruz. Görsel ve yazılı medyada nasıl yayıldığı, insandan nasıl bulaştığı berlili korunma taktikleri veriliyor. Ama şimdiye kadar Domuz gribi nedir  gibi sorular pek sorulmadı. Hatta sağlık bakanlığının herşey elinizde gibi reklam kampanyalari bile başlattı.

Domuz gribinin diğer adı H1N1.  Peki virüs ortaya nasıl çıktı. 2 bulaşıcı virüsün bir domuz üzerinde mutasyona uğraması ve bir domuzdan insana geçmesine dayanıyor.Bulaşma riski çok yüksek.  Havada bir kristal halde 72 saat, elden yada tokalaşmadan geçebilen bir virüs. Bakanlığın, tokalaşmayın ve hapşırırken direkinizi büyük öyle hapşırın uyarıları işe yaramış gibi çoğu insan artık eskisi gibi toklaşmakdan vazgeçmiş durumda.

Devamını oku

Bel Fıtığı

Bel Fıtığı ,Bel Fıtığı belirtileri ve Bel fıtığı tedavisi

Belimizde 5 tane omur kemiği bulunmaktadır. Omur kemikleri arasında da disk denilen kıkırdak yapılar bulunur. Bunlar, özelleşmiş bir bağ dokusu aparatadır ve omurganın direncine, hareketliliğine ve zorlamaya karşı dirençli yapmakta, omurgaya gelen darbelere karşı koyulmasına ve kuvvetin etrafındaki organlara dengeli olarak dağılmasını sağlar.
Bel fıtığı, beldeki omur kemikleri arasında bulunan bu disklerin fıtıklaşması ile oluşan rahatsızlıktır. Disklerin içe bakan tarafında jöleye benzer yumuşak bir bölüm, dış kısmında daha sert bir fibröz tabaka, omur kemiklerine bakan tarafında ise iki tarafta da son-plak denilen kıkırdaklar bulunmaktadır. Dıştaki tabakanın bütünlüğünün bozulmasıyla içerideki yumuşak bölümün dışarıya doğru ilerlemesine fıtıklaşma denmektedir. Fıtıklaşan, dışarıya doğru ilerleyen disk, omurilik kanalı içerisinden veya kendisinin arka-yan bölümünden geçmekte olan sinirlere bası yapar ve hastalık böylelikle şiddetli ağrı vermek suretiyle kendisini ortaya çıkarır .

Bel Fıtığında Cerrahi Tedavi Nasıl Yapılır?

Nöroşirürji uzmanı kesin olarak ameliyat olmanız gerektiğini söylerse, artık ameliyatı ertelememek gerekir. Çünkü erteleme neticesinde, hele kanal da darsa bazen felce kadar giden geri dönüşü olmayan sorunlar ortaya çıkabilır. Fakat zamanında yapılan, uygun ve yeterli bir cerrahi müdahale bel fıtığı rahatsızlığı olan kişiyi iyileştirebilmektedir.
Bel fıtığı ameliyatlarında dar ve derin bir sahada, sinir kökleri gibi çok hassas yapıların çevresinde cerrahi müdahale yapıldığı için görüntüyü büyüterek çalışmanın yanı sıra hasarlı bölgenin iyi aydınlatılması da önem taşımaktadır. Bu nedenle cerrah bütün tedbirleri alarak operasyon ekibini sağlam tutmalıdır.
Operasyon bu şekilde yapılırsa, sinirler ve çevre dokular görüntü alanına büyütülmüş ve iyi bir şekilde aydınlatılmış olarak görülmekte, kontrollü şekilde operasyon sürdüğü için gereksiz kanamalar olmamakta, daha güvenli, temiz ve estetik, dokuların yapısını bozmadan, hatta ameliyattan sonra dikiş aldırmaya dahi gerek olmayan, hasta için kolaylıklar sağlayan bir cerrahi operasyon ortaya çıkmaktadır.

Operasyonun, senelerce beraber çalışmış ve spinal cerrahi alanında kendini ispatlamış tecrübeli bir cerrah, asistan doktor, anestezi uzmanı doktor, hemşire ve teknisyenden oluşan aynı ekip tarafından yapılması hasta açısından avantajlıdır. Çünkü bu ekipler binlerce ameliyat yapmış olup mükemmel bir ekip uyumunu cerrahi operasyona yansıtmakta ve hasta için yüzgüldürücü sonuçlar açğıa çıkarmaktadır.
Operasyon sırasında hasta normalde yüzüstü yatmış (prone) pozisyonda bulunmalıdır.Çeşitli nedenlerden dolayı bu şekilde yatamayan hastalarda olabilir. Bu hastaların ameliyatı yan yatar pozisyonda gerçekleştirilmektedir.

Cerrahinin amacı, sinirler üzerindeki basıyı ortadan kaldırmak, hastanın şikâyetlerini gidermek yani kısaca hastanın yaşam kalitesini yükseltmektir.

Bugüne kadar ciltten girmek suretiyle (perkütan) pekçok farklı yöntem denenmiştir. Farklı yöntemler üzerinde de halen çalışmalar sürdürülmektedir. Cerrahi müdahale tarzı yaklaşımlarda önümüzdeki yıllarda önemli gelişmeler olması merakla beklenmektedir.

Disk, endoskopik metodla da boşaltılabilmektedir. Ayrıca mikrocerrahi metod ile endoskopik metodu birleştiren mikroendoskopik metod da giderek daha yaygın bir hal almaktadır.

Devamını oku

Safra Kesesi

Safra Kesesi

Vücudumuzda birçok önemli eleman bulunur. Bunlardan birisi olan safra kesesi karaciğerden salgılanan safranın toplandığı, karacigerin alt kısmında bulunan, şekil itibariyle torbaya benzeyen organdır. Bu kesenin görevi ise safrayı depolayıp, yoğunlaştırmak, ve gerekli periyodlarda oniki parmak bağırsağına safra salgılamaktır. Safranın vücuttaki en önemli işlevlerinden birincisi, yağları çok sayıda küçük parçacıklara ayırmak, ikinci işlevi, yağ sindiriminin son ürünleri ile yağda çözünen vitaminlerin yani A, D, E, K vitaminlerinin vücutta emilimine yardımcı olmaktır… Diğer bir önemli işlevi ise, kanda önemli yıkım ürünlerinin atılmasında görev almaktır. Safradan aşırı miktarda tuz ve su kaybı safraya aşırı çökelme ve yoğunlaşmaya bağlı safra taşları oluşabilir. Safra kesesi, safra taşları veya başka nedenlerle tıkanırsa safra ince bağırsağa dökülmez ve safra pigmenti karaciğer veya safra kesesi tarafından tekrar emilerek kan dolaşımına karışır. Böylikle “sarılık” adı verilen hastalığa neden olur. Sonuçta; Deri ve göz akı sarı bir renk alır.

Devamını oku