Distimi Nedir?

Distimi Nedir?
Distimi uzun süre devam eden umutsuz, duyarlı, endişeli ve huzursuz olma eğilimidir. Hastada mutluluk hali görülür ama bu kısa bir süre içindir. En ufak bir olayda -önemsiz bir olay da olsa- kişi yine umutsuzluğa ve çaresizliğe bürünür. Genellikle sinsi bir şekilde ilerleyen bu hastalığın teşhis edilmesi güçtür. Çocuklukta başlayan distimi minimum 2 yıl devam eder. Kişi bu depresif durumları öyle kabullenir ki bunun kendi kişiliğinin bir parçası olduğunu düşünür. İşte hastalığın sinsi olma nedeni budur.
Distimi hastalığının belirtileri:
• Kararsızlık
• Yoğunlaşamama
• Yoğun ümitsizlik duygusu
• Bitmeyen bir yorgunluk hali
• Uyku düzeninde bozukluk
• Düşük benlik algısı
• İştah azalması ve ya artması
• Hayattan zevk alamama
• Sosyal hayattan kaçma
• Mükemmeliyetçi olma
Hastalığın tedavisi psikoterapi ve ilaçlarla olur. Düzenli bir tedaviyle hastalıkta gözle görülür bir düzelme yaşanacaktır. Tedavi sırasında antidepresan kullanılması tedaviyi olumlu yönde etkileyecektir. Bu ilaçların en az iki yıl süreyle kullanılması gerekmektedir. Eğer hasta ilaç tedavisine cevap vermiyorsa kişiye uygun olan psikoterapi yöntemi kullanılmalıdır.

Devamını oku

KARACİĞER KANSERİ

KARACİĞER KANSERİ

Karaciğer kanseri; karaciğerdeki hücrelerin olağanın dışında büyümesi ve işlevlerini yerine getirememesinden meydana gelir. Bu tür büyümeler sonucu karaciğerde tümörler baş gösterir ve bu oluşumlar karaciğer kanserini tetikler.
Karaciğer kanseri; karaciğerin kendisinde meydana gelebileceği gibi başka organlardan da karaciğere sıçraması sonucu ortaya çıkabilir. Karaciğerin kendi içinde tümör oluşumu mevcutsa bu tür kanserlere’’Primer Karaciğer Kanseri’ ’adı verilir. Eğer tümör başka organlardan karaciğere nüksettiyse bu türe de ‘’Sekonder Karaciğer Kanseri‘’ adı verilir.
Primer karaciğer kanseri organın tümünü kaplayıp etkisi altına alabilir veya organın belli bir bölümünde de etkin olabilir. Sekonder karaciğer kanserinde ise sıçramanın neden olduğu en yaygın organlar göğüs, akciğerler ve kalın bağırsaktır.
Bu türdeki kanserlerde belirtileri sarılık, aşırı gaz çıkarma, yorgunluk, mide bulantısı ve beraberinde istifra etmek, karında şişkinlik gibi sorunlarla karşılaşılmasıdır.
Karaciğer kanserini hepatit c - b enfeksiyonları ve sirozun tetiklediği de bilinmektedir.
Bu kanser kemoterapi, radyo terapi, kriyoterapi ve cerrahi müdahalelerle tedavi edilebilmektedir. Erken teşhis sonucu hastanın iyileşme süreci daha da kısa bir zaman dilimine yayılır.

Devamını oku

Sıcak Su Yanık Tedavisi

Sıcak Su Yanık Tedavisi

Yanıklar geniş ve büyük olduklarında hayati tehlike riskleri olabilir. Böylesi durumlarda hasta, tam teşekküllü bir yanık merkezine ya da tam teşekküllü bir hastanenin acil servisinde tedaviye alınması gerekmektedir. Sıcak su yanık tedavisi zamanında yapılmazsa, fizyolojik bozukluklarla ve kasılmalarla sonuçlanabilirler.
Olası Bir Yanık Olayında Yapılması Gerekenler Nelerdir?
 Yanan bireyi acil bir şekilde yakıcı etmenden uzaklaştırmak.
 Yanan bölgeleri soğuk su yardımıyla beş ile on dakika arasında yıkamak ve bölgeyi soğuk suyun içine sokmak.
 Yanmış bölgelere ilkel tedavi yöntemlerini uygulamayınız. (Yoğurt vb. şeyler sürmeyiniz.)
 Yanık yarasının üzerinde bulunan bülleri (baloncuk) patlatmayınız.
 Yanık derecesi yüksek ise hastaya mutlaka psikolojik destek verilmelidir.

Devamını oku

Kıl Dönmesi Ameliyatı

Kıl Dönmesi
Kişilerde kıl dönmesi özellikle kaba et etrafında görülmektedir. Bu kaba et etrafındaki boşluklar arasında oluşan kıl dönmesinin başlıca sebepleri şunlardır: Sürtünme ve yanlış oturma şekli. Bu oturma şekli sonucunda, vücudumuzda küçük ve minik delikler açılmaktadır. Bu deliklerden içeri giren ve ya deri altına giren kılların da dışarı çıkamayarak bulundukları yerde enfeksiyon, apse, akıntı, kaşıntı ve pis kokulu ıslıklara sebep olurlar. Bu bozuklukların görülmesi durumunda kronik hale gelmiş bir kıl dönmesi hastalığı oluşumu gözlemlenir. Bu hastalık asla doğuştan olmaz, yazının başında bahsettiğimiz gibi oturma şekilleriyle sonradan oluşumu gözlenir.

Kıl dönmesi hastalığının tedavisi çok erken dönemde fark edildiyse ilaç ile tedavi edilebilir. Eğer hastalıkta ileri döneme gelindiyse ameliyat edilerek tedavi yoluna gidilir. İki türlü ameliyat şekli vardır. Açık ve kapalı ameliyat… Açık ameliyatta açılan yara kapatılmazken kapalı ameliyatta açılan bölüm dikişle kapatılır.

Devamını oku

Göz Tansiyonu Belirtileri

Göz Tansiyonu Belirtileri (Glokom)

Göz içindeki basınç artışına Göz Tansiyonu yani Glokom denmektedir. Beden tarafından gözün beslenmesi, göz için bulundurulan bir sıvı tarafından gerçekleşmektedir. Gözün beslenmesi olayı gerçekleşirken diğer bir yandan bazı kanallar yardımıyla bu sıvı dışarıya atılır. Bu kanallarda tıkanıklık meydana gelmesi sonucu bu sıvı dışarıya atılamaz. Boşaltılamayan sıvı gözün içindeki basıncı arttırır. İşte bu basınç artışı Göz Tansiyonuna sebep olmaktadır.

Belirtleri nelerdir?
Erken dönemde Göz tansiyonu sıklıkla fark edilmez. Hastalık yavaş ilerler ve görme bozukluğunun çevreden merkeze doğru gerçekleşmesi sebebiyle, belirli görme alanında net bir farklılık oluşmadığından hasta tarafından bozukluk fark edilemez. Ancak erken teşhis konulursa glokomun ilerlemesi durdurulabilmektedir. Bunun için de iyi bir göz muayenesi yapılması gerekmektedir.
Glokomda nadiren de olsa bulantı, kusma, ağrı ve görmede bulanıklık yaşanabilir. Bu nadir duruma ‘Açı kapanması göz tansiyonu’ denir ve sıklıkla rastlanmadığı için diğer glokom hastalarında bu duruma rastlanmamaktadır.

Devamını oku

Çok Uyumanın Nedenleri

Çok uyumanın nedenleri
Günümüzde iş hayatı, okul hayatı hatta ev hanımları için ev hayatı giderek zor hale gelmektedir. İş hayatında kişiler, günlük hayatta teknolojinin de gelişmesiyle kendilerine kolay yöntemler bularak hayatını kolaylaştırma yöntemine gitmeye çalışırken artan seçenekler içersinde kaybolarak kendilerini daha zor bir durumda bulurlar. Bilgi ve eğitim seviyesinin arttığı şu yıllarda öğrencilerin görevleri de bir hayli artmıştır. Ödevlerini yetiştirmek isteyen öğrenciler gecelere kadar uyanık kalmaktadır. Bu tip durumlarda uyku düzenimiz bozulur ve uyuma sorunları başlar.
Uyku düzeni kişinin gün içersinde aktif rol oynayabilmesi ve dinç bir şekilde güne uyana bilmesi için büyük önem arz eder. Gece saat üç ve ya dört sularında uyuyan ve sabah yedi ile sekiz arasında uyanan kimseler için uyku yetersiz gelebilir. Bu durumda gün boyunca kendilerini uykusuz hissederler. Ertesi gece ise uyuduklarında yorgunluk hat safhada olduğu için uyanmakta güçlük çekerler. Uyku düzeni olmayan kişiler çoğu zaman uzun uykular uyumaktadırlar.
Bazı psikolojik sebeplerde vardır çok uyumanın nedenleri arasında. Örneğin depresyonda olan bir kişiyi ele alalım. Hayat ona gitgide zor gelmektedir ve uyandığı günü yaşamayı hiç istemeyecektir. Şu halde uykudan uyanmayı hiç istemez ve uzun uykular geçirir. Eğer uzun uyku uyuyor ve uyanmakta zorluk çekiyorsanız kendinize sormanızı tavsiye ederiz. Uykuyu mu seviyorsunuz, yaşamınızı mı sevmiyorsunuz? Günlük aktivitelerinizi arttırıp hayatınızı zevkli bir hale sokarak uykudan uyanma isteğinizi çok daha kolay oluşturabilirsiniz.

Devamını oku

Sağlığımızı Korumak İçin Yapılması Gerekenler

Sağlığımızı Korumak İçin Yapılması Gerekenler

Sağlıklı bir hayata sahip olabilmek için yaşam tarzına dikkat etmek gerekir. Vücudun hassas bir yapısı vardır. vücut güçlü olmazsa direnci kaybolur. Buda vücudun çok kolay bir şekilde hastalanmasına neden olur. Sağlıklı bir hayat için öncelikle sporla uğraşılmalıdır. Ayrıca yürüyüşler, sağlıklı beslenme, stresten uzak durma, sigara, içki ve uyuşturucu türü maddelerden uzak durmak gerekir. Ama bunların yanında en önemlisi tehlikeli hastalıklara karşı çocukluk döneminden başlayarak tüm yapılması geren aşıların yapılması gerekmektedir.. Mesela verem, tetanos, çocuk felci, vb gibi rahatsızlıklara karşı mutlaka aşı yapılmalıdır. Ayrıca düzenli olarak bir doktor gitmek ve çek hap yaptırmak sağlıklı bir hayata sahip olmanın yollarından bir tanesidir.

Sağlıklı bir hayat için başka yollarda vardır. bunları sıralamak istersek:
• Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir.
• Düzenli olarak sağlık taramasından geçilmelidir.
• Stresten uzak durulmalı
• Çeşitli mikroplardan korunmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için aşılama yapılmalıdır.
• Kulağa yabancı madde sokulmamalı ve yüksekselse müzik dinlememeliyiz.
• Yere tükürmek ağız,boğaz ve solunum yollarındaki mikropların çevreye yayılmasına neden olacağından yere tükürmemeye özen göstermeliyiz
• Öksürürken ve hapşırırken temiz bir mendille ağzımızı kapatmalıyız.
• Ellerimizi sık sık yıkamalıyız
• Madde bağımlılığından uzak durmalıyız.

Aslında tek yapmamız gereken düzenli ve sağlıklı bir hayat sürmek. Sağlıklı bir hayat için de tek yapılması gereken ufak ama etkili yöntemlerle sağlımızı korumaktır. Bu yöntemler ufak olabilir ama gerçekten faydalı ve yapılması gereken yöntemlerdir. Mesela diş fırçalamak ağız sağlı açısından önemli olduğu kadar vücut sağlığı açısından da önemlidir. çünkü dişleri fırçalamak ağızdaki mikropların vücuda yayılmasını engelleyecektir. Görüldüğü gibi küçük ama sağlıklı bir yaşam için çok önemli bir durudur.

Devamını oku

Sağlıklı Giyinme

Sağlıklı giyinme

Giyinirken her insan çok güzel giyinmek ister.Kusursuz bir giyim çokta zor bir şey değildir.Aşağıda sizler için hazırladığımız makaleyi okuduktan sonra bize hak vereceksiniz.Sadece uymanız gereken 1-2 madde.Bundan sonra sizde sağlıklı giyinebileceksiniz.

Giyinmek, vücudun kötü dış etkilerden korunmasına yardımcı olur.Giyinirken sağlıklı, sağlığa uygun olması önemlidir.Sağlıklı giyinilirken önem gösterilmelidir.Giysilerin, iklim, mesleğe göre giyinme, vücut yapısına göre seçilmesine uygun giyim denir.Sağlıklı giysilerin şu özelliklere sahip olması gerekir.

• Giyinirken, giysilerin kumaşı kaliteli olmalıdır.Yazın terletmemeli, kışın üşütmemelidir.Hava şartlarına uygun olmalıdır.
• Giysiler özenle yıkanmış ve ütülenmiş olmalıdır.
• Yazın güneş ışınlarının çoğunu yansıtan açık renklerde ve kışın ışınlarını emen koyu renklerde giyecekler tercih edilmelidir.
• Giysilerin genişliği de çok önemlidir.vücudu sıkmamalıdır.Serbest harekete engel olmamalıdır.
• Giyinirken, ucuz ve dayanıksız , gösterişli olanları almak yerine daha uygun fiyata dayanıklı sağlıklıklı kıyafetler tercih edilmelidir.
• Giysiler dışardan gelen mikrobu, çamuru , kir gibi etkenlerden vücudu uzak tutmalıdır.
• Çoraplar kışın yünlü, yazın ince terletmeyecek şekilde seçilmelidir
• Ayakkabılar temiz ve boyalı olmalıdır.
• Ayakkabıları alırken su geçirmemesine dikkat etmelisiniz.
• Ayakkabılar yürürken ayağı sıkmayacak ayağı tam kapsayacak şekilde olmalıdır.

Devamını oku

Adet Gecikmesinin Nedenleri

Her kadın ayda bir kez adet yani regil dönemine girer bu süre genel olarak 28 gün olarak nitelendirilir. Diğer bir değişle sağlıklı ve sorunu olmayan bir kadın 28 günde bir regil dönemine girer. Birçok kadında bu süre bazen öne çekilir ya da ertelenebilir ve sürede oluşabilecek bazı ertelemeler ya da öne çekilme durumlarında kadınların telaşa düşmemeleri gereklidir çünkü belirtildiği gibi bu bazen değişiklik gösterebilecek bir olgudur. Adet gecikmesine en çok sebebiyet veren durumları sıralarsak eğer;
• İklim Değişiklikleri
• Aşırı stres
• Bir yakınını kayıp etme
• İşini kayıp etme
• Mekan değiştirme
Vb nedenler başlıca olarak sayılabilir.

Bunlar gibi üzücü nedenler beyinin bilinçli kısmını etkileyerek hipotalamus denilen bir bölgenin işlevini tam olarak yapamamasına neden olmaktadır. Buda adet gecikmesinde etkili olup kadınların adetlerinin gecikmesine sebep verebilmektedir. Düzenli olarak adet gören bir kadında eğer adet görmeme durumu varsa bunun bir diğer nedeni de gebelik olabilir ve bu durumu öğrenmenin en etkili yolu da mutlaka bir gebelik testi yaptırmaktır kendi kendinize gebe olduğunuza karar vermek pek sağlıklı bir durum olmayabilir bu yüzden mutlaka bir gebelik testi yaptırmakta yarar vardır. Belirtilen durumların dışında da yani bazı hastalıklar da sizin regil olmanızı engelleyebilir yada adet düzeninizi bozabilir eğer ciddi bir sorununuz olduğunu düşünüyorsanız konusunda uzman bir hekime başvurmanız sizin için en sağlıklı yol olacaktır.
Sağlıklı ve mutlu günler dileği ile…

Devamını oku

NEFROTİK SENDROMDA DİYET İLKELERİ

NEFROTİK SENDROMDA DİYET İLKELERİ

Diyette ana ilke, var olan bozuklukları düzeltmek, vücuttaki kayıpları karşılamak, hastanın yeterli ve dengeli beslenmesini sağlamaktır.
•    Hastanın idrarla her gün kaybettiği proteini karşılamak, kan protein düzeyini yükseltmek için protein miktarı artırılarak normalin 2 katı verilir. Yani ağırlığın kg şına 2 g hesaplanır. Çocuklarda 2,5-3 g / kg verilir. Hasta, günde en az 2 yumurta, her öğünde mutlaka et, tavuk eti veya balık almalıdır. Proteinin en az yarısı hayvansal kaynaklar olmalıdır. Hayvansal kaynaklı proteinlerin tercih edilmesinin nedeni biyolojik değeri yüksek olan bu proteinlerin karaciğerde protein sentezini artırabilmesidir.
•    Vücutta ödem olduğu için tuz kısıtlanır. Tuzsuz yemeklerin daha kolay alınabilmesi için üzerine yoğurt, sarımsak, limon ve az baharat eklenebilir. Ekmek de tuzsun olmalıdır.
•    Sıvı ayarlaması yapılır. Sıvı, hastanın çıkardığı idrara ve vücuttaki ödeme göre düzenlenir.
•    Hastanın enerji ihtiyacı yanında karbonhidrat ve yağlardan karşılanır. Yüksek enerjili, kalsiyumdan zengin besinler verilir. Günlük vitamin ve mineral ihtiyacı karşılanır.

Devamını oku