UÇUĞUN NEDENİ

UÇUĞUN NEDENİ

Uçuk daha çok dudak, ağız ve burun bölgesinde meydana gelen bir virüs enfeksiyonudur.
Uçuğa neden olan virüs herpes simpex virüsüdür. Enfeksiyon, dudak etraflarında içi su dolu büllerin ortaya çıkması ile karakterize olur. Uçuğun en belirgin özelliği, enfekte olan bölgedeki kaşıntı ve yanmadır. Ayrıca bu kaşıntı ve yanma son derece rahatsız edicidir. Erken tedavi edilmezse haftalarca devam edebilir.

Uçuk önlemi alınmazsa vücudumuzun başka bölgelerine ve başka insanlara kolaylıkla bulaşabilir. Bulaşıcılık, enfeksiyonun başladığı günden uçuk tam anlamıyla iyileşene kadar devam eder. Uçuk virüs fiziksel bir temasla buluşabileceği gibi başka cisimler aracılığıyla da taşınabilir. (Buna örnek olarak ortak kaşık kullanımı, ortak su içilmesi ya da bardak kullanılması gibi.)

Aslında uçuk önemsenmelidir. Çünkü erken müdahale edilmediği taktirde uçuklar yüz felci gibi büyük hastalıklara neden olabilir. Gözün enfekte olması durumunda ise görme kaybı yaşanabilir.

Uçuk Nedenleri:

 Yüksek ateş
 Hastalık
 Adet dönemleri
 Midenin ve bağırsakların bozulması durumunda
 Minör enfeksiyonları
 Metabolizmayı artıran hastalıklar (diyabet,hipertiroidizm)
 Grip şeklindeki ikincil viral enfeksiyonlar
 Vücudun yorgun düşmesi
 Aşırı stres
 Heyecan
 Kuru dudaklar
 Alerjik reaksiyonlar
 Rüzgar yanması

Devamını oku

ADET DÖNEMİ İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER

ADET DÖNEMİ İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER

Adet dönemleri kadınların en hassas oldukları dönemlerdir. Bu dönemlerde kadınlar gergin ve stresli olurlar. Adet dönemlerinde hijyen en çok dikkat edilmesi gereken durumlardan bir tanesidir. Çünkü kan, mikropların en kolay ürediği ortamdır. Bu nedenle adet dönenlerinde banyo yapılmasına özellikle dikkat edilmelidir. Adet dönemleri genellikle ağrılı geçer. Bu durumlarda ağrı kesici alınmamalıdır. Bunun adet kanama miktarının azalmasının dışında hiçbir etkisi yoktur.

Adet Ağrısı Evlenince Geçer Diye Düşünmek: Ayrıca adet dönemlerinde oluşan ağrıların geçeceği düşünülür. Ama aslında bu yanlış bir düşüncedir. Adet sancılarının nedeni rahmin kasılmasıdır. Bu da adet miktarını azaltan koruyucu bir mekanizmadır. Yani evlendikten sonra düzenli olarak yapılan cinsel ilişki adet sancılarının oluşmasına engel olmaz. Bu sancıların sebebi rahim ve komşu organların iltihabi durumları, myom, polip gibi tümöral durumlar gibi hastalıklar ve spiral varlığı bu ağrılara sebep olabilir.

Regl Düzensizliği: Regl düzensizliği kesinlikle hastalık habercisi değildir. Adet düzensizliğinin birçok nedeni olabilir. Stres, gerginlik, huzursuz olmak da regl düzensizliğine neden olabilir. Adet düzensizlikleri çok sık olursa uzman bir doktordan destek alınmalıdır.

Regl Döneminde Cinsel İsteğin Artması: Bu yanlış bir bilgidir. Regl dönemlerinde seks hormonlarının en alt seviyede olduğu dönemdir. Bu nedenle cinsel istek azalma daha sık görülür.

Regl Dönemleri: Regl dönemleri her kadın için farklılık gösterebilir. Genelde regl dönemleri 21 ile 35 günleri arasında değişiklik gösterebilir.

Regl dönemlerinde tırnak kesmek, kaş almak, epilasyon yaptırmak: regl dönemlerinde tırnak kesmek, epilasyon yaptırmak, kaş almak bu tür şeyler yapmakta hiçbir sakınca yoktur. Sadece bu dönemlerde kan artışı olacağından ağrı biraz artabilir.

Adet döneminde tüketilen bitki türlerinin sancıları azaltılacağı düşünülür. Ancak aslında bu yanlış bir bilgidir. Bu dönemlerde yenen herhangi bir bitki kesinlikle adet sancısını kesmez. Önerilen bitki türlerinin adet sancılarının olmasını engellemede faydası olduğu söylenemez.

Regl Döneminde Hamile Kalma Olasılığı: Hamile kalmak yumurtlama zamanında bulunan cinsel ilişkiyle gerçekleşir. Adet süresi kısa olan kadınlarda yumurtlama zamanı âdetin tam bitmediği günlere denk gelebilir. Bu nedenle bu günlerde ilişkiye girilmesi durumunda hamile kalınabilinir.

Devamını oku

SAÇ UZATMA YÖNTEMLERİ

SAÇ UZATMA YÖNTEMLERİ

Saçlar herkes için önemlidir. Özellikle dış görünüş açısından ayrı bir öneme sahiptir. Güzel saçlara sahip olabilmek için iyi bakım yapmalıyız. Saçlarımızın yağlanmasını engellemek için sık yıkamaya önem vermeliyiz. Özellikle Saçlarımız için doğru şampuan seçmeye özen göstermeliyiz.

Birçok kişi saçlarını uzatmak için çok uğraşır. Fakat saç uzatmak uzun ve zahmetli bir iştir. Ama önemli olan saçı uzatırken bakımlı olmasını sağlamaktır.

 Saç uzatmanın en faydalı yöntemlerin den biri sık yıkamaktır. Su saçın uzaması için önemli bir yere sahiptir.
 Keratin saç uzatmada önemli bir yere sahiptir. Çünkü keratin saçın hammaddesidir. Özellikle keratin birleşme noktasına zarar vermez. Uzun bir süre saçta kalabilir ve istenilen renge kolayca boyana bilinir. Güneşten ve denizden zarar görmez. Kısacası keratin saçlara iyi kaynak olduğundan uzun bir süre kullanılsa bile kaynak yapılan saça hiçbir zarar vermez. Ayrıca asıl sacın yani kendi saçının uzamasını sağlayan bir maddedir.
 Aleo yani sarı sabır bitkisi suyuna bal,yumurta sarısı ve konyak koyup karıştırın . Bu karışım müsait bir yerde beklerken siz ilk önce şampuanla saçınızı yıkayın sonrasında bu maskeyi ıslak saç derinize uygulayın. Daha sonra havlu ile saçlarınızı sarın ve 45 dakika bekleyin. Şampuansız ve ılık suyla saçlarınızı yıkayın bu yöntem saçlarınızın uzamasına yardımcı olacaktır.
 Saçları düzenli bir şekilde kestirmek saç uzatırken önemlidir. Çünkü saçın düzgün bir şekilde uzamasına yardımcı olur.
 Saçlarınızı şımartmaya özen gösterin. İçeriğinde nemlendirici özelliği olan shea veya avokado yağı bulunan şampuan ve saç kremleri kullanmaya özen gösterin.
 Saçlarınızı dinlendirin bazı günler saçlarınızı olduğu gibi bırakın ki saçlarınızda dinlensin. Çünkü kullanılan ısı aletleri düzleştiriciler ve saç fırçaları saça zarar verirler. Bu nedenle sık kullanmamak da fayda vardır.
 Saçlara çok sık jöle sürülmesi saçın nefes almasını engellediğinden saçların dökülmesine ve kırılmasına neden olmaktadır. Buda saçların uzamasını engellemektedir. Bu nedenle çok sık jöle kullanılmamalıdır.
 Bir miktar su sinameki, badem yağı ve bemiks ampul (bu malzemeleri aktarlardan bulabilirsiniz. Bazılarını da eczanede bulabilirsiniz.) uygulanışı: ilk önce bir çay bardağı suyu çaydanlığa koyup kaynatın sonra kaynayan suyun içine bir tutam sinameki otunu koyun ve biraz bekleyin. Sonra çaydanlıktaki sinameki otunu süzün ve sinameki suyunun içine bir yemek kaşığı badem yağı ve bir ampul bemiks ekleyip karıştırın. Sonra bu karışımı parmak uçlarınızla saçlarınıza masaj yaparak saçlarınızın diplerine kadar sürmelisiniz. Kırk beş dakika bekleyip saçlarınızı yıkamalısınız bu karışımı haftada bir mutlaka uygulayın. Saçlarınızın uzamasına yardımcı olacaktır. Uzmanlara göre önemli bir karışımdır.

Not:Bu yazı insanları bilgilendirmek için yazılmış bir yazıdır. Bunları kullanırken kullandığınız ürünleri iyi seçin ve dikkatli kullanın.

Devamını oku

Şaşılık Nedir?

Şaşılık Nedir?
Halk arasında göz kayması olarak da bilinen şaşılık, gözün hareketini sağlayan kasların paralelliğinin bozulması sonucunda oluşan göz senkronu kaybı durumudur. Şaşılıkta bir göz ile istenen yere bakılırken diğer göz sağa, sola, içe ya da dışa kayabilir. İki gözle de istenen noktaya bakılırken beyinde bulunan görme merkezi bu iki görüntüyü birleştirerek üç boyutlu ve tek bir görüntü algılamamızı sağlar. Gözde kayma olduğundan iki farklı görüntü oluşacağından beyin, kayan gözden gelen görüntüyü baskılayacaktır bu da her iki gözle sağlanan görüşte azalmaya neden olcaktır. Yetişkinlerde ise bu baskılanma durumunun artık yapılamadığından objeleri çift olarak görme şikayeti ortaya çıkacaktır.
Dünyaya yeni gelen çocuklarda, görme gelişiminin hızlı bir şekilde devam ettiği dönemlerde kısa süreli içe veya dışa kaymalar normal olarak kabul edilir. Fakat en geç 4. aydan itibaren olan kaymalarda mutlaka bir göz hekimine danışılmalıdır.

Devamını oku

Baş Dönmesinin nedenleri ?

Baş Dönmesinin nedenleri ?

Baş dönmesinin belli sebepleri vardır. Bunlardan bir tanesi beyincik denilen, denge sisteminin merkezi konumundaki bölümdür. Eğer bu beyincik dediğimiz bölümde herhangi bir sorun ve ya bir hastalık baş gösterir ise kişide baş dönmesi ve denge bozuklukları meydana gelir. Örneğin bu bölgedeki bir damar tıkanıklığı gibi, bu bölgelerde oluşan tümörler gibi ve ya beyincikde oluşan bir kanama sonucunda aniden meydana gelen baş dönmesi şikâyetlerine sebep olabilirler.

Bildiğimiz gibi dengede durmamızı sağlayan organımız kulaktır. İç kulakla ilgili şikâyetler sonucunda da baş dönmesi ve denge bozuklukları ulaşabilir. İç kulakta sıvı birikmesi ve ya denge kristallerine zarar gelmesi sonucu bu rahatsızlıklar baş gösterebilir. Baş dönmesi ve denge bozukluklarında en çok görülen şikâyetler ve bu hastalardaki bozukluklar kulak rahatsızlıklarına dayanmaktadır.

Bacaklarımızdaki, kollarımızdaki ve bedenimizin etrafındaki sinirlere çevresel sinirler denmektedir. İşte bu çevresel sinirlerde eğer bir rahatsızlık oluşursa baş dönmesinden ziyade denge bozukluğu görülmektedir. Çünkü bu sinirler bizim dengede durmamız için beynimize talimatlar gönderen sinirlerdir. Eğer bu sinirlerde bir hastalık ve ya rahatsızlık meydana gelirse çoğunlukla denge bozukluğu görülmekle birlikte bazen baş dönmesine de sebep olabilir.

Devamını oku

BEBEK YATAKTAN DÜŞERSE NE YAPMALIYIZ?

BEBEK YATAKTAN DÜŞERSE NE YAPMALIYIZ?
En çok korktuğumuz ve paniklediğimiz zamanlardan birisi de bebeklerimizin başına olmadık işler gelmesidir. Bu gibi durumlarda çok korkar ve ne yapacağımızı bilemeyiz. Öncelikle yapmamız gereken sakin olmak ve ardından yazımızda bahsedeceğimiz yolları izlemektir.
Yeni hareketlenmeye başlamış bebeklerde en çok görülen olaylardan biri düşmedir. Genellikle bebeğin dönmeye ilk başladığı ve ya dönmeye çabaladığı dönemlerde yatak, kanepe gibi yüksek yerlerden düşme olayları görülür. Bu gibi bir düşme olayı olduğunda yapılması gereken ilk şey çocuğu soyarak vücudunun herhangi bir yerinde (neresinin üstüne düştüğü dikkate alınarak) şişlik, morarma ve ya hassasiyet var mı kontrol etmek eğer morarma olan bir yer varsa oraya soğuk kompres uygulamaktır. Bebek kafa üstü düştüyse birkaç saat gözlem altında tutulmalıdır ve hiçbir şekilde uyumasına izin verilmemelidir. Hareketlerinde yavaşlama, devamlı uyku hali, dikkat dağınıklığı gibi durumlar görünüyorsa bir doktora başvurulmalıdır.

Devamını oku

Burun Tıkanıklığı

Burun Tıkanıklığı

Burun tıkanıklığı küçük bir problem olsa da yaşam kalitenizi düşürüp sağlığınızı tehdit edebilir. Burun tıkanıklığı insanların %80’inde tek ya da iki taraflı olarak görülebilir. Burnumuz soluduğumuz havayı ısıtır, nemlendirir, süzer, mikropları tutar ve koku almamızı sağlar. Ama burun tıkanıklığı tüm bunların yapılmasında çok büyük engel oluşturur.

Burun Tıkanıklığı Nedenleri
Burun tıkanıklığında anatomik ve yapısal nedenler sayılabilir. Geniz eti buna verilebilecek bir örnektir. Bu sorun cerrahi müdahale ile geçirilebilir. Hormonal nedenler de burun tıkanıklığına neden olur. Hamilelerde östrojen hormonuna bağlı olarak burun tıkanıklığı olabilir. Tiroid hormonları azalması sonucu da burun tıkanıklığı görülebilir. Vazomotor rinit yani burun içinde genişleme ya da daralma özelliğine sahip atar damar, toplardamar ve kılcal damarların kontrolünü sağlayan sinir sistemiyle ilgili bir durum burun tıkanıklığına neden olur. Tedavisi ilaçla yapılır. Tedaviye cevap vermeyen büyümüş burun içi dokularına cerrahi müdahale gerekebilir. Bunun dışında alerji, enfeksiyon ve çevresel faktörler burun tıkanıklığının başlıca etkenleridir. Bunlar genellikle ilaç tedavisiyle üstesinden gelinebilecek rahatsızlıklardır.

Devamını oku

Diş İpi Nasıl Kullanılır?

Diş İpi Nasıl Kullanılır?
Her öğün yemek yedikten sonra dişlerimizi fırçalamamız gerekmektedir. Bu dişlerimizin daha sağlıklı görünmesine ve çürük olma riskinin azalmasına yardımcı olmaktadır. Fakat sadece diş fırçalamayla dişin iyi temizlenmesini sağlama imkânımız yoktur. Yardımcı olarak diş ipi kullanmak gerekmektedir. Diş ipinin yanlış kullanımı diş etine zarar verebilir bu nedenle diş ipi kullanımını bilmek gerekir. Diş ipi kullanımında şu adımlar izlenir:
• Diş ipi 25-30 cm uzunlukta kesilir.
• Diş ipinin uçları iki elin işaret parmaklarına dolamamız gerek. Kullanım sırasında başparmaklar da işleme yardım edecektirler.
• İki dişin arasında diş fırçasının ulaşamadığı bölgelere diş etine baskı yapmadan uygulanır. Diş ipinin duruşu C şeklinde olmalıdır ve diş ipi aşağı- yukarı ve ya sağa-sola çekilerek dişlerin temizliği sağlanır.
• İşlem sırasında diş ipi dikkatli kullanılmazsa diş etinde kanamalara yok açabilir.
• İşlem sonunda dişlerde gıda artığı kalmayacaktır. Ancak temizlenen gıda artıklarının

Devamını oku

Episklerit Nedir?

Episklerit Nedir?
Gözün beyaz kısmın ve göz kapağının içi arasında kalan damarlı episklera tabakasının genellikle nedeni bilinmeyen mikropsuz yangısıdır. Genç erişkinlerde görülekle birlikte, çocuklarda ve yaşlılarda nadiren görülen bir hastalıktır. Kadınlarda da erkeklerde de görülebilir.
Nedeni
Episklerit hastalarının yüzde yetmiş beşinde hastalığın nedeni kesin olarak saptanamamıstır. Geriye kalan yüzde yirmi beşlik oranda ise episklerit, vücudu yaygın olarak etkisine almış bir hastalıkla birlikte görülür. Episkleritin sıklıkta görülen nedenleri;
• Rozasea
• Gut
• Atopi
• Tiroid hastalığı
• İnflamatuar bağırsak hastalığı
• Kollejen vasküler hastalıklar

Belirti ve Bulguları
Göz damarlarında ki genişlemeye bağlı olarak gözde veya gözlerde bölgesel kızarıklık görülür. Göz içinde yabancı bir cisim varmış hissi ve ışığa bakamama (fotofobi) gibi belirtileri vardır.
 Tedavi
Episklerit hastalığı suni gözyaşı ile tedavi edilir.

Devamını oku

Mide Kanseri Belirtileri

Mide Kanseri Belirtileri
Mide kanseri belirtilerinde, bu belirtilerden bazılarının görülmesi durumunda kesin bir kanser teşhisi konulamamasına rağmen kanser olan kişiler bu belirtiler kesinlikle görülmektedir. Non-spesific denilen bu belirtiler, kanser olmayan bir insanda da gün içinde yediği yemeklere bağlı olarak görülmektedir. Peki, nedir bu belirtiler? Örneğin yemek sonrası şişkinlik yaşanması, mide de ağrı görülmesi ve ya yediğimiz yemeklerin hazmedilmesin güçlük yaşanması. Bu belirtiler ayrıca bizim günlük yaşamdaki yemek alışkanlığımızdan kaynaklanmakta da olabilir. Keza başka hastalıkların sebep olduğu bozukluklar olması da mümkün olabilir.
Diğer yandan mide kanseri olan kimselerde doktorlar tarafından fark edilen en sık belirti, boynun sol tarafında bulunan köprücük kemiğinin üzerinde bir şişkin olmasıdır. Bu bozukluk mide kanseri olan kişilerin yüksek bir yüzdesinde görülmesine rağmen yine mide kanserinin kesin bir belirtisi değildir. Ancak bu bulgu görülen hastaların mide kanseri testlerini yaptırmasında fayda vardır. Bir diğer güçlü belirti ise şudur: Mide kanaması yaşayan bir insanda, dışkının rengi kömür katranı gibi siyah hale gelmektedir. Bu durum mide de ciddi bir problem olduğunu göstermektedir.
Ayrıca diğer belirtiler kısaca şöyle sıralanabilir:
• Yarı yarıya oranda, hastalarda kitle görülmektedir.
• Kısa sürede gerçekleşen ve şiddetli biçimde görülen iştahsızlık sonucu hızlı kilo kaybı.
• Bu hastaların çoğunda kansızlık da görülmektedir.

Devamını oku