<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıkname.com</title>
	<atom:link href="http://www.saglikname.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.saglikname.com</link>
	<description></description>
	<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 23:17:39 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kireçlenme Belirtileri</title>
		<link>http://www.saglikname.com/kireclenme-belirtileri.html/</link>
		<comments>http://www.saglikname.com/kireclenme-belirtileri.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Apr 2012 23:17:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Fizik Tedavi]]></category>

		<category><![CDATA[boyun kireçlenme belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[kemiklerde kireçlenme belirtileri]]></category>

		<category><![CDATA[kireçlenme nasıl]]></category>

		<category><![CDATA[kireçlenme nedenleri]]></category>

		<category><![CDATA[kireçlenme nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikname.com/?p=1230</guid>
		<description><![CDATA[ KİREÇLENME BELİRTİLERİ (OSTEOARTRİT)
Kireçlenme yani osteoartrit eklemdeki kıkırdağın yıpranması ya da eklemlerin hareketsiz kalması sonucunda ortaya çıkan bir eklem hastalığıdır.  Kireçlenme ileri yaşlarda oldukça sık görülmekle birlikte çoğunlukla diz eklemlerinde, kalça ve omurga eklemlerinde daha sık görülmektedir.  Osteoartrit vücuttaki bütün eklemleri tutabilir. Mesela el ve parmak eklemleri kireçlenmenin en çok görüldüğü kısımlardır. Bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> KİREÇLENME BELİRTİLERİ (OSTEOARTRİT)</strong></p>
<p>Kireçlenme yani osteoartrit eklemdeki kıkırdağın yıpranması ya da eklemlerin hareketsiz kalması sonucunda ortaya çıkan bir eklem hastalığıdır.  Kireçlenme ileri yaşlarda oldukça sık görülmekle birlikte çoğunlukla diz eklemlerinde, kalça ve omurga eklemlerinde daha sık görülmektedir.  Osteoartrit vücuttaki bütün eklemleri tutabilir. Mesela el ve parmak eklemleri kireçlenmenin en çok görüldüğü kısımlardır. Bu bölgeleri diz ve kalça kısımları takip etmektedir. Bu eklemlerde görülen kireçlenme yaşam kalitemizi olumsuz yönde etkilemektedir.<br />
Hastalıkların ortak noktası ağrıdır. Ağrı yürümekle başlar. İlk olarak uzun yol yürümekle olan ağrı hastalık ilerledikçe daha çok can sıkmaya başlar. Önce ağrısız yürüyebilme mesafesi kısalır, daha sonra gece ağrıları da ortaya çıkmaya başlar. Diz hareketleri kısıtlanır. Hastalar ileri dönemlerde ağrısız yol yürüyemez geceleri ağrıdan uyuyamaz çömelemez merdiven inip çıkamaz hale gelirler bacakta eğrilikler ortaya çıkar.  Bu nedenle kireçlenme yaşamı olumsuz yönde etkiler ve gerekli önlemler alınmadığı taktirde daha ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.  Kıkırdaktaki aşınma yaşlanma sonucunda ortaya çıkabileceği gibi, geçirilmiş kazalar neticesinde veya doğuştan gelen bazı problemlere bağlı olarak da görülebilir. Normalde parlak ve kaygan olan eklem önce yapısı bozulur.  Hastalık zaman içerisinde ilerledikçe kıkırdakta bir incelme olur daha ileri aşamalarda kıkırdağın tamamen kaybolduğu ve karşı karşıya gelen iki kemiğin bir birine sürtünmeye başladığı görülür. Kıkırdardaki bu bozulma yaşanırken kıkırdak altındaki kemik ve eklemdeki diğer yapıları da mesela menüsküsleri bağlar veya eklem kapsülünde de bir yıpranma yaşanır. Eklem içinde sıvı birikebilir ve bu dışarıdan eklemde şişlik olarak algılanabilir.  Eklemde ağrı, hareketlerde azalma, kilitlenme, şişlik, şekil bozukluğu görülebilir.</p>
<p>Osteortrit gelişiminde genetik faktörlerin yaş ve fazla kilonun etken olduğu bilinmektedir. Alınan her kilonun diz eklemine etkisi 3 kalça eklemine etkisi 6 misli fazlasıyla olmaktadır. Hastalığın ilk belirtisi ağrı olup ilerleyen olgularda şişlik hareket kısıtlılığı ve şekil bozukluğu görülebilir. Ayrıca tanısı zor değildir. Doktorun klinik muayenesi ve röntgen tetikleri ile konulabilir.  Fakat unutmayın ki kıkırdak kaybını durduracak veya kıkırdaktaki hasarı giderecek bir tedavi yöntemi yoktur. Tedavideki maksat eklem ağrılarını azaltmak ve eklem fonksiyonlarını artırmaktır.</p>
<img src="http://www.saglikname.com/?ak_action=api_record_view&id=1230&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikname.com/kireclenme-belirtileri.html/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dış Gebelik Belirtileri</title>
		<link>http://www.saglikname.com/dis-gebelik-belirtileri.html/</link>
		<comments>http://www.saglikname.com/dis-gebelik-belirtileri.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Mar 2012 14:21:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum]]></category>

		<category><![CDATA[dış gebelik]]></category>

		<category><![CDATA[dış gebelik nasıl olur]]></category>

		<category><![CDATA[dış gebelik nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikname.com/?p=1228</guid>
		<description><![CDATA[Dış Gebelik ve Belirtileri
Normal gebelikte döllenmiş yumurta rahim içi bölgeye yerleşirken, dış gebelikte rahim dışı bir bölgeye yerleşir ve orada gelişmeye başlar. Döllenmiş yumurta her hangi bir nedenle tüplerden rahim’e doğru yapması gereken yolculuğu tamamlayamaz. Başka bir bölgede takılı kalır. Dış gebelik en son olarak kadının fallop tüplerine yerleşir. Tüpler embriyo büyümesine uygun kas yapıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dış Gebelik ve Belirtileri</p>
<p>Normal gebelikte döllenmiş yumurta rahim içi bölgeye yerleşirken, dış gebelikte rahim dışı bir bölgeye yerleşir ve orada gelişmeye başlar. Döllenmiş yumurta her hangi bir nedenle tüplerden rahim’e doğru yapması gereken yolculuğu tamamlayamaz. Başka bir bölgede takılı kalır. Dış gebelik en son olarak kadının fallop tüplerine yerleşir. Tüpler embriyo büyümesine uygun kas yapıya sahip değildir. Bundan dolayı embriyonun büyümesiyle tüplerde büyüme meydana gelir. Bunun sonucunda iç kanama başlar ve anne hayatı riske girer.</p>
<p><strong>Tehlikesi:</strong></p>
<p>Rahim dışında tüplerden başka yumurtalıklarda, rahim duvarı kenarında rahim ağzına doğru ve hatta karın içinde gelişebilir. Az bir olasılıkta olsa hem rahim içinde hem rahim dışında gebelik aynı anda olabilir. Hamileliğin rahim dışında yerleşimi, anne adayı için hayati risklere yol açabilir. Dış gebelik; gebeliğin ilk 3 aylık döneminde gerçekleşen anne ölümlerinde en sık nedendir. Büyümekte olan embriyo kesin kaybedilecektir, eğer teşhiste geç kalınırsa anne hayatı da riske girecektir. Günümüzde gelişen erken tanı ve tedavi olanaklarıyla dış gebelik anne hayatını tehlikeye sokmadan yakalanabilmekte, tüpler fazla hasar görmeden koruyucu ameliyatlarda yapılabilmektedir.</p>
<p><strong>Dış gebeliğin nedenleri:<br />
</strong><br />
Bir kadının tüplerinde hareket bozukluğu veya kısmi tıkanma yapan nedenlerle dış gebelik gelişmesine yol açabilir. Dış gebelik başlangıçta normal gebelik yakınmalarıyla benzer seyredebilir, bazen de adet gecikmesi sonrası lekelenme tarzı veya daha fazla kan ama ve alt karın bölgesinde ağrı belirtisi verebilir.  Tüplerde oluşan iltihap, kanalın kısmi veya tamamen tıkanmasına sebep olabilir. Buda ciddi hasarlar bırakabilir.</p>
<p>Daha önce geçirilmiş yumurtalık kisti, apandisit, bağırsak, idrar torbası ameliyatları veya iltihaplara bağlı tüplerin etrafında oluşan yapışıklıklar dış gebelik riskini artırır.</p>
<p>Spiral kullanımı gebelik olmasını engelleyebilir ancak buna rağmen bir gebelik olursa  bu gebeliğin dış gebelik olma olasılığı çok yüksektir.</p>
<p>Çocuk istemeyen bir kadında tüplerin bağlanma ameliyatı sonrası da bazen gebelik gelişebilir, bu durumda hasarlı tüpte dış gebelik olur. Aynı zamanda daha önce dış gebelik geçirmiş olan kişilere dış gebelik riski artar.</p>
<p><strong>Dış gebelik belirtileri:</strong><br />
Kadınlar: adet gecikmesi, mide bulanması, halsizlik, iştahsızlık ve göğüste gerginlik yakınmaları olunca hemen gebelik testi yaptırarak gebelik varlığı araştırılması gerekir.</p>
<img src="http://www.saglikname.com/?ak_action=api_record_view&id=1228&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikname.com/dis-gebelik-belirtileri.html/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Horlama Nedenleri</title>
		<link>http://www.saglikname.com/horlama-nedenleri.html/</link>
		<comments>http://www.saglikname.com/horlama-nedenleri.html/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 03:01:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>

		<category><![CDATA[Psikolojik Sorunlar]]></category>

		<category><![CDATA[İç Hastalıkları - Dahiliye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikname.com/?p=1226</guid>
		<description><![CDATA[                                                  HORLAMA ve HORLAM NEDENLERİ
Horlamayı masum [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>                                   <strong>               HORLAMA ve HORLAM NEDENLERİ</strong></p>
<p>Horlamayı masum horlama ve tıkayıcı horlama olarak ikiye ayırabiliriz. Masum horlama sadece sosyal boyutu olan bir sorundur. Kişi diğer bir odadaki bir kişiyi rahatsız edecek bir şekilde horlar. Otobüsle uzun yolculuk sırasında rahatsız edici boyutlarda horladığı için diğer yolcular rahatsızlık duyabilirler. Bu nedenle bu tür kişilerin seyahat özgürlüğü kısıtlanır. Tıkayıcı tipte horlama ise kişinin uyku sırasında nefesi kesilir. Bu tür horlamaya apne de denir. Ayrıca bu tarz horlama tehlikelidir.  Uyku bütünlüğü bozulur. Gün içinde aşırı  uyku haline, kalp, tansiyon gibi önemli sağlık sorunlarına yol açar.</p>
<p><strong>Basit Horlamanın Görüldüğü Kişiler: </strong></p>
<p>	Erkeklerin çoğu<br />
	Belli bir kilonun üzerinde olanlar<br />
	Menopoz sonrasında kadınların bir kısmı<br />
	Aşırı yorgun uykuya dalanlar<br />
	Alerji ilaçları alanlar<br />
	Uyku ilaçları alanlar<br />
	Alkol alıp uyuyanlar<br />
	Geniz eti olan çocuklar</p>
<p>Tıkayıcı Tipteki Horlama: Bu horlamada hasta belirli bir süre horlar daha sonra durur ve belirli bir süre sonra daha gürültülü bir şekilde tekrar horlamaya başlar.<br />
Bu horlama o kadar gürültülüdür ki yanında yatan kişi odada durmak istemez. Horlama diğer odadan da rahatlıkla duyulabilir. Bu durum diğer kişileri rahatsız eder. Kişinin belli bir süre horlaması durup sonra tekrar gürültülü bir sesle yeniden nefes almaya başlaması durumunda kişi belirli bir süre oksijensiz kaldığı için ölümle kalım arasında kalır. Uykuda nefes kesilmesi erişkinlerde 10 çocuklarda 5 saniyeden fazlaysa uzmanlar bu duruma apne olarak tanımlar.</p>
<p>Horlama önemsenmesi geren bir rahatsızlık olup bu durumun ciddiye alınıp mutlaka uzman bir hekimden destek alınmalıdır. </p>
<img src="http://www.saglikname.com/?ak_action=api_record_view&id=1226&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikname.com/horlama-nedenleri.html/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>UÇUĞUN NEDENİ</title>
		<link>http://www.saglikname.com/ucugun-nedeni.html/</link>
		<comments>http://www.saglikname.com/ucugun-nedeni.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 14:06:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Uçuğun nedeni]]></category>

		<category><![CDATA[uçuğun nedenleri]]></category>

		<category><![CDATA[uçuğun sebepleri]]></category>

		<category><![CDATA[uçuk kremi]]></category>

		<category><![CDATA[uçuk neden olur]]></category>

		<category><![CDATA[uçuk tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikname.com/?p=1224</guid>
		<description><![CDATA[UÇUĞUN NEDENİ 
Uçuk daha çok dudak, ağız ve burun bölgesinde meydana gelen bir virüs enfeksiyonudur.
Uçuğa neden olan virüs herpes simpex virüsüdür. Enfeksiyon, dudak etraflarında içi su dolu büllerin ortaya çıkması ile karakterize olur. Uçuğun en belirgin özelliği, enfekte olan bölgedeki kaşıntı ve yanmadır. Ayrıca bu kaşıntı ve yanma son derece rahatsız edicidir. Erken tedavi edilmezse [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>UÇUĞUN NEDENİ</strong> </p>
<p>Uçuk daha çok dudak, ağız ve burun bölgesinde meydana gelen bir virüs enfeksiyonudur.<br />
Uçuğa neden olan virüs herpes simpex virüsüdür. Enfeksiyon, dudak etraflarında içi su dolu büllerin ortaya çıkması ile karakterize olur. Uçuğun en belirgin özelliği, enfekte olan bölgedeki kaşıntı ve yanmadır. Ayrıca bu kaşıntı ve yanma son derece rahatsız edicidir. Erken tedavi edilmezse haftalarca devam edebilir.</p>
<p>Uçuk önlemi alınmazsa vücudumuzun başka bölgelerine ve başka insanlara kolaylıkla bulaşabilir. Bulaşıcılık, enfeksiyonun başladığı günden uçuk tam anlamıyla iyileşene kadar devam eder. Uçuk virüs fiziksel bir temasla buluşabileceği gibi başka cisimler aracılığıyla da taşınabilir. (Buna örnek olarak ortak kaşık kullanımı, ortak su içilmesi ya da bardak kullanılması gibi.)</p>
<p>Aslında uçuk önemsenmelidir. Çünkü erken müdahale edilmediği taktirde uçuklar yüz felci gibi büyük hastalıklara neden olabilir. Gözün enfekte olması durumunda ise görme kaybı yaşanabilir. </p>
<p><strong>Uçuk Nedenleri:</strong></p>
<p>	Yüksek ateş<br />
	Hastalık<br />
	Adet dönemleri<br />
	Midenin ve bağırsakların bozulması durumunda<br />
	Minör enfeksiyonları<br />
	Metabolizmayı artıran hastalıklar (diyabet,hipertiroidizm)<br />
	Grip şeklindeki ikincil viral enfeksiyonlar<br />
	Vücudun yorgun düşmesi<br />
	Aşırı stres<br />
	Heyecan<br />
	Kuru dudaklar<br />
	Alerjik reaksiyonlar<br />
	Rüzgar yanması</p>
<img src="http://www.saglikname.com/?ak_action=api_record_view&id=1224&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikname.com/ucugun-nedeni.html/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>ADET DÖNEMİ İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER</title>
		<link>http://www.saglikname.com/adet-donemi-ile-ilgili-bilinmesi-gerekenler.html/</link>
		<comments>http://www.saglikname.com/adet-donemi-ile-ilgili-bilinmesi-gerekenler.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 13:33:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Adet dönemi]]></category>

		<category><![CDATA[adet dönemi ile ilgili bilinmesi gerekenler]]></category>

		<category><![CDATA[regl dönemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikname.com/?p=1222</guid>
		<description><![CDATA[ADET DÖNEMİ İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER

Adet dönemleri kadınların en hassas oldukları dönemlerdir. Bu dönemlerde kadınlar gergin ve stresli olurlar. Adet dönemlerinde hijyen en çok dikkat edilmesi gereken durumlardan bir tanesidir.  Çünkü kan, mikropların en kolay ürediği ortamdır. Bu nedenle adet dönenlerinde banyo yapılmasına özellikle dikkat edilmelidir.  Adet dönemleri genellikle ağrılı geçer. Bu durumlarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ADET DÖNEMİ İLE İLGİLİ BİLİNMESİ GEREKENLER<br />
</strong><br />
Adet dönemleri kadınların en hassas oldukları dönemlerdir. Bu dönemlerde kadınlar gergin ve stresli olurlar. Adet dönemlerinde hijyen en çok dikkat edilmesi gereken durumlardan bir tanesidir.  Çünkü kan, mikropların en kolay ürediği ortamdır. Bu nedenle adet dönenlerinde banyo yapılmasına özellikle dikkat edilmelidir.  Adet dönemleri genellikle ağrılı geçer. Bu durumlarda ağrı kesici alınmamalıdır. Bunun adet kanama miktarının azalmasının dışında hiçbir etkisi yoktur.</p>
<p> Adet Ağrısı Evlenince Geçer Diye Düşünmek: Ayrıca adet dönemlerinde oluşan ağrıların geçeceği düşünülür. Ama aslında bu yanlış bir düşüncedir. Adet sancılarının nedeni rahmin kasılmasıdır. Bu da adet miktarını azaltan koruyucu bir mekanizmadır. Yani evlendikten sonra düzenli olarak yapılan cinsel ilişki adet sancılarının oluşmasına engel olmaz.  Bu sancıların sebebi rahim ve komşu organların iltihabi durumları, myom, polip gibi tümöral durumlar gibi hastalıklar ve spiral varlığı bu ağrılara sebep olabilir.</p>
<p>Regl Düzensizliği: Regl düzensizliği kesinlikle hastalık habercisi değildir. Adet düzensizliğinin birçok nedeni olabilir. Stres, gerginlik, huzursuz olmak da regl düzensizliğine neden olabilir. Adet düzensizlikleri çok sık olursa uzman bir doktordan destek alınmalıdır.</p>
<p>Regl Döneminde Cinsel İsteğin Artması: Bu yanlış bir bilgidir. Regl dönemlerinde seks hormonlarının en alt seviyede olduğu dönemdir. Bu nedenle cinsel istek azalma daha sık görülür.</p>
<p>Regl Dönemleri: Regl dönemleri her kadın için farklılık gösterebilir. Genelde regl dönemleri 21 ile 35 günleri arasında değişiklik gösterebilir.</p>
<p>Regl dönemlerinde tırnak kesmek, kaş almak, epilasyon yaptırmak:  regl dönemlerinde tırnak kesmek, epilasyon yaptırmak, kaş almak bu tür şeyler yapmakta hiçbir sakınca yoktur. Sadece bu dönemlerde kan artışı olacağından ağrı biraz  artabilir.</p>
<p>Adet döneminde tüketilen bitki türlerinin sancıları azaltılacağı düşünülür. Ancak aslında bu yanlış bir bilgidir. Bu dönemlerde yenen herhangi bir bitki kesinlikle adet sancısını kesmez. Önerilen bitki türlerinin adet sancılarının olmasını engellemede faydası olduğu söylenemez.</p>
<p>Regl Döneminde Hamile Kalma Olasılığı: Hamile kalmak yumurtlama zamanında bulunan cinsel ilişkiyle gerçekleşir.  Adet süresi kısa olan kadınlarda yumurtlama zamanı âdetin tam bitmediği günlere denk gelebilir. Bu nedenle bu günlerde ilişkiye girilmesi durumunda hamile kalınabilinir.</p>
<img src="http://www.saglikname.com/?ak_action=api_record_view&id=1222&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikname.com/adet-donemi-ile-ilgili-bilinmesi-gerekenler.html/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>SAÇ UZATMA YÖNTEMLERİ</title>
		<link>http://www.saglikname.com/sac-uzatma-yontemleri-2.html/</link>
		<comments>http://www.saglikname.com/sac-uzatma-yontemleri-2.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Dec 2011 20:12:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>

		<category><![CDATA[hızlı saç uzatma]]></category>

		<category><![CDATA[kolay saç uzatma yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikname.com/?p=1220</guid>
		<description><![CDATA[SAÇ UZATMA YÖNTEMLERİ
Saçlar herkes için önemlidir. Özellikle dış görünüş açısından ayrı bir öneme sahiptir. Güzel saçlara sahip olabilmek için iyi bakım yapmalıyız. Saçlarımızın yağlanmasını engellemek için sık yıkamaya önem vermeliyiz.  Özellikle Saçlarımız için doğru şampuan seçmeye özen göstermeliyiz.
Birçok kişi saçlarını uzatmak için çok uğraşır. Fakat saç uzatmak uzun ve zahmetli bir iştir. Ama önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAÇ UZATMA YÖNTEMLERİ</strong></p>
<p>Saçlar herkes için önemlidir. Özellikle dış görünüş açısından ayrı bir öneme sahiptir. Güzel saçlara sahip olabilmek için iyi bakım yapmalıyız. Saçlarımızın yağlanmasını engellemek için sık yıkamaya önem vermeliyiz.  Özellikle Saçlarımız için doğru şampuan seçmeye özen göstermeliyiz.</p>
<p>Birçok kişi saçlarını uzatmak için çok uğraşır. Fakat saç uzatmak uzun ve zahmetli bir iştir. Ama önemli olan saçı uzatırken bakımlı olmasını sağlamaktır. </p>
<p>	Saç uzatmanın en faydalı yöntemlerin den biri sık yıkamaktır. Su saçın uzaması için önemli bir yere sahiptir.<br />
	Keratin saç uzatmada önemli bir yere sahiptir. Çünkü keratin saçın hammaddesidir. Özellikle keratin birleşme noktasına zarar vermez. Uzun bir süre saçta kalabilir ve istenilen renge kolayca boyana bilinir. Güneşten ve denizden zarar görmez. Kısacası keratin saçlara iyi kaynak olduğundan uzun bir süre kullanılsa bile kaynak yapılan saça hiçbir zarar vermez. Ayrıca asıl sacın yani kendi saçının uzamasını sağlayan bir maddedir.<br />
	Aleo yani sarı sabır bitkisi suyuna bal,yumurta sarısı ve konyak koyup karıştırın . Bu karışım müsait bir yerde beklerken siz ilk önce şampuanla saçınızı yıkayın sonrasında bu maskeyi ıslak saç derinize uygulayın. Daha sonra havlu ile saçlarınızı sarın ve 45 dakika bekleyin. Şampuansız ve ılık suyla saçlarınızı yıkayın bu yöntem saçlarınızın uzamasına yardımcı olacaktır.<br />
	Saçları düzenli bir şekilde kestirmek saç uzatırken önemlidir. Çünkü saçın düzgün bir şekilde uzamasına yardımcı olur.<br />
	Saçlarınızı şımartmaya özen gösterin. İçeriğinde nemlendirici özelliği olan shea veya avokado yağı bulunan şampuan ve saç kremleri kullanmaya özen gösterin.<br />
	Saçlarınızı dinlendirin bazı günler saçlarınızı olduğu gibi bırakın ki saçlarınızda dinlensin. Çünkü kullanılan ısı aletleri düzleştiriciler ve saç fırçaları saça zarar verirler. Bu nedenle sık kullanmamak da fayda vardır.<br />
	Saçlara çok sık jöle sürülmesi saçın nefes almasını engellediğinden saçların dökülmesine ve kırılmasına neden olmaktadır. Buda saçların uzamasını engellemektedir. Bu nedenle çok sık jöle kullanılmamalıdır.<br />
	Bir miktar su sinameki, badem yağı ve bemiks ampul (bu malzemeleri aktarlardan bulabilirsiniz. Bazılarını da eczanede bulabilirsiniz.) uygulanışı: ilk önce bir çay bardağı suyu çaydanlığa koyup kaynatın sonra kaynayan suyun içine bir tutam sinameki otunu koyun ve biraz bekleyin. Sonra çaydanlıktaki sinameki otunu süzün ve sinameki suyunun içine bir yemek kaşığı badem yağı ve bir ampul bemiks ekleyip karıştırın. Sonra bu karışımı parmak uçlarınızla saçlarınıza masaj yaparak saçlarınızın diplerine kadar sürmelisiniz. Kırk beş dakika bekleyip saçlarınızı yıkamalısınız bu karışımı haftada bir mutlaka uygulayın. Saçlarınızın uzamasına yardımcı olacaktır. Uzmanlara göre önemli bir karışımdır.</p>
<p> Not:Bu yazı insanları bilgilendirmek için yazılmış bir yazıdır. Bunları kullanırken kullandığınız ürünleri iyi seçin ve dikkatli kullanın.</p>
<img src="http://www.saglikname.com/?ak_action=api_record_view&id=1220&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikname.com/sac-uzatma-yontemleri-2.html/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şaşılık Nedir?</title>
		<link>http://www.saglikname.com/sasilik-nedir.html/</link>
		<comments>http://www.saglikname.com/sasilik-nedir.html/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 11:00:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Şaşılık nedir]]></category>

		<category><![CDATA[şaşılık tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[şaşılık tedavisi nasıl yapılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikname.com/?p=1218</guid>
		<description><![CDATA[Şaşılık Nedir?
Halk arasında göz kayması olarak da bilinen şaşılık, gözün hareketini sağlayan kasların paralelliğinin bozulması sonucunda oluşan göz senkronu kaybı durumudur. Şaşılıkta bir göz ile istenen yere bakılırken diğer göz sağa, sola, içe ya da dışa kayabilir. İki gözle de istenen noktaya bakılırken beyinde bulunan görme merkezi bu iki görüntüyü birleştirerek üç boyutlu ve tek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Şaşılık Nedir?</strong><br />
Halk arasında göz kayması olarak da bilinen şaşılık, gözün hareketini sağlayan kasların paralelliğinin bozulması sonucunda oluşan göz senkronu kaybı durumudur. Şaşılıkta bir göz ile istenen yere bakılırken diğer göz sağa, sola, içe ya da dışa kayabilir. İki gözle de istenen noktaya bakılırken beyinde bulunan görme merkezi bu iki görüntüyü birleştirerek üç boyutlu ve tek bir görüntü algılamamızı sağlar. Gözde kayma olduğundan iki farklı görüntü oluşacağından beyin, kayan gözden gelen görüntüyü baskılayacaktır bu da her iki gözle sağlanan görüşte azalmaya neden olcaktır. Yetişkinlerde ise bu baskılanma durumunun artık yapılamadığından objeleri çift olarak görme şikayeti ortaya çıkacaktır.<br />
	Dünyaya yeni gelen çocuklarda, görme gelişiminin hızlı bir şekilde devam ettiği dönemlerde kısa süreli içe veya dışa kaymalar normal olarak kabul edilir. Fakat en geç  4. aydan itibaren olan kaymalarda mutlaka bir göz hekimine danışılmalıdır.</p>
<img src="http://www.saglikname.com/?ak_action=api_record_view&id=1218&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikname.com/sasilik-nedir.html/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Baş Dönmesinin nedenleri ?</title>
		<link>http://www.saglikname.com/bas-donmesinin-nedenleri.html/</link>
		<comments>http://www.saglikname.com/bas-donmesinin-nedenleri.html/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2011 16:58:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Baş Dönmesi]]></category>

		<category><![CDATA[baş dönmesinin sebebi]]></category>

		<category><![CDATA[Baş dönmesinin sebepleri nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikname.com/?p=1216</guid>
		<description><![CDATA[Baş Dönmesinin nedenleri ?
Baş dönmesinin belli sebepleri vardır. Bunlardan bir tanesi beyincik denilen, denge sisteminin merkezi konumundaki bölümdür. Eğer bu beyincik dediğimiz bölümde herhangi bir sorun ve ya bir hastalık baş gösterir ise kişide baş dönmesi ve denge bozuklukları meydana gelir. Örneğin bu bölgedeki bir damar tıkanıklığı gibi, bu bölgelerde oluşan tümörler gibi ve ya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Baş Dönmesinin nedenleri ?</strong></p>
<p>Baş dönmesinin belli sebepleri vardır. Bunlardan bir tanesi beyincik denilen, denge sisteminin merkezi konumundaki bölümdür. Eğer bu beyincik dediğimiz bölümde herhangi bir sorun ve ya bir hastalık baş gösterir ise kişide baş dönmesi ve denge bozuklukları meydana gelir. Örneğin bu bölgedeki bir damar tıkanıklığı gibi, bu bölgelerde oluşan tümörler gibi ve ya beyincikde oluşan bir kanama sonucunda aniden meydana gelen baş dönmesi şikâyetlerine sebep olabilirler. </p>
<p>Bildiğimiz gibi dengede durmamızı sağlayan organımız kulaktır. İç kulakla ilgili şikâyetler sonucunda da baş dönmesi ve denge bozuklukları ulaşabilir. İç kulakta sıvı birikmesi ve ya denge kristallerine zarar gelmesi sonucu bu rahatsızlıklar baş gösterebilir. Baş dönmesi ve denge bozukluklarında en çok görülen şikâyetler ve bu hastalardaki bozukluklar kulak rahatsızlıklarına dayanmaktadır. </p>
<p>Bacaklarımızdaki, kollarımızdaki ve bedenimizin etrafındaki sinirlere çevresel sinirler denmektedir. İşte bu çevresel sinirlerde eğer bir rahatsızlık oluşursa baş dönmesinden ziyade denge bozukluğu görülmektedir. Çünkü bu sinirler bizim dengede durmamız için beynimize talimatlar gönderen sinirlerdir. Eğer bu sinirlerde bir hastalık ve ya rahatsızlık meydana gelirse çoğunlukla denge bozukluğu görülmekle birlikte bazen baş dönmesine de sebep olabilir.</p>
<img src="http://www.saglikname.com/?ak_action=api_record_view&id=1216&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikname.com/bas-donmesinin-nedenleri.html/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>BEBEK YATAKTAN DÜŞERSE NE YAPMALIYIZ?</title>
		<link>http://www.saglikname.com/bebek-yataktan-duserse-ne-yapmaliyiz.html/</link>
		<comments>http://www.saglikname.com/bebek-yataktan-duserse-ne-yapmaliyiz.html/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2011 22:26:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Bebeğin düşmesi]]></category>

		<category><![CDATA[bebek yataktan düşerse]]></category>

		<category><![CDATA[bebek yataktan düşerse ne yapmalıyız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikname.com/?p=1214</guid>
		<description><![CDATA[BEBEK YATAKTAN DÜŞERSE NE YAPMALIYIZ?
En çok korktuğumuz ve paniklediğimiz zamanlardan birisi de bebeklerimizin başına olmadık işler gelmesidir. Bu gibi durumlarda çok korkar ve ne yapacağımızı bilemeyiz. Öncelikle yapmamız gereken sakin olmak ve ardından yazımızda bahsedeceğimiz yolları izlemektir.
Yeni hareketlenmeye başlamış bebeklerde en çok görülen olaylardan biri düşmedir. Genellikle bebeğin dönmeye ilk başladığı ve ya dönmeye çabaladığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>BEBEK YATAKTAN DÜŞERSE NE YAPMALIYIZ?</strong><br />
En çok korktuğumuz ve paniklediğimiz zamanlardan birisi de bebeklerimizin başına olmadık işler gelmesidir. Bu gibi durumlarda çok korkar ve ne yapacağımızı bilemeyiz. Öncelikle yapmamız gereken sakin olmak ve ardından yazımızda bahsedeceğimiz yolları izlemektir.<br />
Yeni hareketlenmeye başlamış bebeklerde en çok görülen olaylardan biri düşmedir. Genellikle bebeğin dönmeye ilk başladığı ve ya dönmeye çabaladığı dönemlerde yatak, kanepe gibi yüksek yerlerden düşme olayları görülür. Bu gibi bir düşme olayı olduğunda yapılması gereken ilk şey çocuğu soyarak vücudunun herhangi bir yerinde (neresinin üstüne düştüğü dikkate alınarak) şişlik, morarma ve ya hassasiyet var mı kontrol etmek eğer morarma olan bir yer varsa oraya soğuk kompres uygulamaktır. Bebek kafa üstü düştüyse birkaç saat gözlem altında tutulmalıdır ve hiçbir şekilde uyumasına izin verilmemelidir.  Hareketlerinde yavaşlama, devamlı uyku hali, dikkat dağınıklığı gibi durumlar görünüyorsa bir doktora başvurulmalıdır.</p>
<img src="http://www.saglikname.com/?ak_action=api_record_view&id=1214&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikname.com/bebek-yataktan-duserse-ne-yapmaliyiz.html/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Burun Tıkanıklığı</title>
		<link>http://www.saglikname.com/burun-tikanikligi.html/</link>
		<comments>http://www.saglikname.com/burun-tikanikligi.html/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Nov 2011 17:20:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<category><![CDATA[Burun tıkanıklığı]]></category>

		<category><![CDATA[burun tıkanıklığı nasıl açılır]]></category>

		<category><![CDATA[burun tıkanıklığı nasıl geçer]]></category>

		<category><![CDATA[çocuklarda burun tıkanıklığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.saglikname.com/?p=1212</guid>
		<description><![CDATA[Burun Tıkanıklığı
	 Burun tıkanıklığı küçük bir problem olsa da yaşam kalitenizi düşürüp sağlığınızı tehdit edebilir. Burun tıkanıklığı insanların %80’inde tek ya da iki taraflı olarak görülebilir. Burnumuz soluduğumuz havayı ısıtır, nemlendirir, süzer, mikropları tutar ve koku almamızı sağlar. Ama burun tıkanıklığı tüm bunların yapılmasında çok büyük engel oluşturur. 
Burun Tıkanıklığı Nedenleri
Burun tıkanıklığında anatomik ve yapısal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Burun Tıkanıklığı</strong></p>
<p>	 Burun tıkanıklığı küçük bir problem olsa da yaşam kalitenizi düşürüp sağlığınızı tehdit edebilir. Burun tıkanıklığı insanların %80’inde tek ya da iki taraflı olarak görülebilir. Burnumuz soluduğumuz havayı ısıtır, nemlendirir, süzer, mikropları tutar ve koku almamızı sağlar. Ama burun tıkanıklığı tüm bunların yapılmasında çok büyük engel oluşturur. </p>
<p>Burun Tıkanıklığı Nedenleri<br />
Burun tıkanıklığında anatomik ve yapısal nedenler sayılabilir. Geniz eti buna verilebilecek bir örnektir. Bu sorun cerrahi müdahale ile geçirilebilir. Hormonal nedenler de burun tıkanıklığına neden olur. Hamilelerde östrojen hormonuna bağlı olarak burun tıkanıklığı olabilir. Tiroid hormonları azalması sonucu da burun tıkanıklığı görülebilir. Vazomotor rinit yani burun içinde genişleme ya da daralma özelliğine sahip atar damar, toplardamar ve kılcal damarların kontrolünü sağlayan sinir sistemiyle ilgili bir durum burun tıkanıklığına neden olur. Tedavisi ilaçla yapılır. Tedaviye cevap vermeyen büyümüş burun içi dokularına cerrahi müdahale gerekebilir. Bunun dışında alerji, enfeksiyon ve çevresel faktörler burun tıkanıklığının başlıca etkenleridir. Bunlar genellikle ilaç tedavisiyle üstesinden gelinebilecek rahatsızlıklardır.</p>
<img src="http://www.saglikname.com/?ak_action=api_record_view&id=1212&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.saglikname.com/burun-tikanikligi.html/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>

