Sindirim Sistemi

Sindirim Sistemi Cerrahisi;

Genel cerrahi bugün yumuşak ve sert cerrahi olmak üzere ikiye ayrılır. Böylece sindirim organları cerrahisi ile tedavi elden ortopedi ve travmatoloji, ayrı uzmanlıklar dalları sayılmaktadır. Sindirim sistemi cerrahisindeki ilerlemeler, lezyonları ortaya  çıkma ve yayılma süreçleri hakkında daha iyi bağlıdır. Gerek ur lezyonları (özellikle kanserliler), gerek organlardaki şekil bozuklukları veya yaşlanmalar (özellikle sindirim organlarını besleyen damarlardaki hastalıklar) alanında cerrahi yöntemlerde son yıllarda ilerlemeler olmuştur.

Bu ilerlemeler arasında üç yeni yönelimin altını çizmek gerekir. Endoskopi, organ nakli ve salgıbezi cerrahisi.

Endoskopi organların içini, doğal yollardan veya karın çeperini delerek görme sağlar. Bu yolla sindirim kanalının hemen tümünü inceleme imkanı  vardır. Bundan gayrı, görerek kontrol etme sırasında, dışarıdan elle çalıştırılan çok uzun aletlerle veya lazerle sindirim kanalı içindeki iyicil urları kesip çıkarmak veya yakarak tedavi etmek de mümkündür. Bu çarpıcı ilerlemeler sayesinde hastaya çok az rahatsızlık vererek ve çok küçük bir nedbe bırakarak safra kesesi çıkarılabilmekte veya koledok analı açılmaktadır.

Organ nakilleri, özellikle karaciğer nakli çok önemli bir gelişmedir, ur lezyonları, enfeksiyonu(çok ağır hepatit) veya doğuştan bir hastalığı olan evvelce ölüme mahkum) hastaların yaşaması sağlanabilmektedir. Bugün, karaciğer gibi çok karmaşık bir organın nakledildiği alıcının yaşama ihtimali hemen hemen yüzde 80’dir. Hiç kuşkusuz söz konusu ameliyat büyük bir ustalık ister, ama elde edilen başarılı sonuçlar, organ reddini önleme tedavisi olarak bağışıklık savunmalarına kaşı kullanılan siklosporin adlı ilacın etkisine bağlıdır.

Günümüzde, tiroit, paratiroit ve pankreas ameliyatları, güvenle yapılabilen ameliyatlardır, bir zamanlar ölüm oranı çok yüksek olan yemek borusu ameliyatları da bugün makul bir yaşama şansı sağlamaktaır. Temel ilerlemelerden biri de sürekli olarak bağırsak veya damar yoluyla beslenme tekniğidir. Bu yollarda beslenen hasta besin rasyonunun almış olur ve enfeksiyonlara karşı büyük bir direnç kazanır.

Devamını oku

BESİNLERİN SEÇİMİ VE SATIN ALINMASI

BESİNLERİN SEÇİMİ VE SATIN ALINMASI

•    Genellikle günde 3 öğün yemek yenir. Her öğünde 3 çeşit yemek yenilmelidir. Bu öğünlerde, her besin grubundan yeterli miktarda besin bulunmaktadır.
•    Besinler seçilirken aile bireylerinin beslenme alışkanlıkları, damak zevkleri ve ekonomik durumları göz önünde bulundurulmalıdır.
•    Besin satın almak ve pişirmek üzere haftalık yemek listesi yapılmalıdır. Yemek listesi yapılırken önce et, yumurta ve kuru baklagil grubundan bir yemek belirlenir. Her türlü et, etli yemekler ile etli sebze yemekleri ve yumurtalı yemekler bu grupta yer alır. Birinci yemek protein içerdiği için ikinci yemek bir sebze veya tahıl yemeği olmalıdır. Üçüncü yemek ise salata, yoğurt veya meyve olabilir. Süt grubu besinlerden yeterli alınmadıysa sütlü tatlılar da üçüncü yemek olarak seçilebilir. Kahvaltılık besinlerin seçiminde de 4 temel besin grubu dikkate alınmalıdır. Kahvaltıda peynir, yumurta, zeytin, domates, biber, salatalık, sosis, salam, reçel, pekmez, bal, tereyağı, süt, meyve suları vb. besinler yer almalıdır.
•    Satın alınacak besin miktarı saptanır:    bir porsiyon yemeğe giren besinin miktarı * yemek yiyecek kişi sayısı = satın alınacak besin miktarı
•    Turfanda sebze ve meyve yerine mevsimin sebze ve meyveleri tercih edilmelidir. Turfanda sebze ve meyveler, hem daha pahalı hem de daha az besin değerine sahiptir.
•    Aynı besin grubunda yer alan, birbiri yerine kullanılabilen besinlerden daha ucuz olan alınmalıdır.

Devamını oku

BESİNLERİN SAKLANMASI

BESİNLERİN SAKLANMASI

•    Kuru besinler, içindeki yabancı maddeler ve bozuk taneler ayıklandıktan sonra bez torbalarda veya cam kavanozda içine iri tuz da ilave edilerek serin ve kuru bir yerde saklanır. Nemli bölgelerde ise iyice kurutulduktan sonra naylon torbalarda ağzı iyice kapatılarak saklanır.
•    Etler kullanılacakları miktarlara bölünüp folyo, yağlı kağıt veya buzdolabı poşetlerine sarılıp buzlukta saklanır. Ayrıca kavurma şeklinde buzdolabının alt kısmında da tutulabilir.
•    Yağlar, kendi kabında ağzı kapalı, serin ve karanlık bir yerde saklanır.
•    Sebze ve meyveler, kağıda sarılarak delikli naylon torbalarda,  buzdolabının en alt kısmında saklanır. Patates, soğan gibi çimlenen besinler karanlık, kuru ve havadar bir yerde bekletilmelidir. Kurutulmuş sebze ve meyveler, bez torbalarda kuru ve karanlık bir yerde saklanabilir.
•    Yumurta, yıkanmadan, kartonunda veya buzdolabının yumurtalık dölümünüde 2-3 hafta saklanabilir.
•    Buzdolabında, pastörize sütler 1-2 gün, UHT sütler son kullanım tarihine kadar, yoğurt ise ekşimeden 7-10 gün saklanabilir.
•    Meyveler şeker ile kaynatılarak reçel ve marmelat şeklinde, sebzeler ise turşu ve konserve şeklinde uzun süre saklanabilir.
•    Ekmek, naylon torbada veya ekmek kutusunda 1-2 gün, buzlukta uzun süre saklanabilir.

Devamını oku