İshal ve Beslenme
İSHAL VE BESLENME
Dışkının sulu, şekilsiz ve dışkılamanın da normalden daha sık olmasıdır. Kendi başına bir hastalık değil, bir çok hastalığın belirtisidir.
İshallerin çeşitli nedenleri vardır. En önemlileri şunlardır:
1. Bağırsak enfeksiyonları
2. Sindirim, emilim ve metabolizma bozukluğu hastalıkları
3. İlaç ve besin zehirlenmeleri
4. Kronik beslenme yetersizlikleri
5. Aşırı derece lifli besinlerin yenmesi
Devamını oku
SAĞLIK OLMANIN ANA KURALLARI
SAĞLIK OLMANIN ANA KURALLARI
Sağlıklı olmak; Gıda, uyku ve riyazetten yani hareketten geçer. Sıhhatlerini korumak isteyenler, yiyeceklerini gıdalara çok dikkat etmelidirler.
• Açlık hissetmeden önce yemek yenmemelidir. Kış mevsimlerinde ısıtıcı, yaz mevsimlerinde ise tabiatı soğuk gıdalar yenmelidir.
• Gıdaların cinsine bakmalı, miktarına dikkat etmeli, pişmesine önem vermelidir.
• Zayıf bünyeli ve ihtiyacı olan kimseler, çok besleyici gıdalar yemelidirler. Yemekten sonra çok su içmemelidirler. Hiçbir vakit mide tam doluncaya kadar yememelidir. Yemeğin hazım olunması için ise yemeklerden sonra biraz hareket edilmesi şarttır.
• Uyku, nefsin kuvvetini rahatlatır ve cevherini çoğaltır. Sağlam bir bünyeye sahip olabilmek için zamanında yatmak, zamanında kalkmak ve yeteri kadar uyumak lazımdır. Uyku derin olursa iyi olur. Gündüzleri uyumak ve aç karnına yatmak iyi değildir.
• Güreşmek, ata binmek, koşmak, sıçramak ve jimnastik gibi riyazetlerin yapılması gerekir. Böylelikle beden yumuşar, rutubet vücudu terk eder.
• Riyazeti terk etmek, hayatı terk etmek gibidir. Riyazetten sonra vücudu yağlamak ve ovmak faydalıdır.
Devamını oku
ALIŞKANLIKLARLA DİYET
ALIŞKANLIKLARLA DİYET
Bir kişinin uyuma,yeme,içme,giyme vb. konularda devamlı yaptığı şeylere alışkanlık (adet) denir.Bunlardan bazı alışkanlıklar faydalı bazıları ise zararlıdır.İyi alışkanlıklara devam etmek iyi şeydir.Alışkanlık bu sebeple ikinci bir tabiattır denilmiştir.
Alışkanlık vücutta büyük bir kuvvettir.Hatta bir şey, başka başka alışkanlıkları olan bedenlere tatbik edilerek yapılsa,farklı sonuçlar ortaya çıkacaktır.Mesela sıcak mizaçlı üç genç birincisi sıcak gıdalar yemeye alışık;ikincisi soğuk gıdalar yemeye alışık;üçüncüsü ise sıcak ve soğukluğu normal gıdalar yemeye alışık olsa;bunlardan birincisi bal yediği zaman ona zarar vermez.İkinci kimse her ne zaman bal yese ona zarar verir.Üçüncü kimse ise bal yediği zaman pek az zarar görür.
Sağlığın korunmasında ve hastalıkların tedavisinde alışkanlık büyük bir rükundur.Hastayı alışık olduğu şeylerle tedavi etmeye çalışmak,tedavinin ana kaidelerindendir.Arapların tabipi diye bilinen meşhur Haris İbni Kele de bunu kabul etmiş ve şöyle demiştir:”perhiz tedavinin başı,mide ise,hastalıkların evidir.Her bedene alışık olduğu şeyler veriniz ve alışık olduğu şeylerle tedavi ediniz!’’
Tabip,tıp kitaplarında görmüş olduğu bir ilacı tatbik edeyim diyemez.Çünkü ilaçların ve gıdaların vücuda uygunluğu,hastanın istidat ve kabulüne göre farklılıklar gösterir.
Devamını oku
ÇİNKO İHTİYACI
ÇİNKO İHTİYACI
Bir yetişkinin günlük ihtiyacı 10 – 12 mg`dır. Ergenlerde 15 mg, gebelerde 20 mg, emziklilerde ise 25 mg çinko ihtiyacı karşılamaktadır.
Hayvansal besinlerdeki çinkonun emilimi bitkisel besinlerdekinden daha yüksektir. Vejetaryenlerin de daha fazla çinko alması gerekir. Tahıllarda ki fitik asit, besinlerle alınan fazla kalsiyum ve demir, çinkonun emilimini azaltır. Ekmeğin mayalandırılarak yenmesi fitik asidin etkisini azaltarak çinko emilimini artırır.
Çinkonun Yetersizlik Belirtileri
Tat ve koku duyularının zayıflaması, büyüme geriliği, cücelik, saç dökülmesi, gece görme bozukluğu, cinsel organların gelişememesi, iktidarsızlık, kısırlık, yaraların kapanmasında gecikme, karaciğer ve dalakta büyüme, çinkonun en önemli yetersizlik belirtileridir.
Devamını oku
BESLENMENİN KALP-DAMAR HASTALIKLARINA ETKİSİ
BESLENMENİN KALP-DAMAR HASTALIKLARINA ETKİSİ
• İnsanlar üzerinde yapılan çeşitli araştırmalar, diyetteki kolestrol miktarının, kan kolesterol düzeyini etkilediği ve kolesterolden zengin beslenmenin plaklara neden olduğunu göstermiştir.
• Özellikle doymuş yağ asitlerini içeren et, sucuk, salam, tereyağı, yağlı peynir gibi besinleri fazla tüketmek kalp-damar hastalıklarına zemin hazırlar. Doymuş yağ asitlerini içeren besinleri fazla yemenin LDL-Kolesterolü artırdığı, çoklu doymamış yağ asitlerinden oluşan besinlerin ise düşürdüğü gösterilmiştir.
• Saf şeker yani sakaroz tüketimi, kanın trigliserit düzeyini artırır.
• Aşırı beslenme ve şişmanlık, kalp-damar hastalıklarının oluşmasına zemin hazırlar.
• Posadan fakir bir diyet kan kolesterol düzeyini yükseltir.
• Günde 5 fincandan fazla içilen kahvenin plaklara neden olduğu ortaya çıkarılmıştır.
• Sigara kullanımının koroner damarlar üzerine kötü etkilerinin olduğu ve kanın pıhtılaşmasını artırdığı, kolesterol ve diğer kan yağlarını yükselttiği saptanmıştır.
• Alkolün, kalp atışlarını hızlandırıcı, kalbin yükünü artırıcı etkisi vardır. Alkolün en büyük zararı, kolesterolün yapım ve yıkım olan karaciğere olur.
• Aşırı tuzlu besinlerinin tüketimi kan basıncının yükselmesine neden olur.
• Hareketsiz bir yaşam sürdürüp alınan enerjiyi yakalamak da kalp damar hastalıklarının oluşmasına yardım eder.
Devamını oku
BESLENME EĞİTİMİ
BESLENME EĞİTİMİ
Toplumu oluşturan bütün bireylerin özel durumlarına göre yeterli ve dengeli beslenmelerini, besinler hakkında doğru bilgi edinmelerini, bu bilgiler doğrultusunda doğru beslenme alışkanlıkları kazanmalarını, yetersiz ve dengesiz beslenmenin yol açtığı sağlık sorunlarını ve önlemlerini, bozuk besinlerin yol açtığı sorunları, besinlerin daha verimli ve ekonomik kullanılmasını sağlamak için her bireye beslenme eğitimi verilmelidir.
Beslenme eğitimi, ilkokuldan başlayarak üniversiteden mezun oluncaya kadar her aşamada öğretmenler tarafından verilebilir. Beslenme ile ilgili bilgiler çocuğu sıkmadan, azar azar ve uygulamasına olanak sağlayacak şekilde verilmelidir. Okullarda okuyan çocukların beslenme eğitimi ile annelerinin ve diğer aile bireylerinin eğitimi de amaçlanabilir. Çocuğun okulda aldığı bilgiyi annesine götürmesine muhtemeldir.
Bütün toplumun beslenme eğitimini sağlamak için kitle iletişim araçlarından da yararlanılabilir. İçerisinde sağlıklı yemek tariflerinin de verildiği beslenme programları televizyonlar da sık sık yer almalıdır. Beslenme ile ilgili ortaya çıkarılan yeni gelişmeler sürekli gazete, dergi ve internet siteleri ve televizyonlarda yayımlanmalıdır.
Devamını oku
BESİNLERİN SAKLANMASI
BESİNLERİN SAKLANMASI
• Kuru besinler, içindeki yabancı maddeler ve bozuk taneler ayıklandıktan sonra bez torbalarda veya cam kavanozda içine iri tuz da ilave edilerek serin ve kuru bir yerde saklanır. Nemli bölgelerde ise iyice kurutulduktan sonra naylon torbalarda ağzı iyice kapatılarak saklanır.
• Etler kullanılacakları miktarlara bölünüp folyo, yağlı kağıt veya buzdolabı poşetlerine sarılıp buzlukta saklanır. Ayrıca kavurma şeklinde buzdolabının alt kısmında da tutulabilir.
• Yağlar, kendi kabında ağzı kapalı, serin ve karanlık bir yerde saklanır.
• Sebze ve meyveler, kağıda sarılarak delikli naylon torbalarda, buzdolabının en alt kısmında saklanır. Patates, soğan gibi çimlenen besinler karanlık, kuru ve havadar bir yerde bekletilmelidir. Kurutulmuş sebze ve meyveler, bez torbalarda kuru ve karanlık bir yerde saklanabilir.
• Yumurta, yıkanmadan, kartonunda veya buzdolabının yumurtalık dölümünüde 2-3 hafta saklanabilir.
• Buzdolabında, pastörize sütler 1-2 gün, UHT sütler son kullanım tarihine kadar, yoğurt ise ekşimeden 7-10 gün saklanabilir.
• Meyveler şeker ile kaynatılarak reçel ve marmelat şeklinde, sebzeler ise turşu ve konserve şeklinde uzun süre saklanabilir.
• Ekmek, naylon torbada veya ekmek kutusunda 1-2 gün, buzlukta uzun süre saklanabilir.
Devamını oku
BAKIR
BAKIR
Bakırın Önemi ve Kaynakları
Yetişkin bir insanını vücudunda 75 – 150 mg kadar bakir bulunmaktadır. Bunun önemli bir kısmı beyin, karaciğer, kalp ve böbreklerdir. Kemileri, cildi ve yumuşak dokuyu oluşturan esas proteinlerden biri olan kollagen oluşumu için gereklidir. Bakır, demirin hemoglobin yapımında kullanmasına yardımcı olur. Saç ve derinin rengini veren melanin maddesinin üreminide, sağlıklı bir cilt için gerekli elastin oluşumunda C vitamini ve çinkoyla birlikte etki eder. Ayrıca sağlıklı sinirler ve eklemler içinde gereklidir.
Bakır Kaynakları
Karaciğer ve böbrek gibi organ etleri, deniz ürünleri, fındık, fıstık, badem, ceviz, kakao, kuru baklagiller, yumurta, patates ve yeşil sebzelerdir.
Bakır kaplarda pişirilen yemeklere kaptan bakır geçebilir. Bu da zehirleyici bir etki yapar. Bunun önlenmesi için bakır kapların kalaylanması ve özellikle asitli besinlerin bakır kaplarda fazla tutulmaması gerekir.
Devamını oku
B-9 VİTAMİNİ ( FOLİK ASİT )
B-9 VİTAMİNİ ( FOLİK ASİT )
Işığa duyarlı, suda eriyen bir vitamin olduğundan, uzun süre ışık temasında ve pişirilen yemeklerin suyunun dökülmesi halinde kolay kaybedilir.
Folik Asitin Görevleri
• Amino asit metabolizması, amino asitlerin birbirine dönüştürülmesinde görev alır.
• Kan hücrelerinin yapımı, kemik iliğinde eritrosit ve lökositlerin oluşumu, olgunlaşması için gereklidir.
• Hücrelerde DNA sentezinde yer alır. Hücre yenilenmesi ve büyüme için zorunludur.
• Bebeklerde nöral tüp kusurlarını önleyici etkisi vardır.
• Gebelikte bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimi için çok önemlidir.
• Bazı kanser türlerini önleyici etkisi vardır.
Folik Asit Kaynakları
En önemli kaynakları: koyu yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, bamya, pancar yaprağı, fasulyedir. Karaciğer, böbrek, kuru baklagiller, buğday ve mayada Folik asit vardır.
Folik Asit İhtiyacı
Yetişkin için günlük ortalama 0.3 mg kadardır. Gebelerde ihtiyaç 2 katına çıkmaktadır. Ortalama 0.6 md`dir. Emziklilikte de 0.5 olmaktadır. Bunların dışında çocuklarda, gençlerde, yaşlılarda, bazı kalp hastalıklarında ve alkoliklerde ihtiyaç artmaktadır.
Folik Asitin Yetersizlik Belirtileri
En önemli yetersizlik hastalığı megaloblastik anemi`dir. Eritrositler sayı olarak normal, ancak görünümleri normalden büyük ve olgunlaşmamıştır. Şekilleri düzensiz ve eğridir. Görevini yapamaz. Böyle eritrositlere makrosit denir.
Devamını oku
B-8 VİTAMİNİ ( BİYOTİN )
B-8 VİTAMİNİ ( BİYOTİN )
Isıya duyarlı bir vitamindir. B-8 vitamini olarak da adlandırılır. İnce bağırsaklarda yapılabilen bir vitamindir.
Biyotin`in Görevleri
• Karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında görev alır.
• Sağlıklı cilt, saç ve sinir sistemi için gereklidir.
Biyotin Kaynakları
Bütün besinlerde bulunur. En zengin kaynakları: sakatatlar, et, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri, karnabahar, marul, domates, karpus, kuru baklagiller ve kuru yemişlerdir.
Biyotin İhtiyacı
Günlük vitamin ihtiyacı 60 mcg kadardır. Uzun süre antibiyotik kullananlarda ve bağırsakların bir bölümü alınanlarda ihtiyar artar.
Biyotin Yetersizlik Belirtileri
Bütün besinlerde yaygın olarak bulunduğundan yetersizlik belirtilerine pek rastlanmamaktadır. Yumurta akında bulunan avidin adlı bir protein, yumurta akı çiğ yendiğinde, vücutta Biyotin ile bileşik oluşturur ve emilimini engeller. Bunun için yumurta akı çiğ yenmemelidir. Yumurta piştiğinde avidinin etkisi ortadan kalkmaktadır. Çok nadir de olsa yetersizliğinde kuru cilt ve ciltte ilgili çeşitli sorunlar, sağlıksız saçlar, saçların dökülmesi, erken beyazlama gibi belirtiler görülmetekdir.
Devamını oku